Tom asla kazanmayacak.Tom isn't ever going to win.
Tom kazanabileceğinden çok emin.Tom is very sure he can win.
Üç yüz dolar kazandım.I won three hundred dollars.
Tom kazanabileceğinden emindir.Tom is confident he can win.
Tom aslında henüz kazanmadı.Tom hasn't actually won yet.
Tom henüz bir şey kazanmak zorunda değil.Tom has yet to win anything.
Tom yine de bir şey kazanmak zorunda.Tom has yet to win anything.
Tom henüz bir şey kazanmak zorunda.Tom has yet to win anything.
Tom'un kazanma şansı var.Tom has a chance of winning.
Bence kazanacaksın.I think you're going to win.
Tom kazanacağımızı düşünmüyor.Tom doesn't think we'll win.
Tom kazanacağını sanmıyor.Tom doesn't think he'll win.
Tom kazanabileceğimi sanmıyor.Tom doesn't think I can win.
Kazanıp kazanmadığın Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care if you win.
Tom kesinlikle kazanmak istiyor.Tom definitely wants to win.
Tom görünüşe göre kazanmak istiyor.Tom apparently wants to win.
Tom asla kazanmana izin vermeyecek.Tom will never let you win.
Tom kazanan kişi değildi.Tom wasn't the one who won.
Tom'un kazanması beklenmiyordu.Tom wasn't expected to win.
Tom bana senin kazanmadığını söyledi.Tom told me you didn't win.
Tom Mary'ye gerçekten kazanabileceğini düşünüp düşünmediğini sordu.Tom asked Mary if she really thought she could win.
Tom bana kazanacağını söyledi.Tom told me that you'd win.
Kazanmanız beklenmiyor.You're not expected to win.
Tom bana muhtemelen kazanacağımı söyledi.Tom told me I'd likely win.
Tom bana kazanamadığımı söyledi.Tom told me I couldn't win.
Tom kazanabileceğimizi düşünüyor.Tom thinks that we can win.
Tom hâlâ kazanabileceğini umuyor.Tom still hopes he can win.
Tom kazanmayacağını söylüyor.Tom says that he won't win.
Tom kazanmayacağını söyledi.Tom said that he won't win.
Tom kazanmam gerektiğini söyledi.Tom said that I should win.
Tom kazanacağını söyledi.Tom said he's going to win.
Tom kazandığınıza sevindiğini söyledi.Tom said he's glad you won.
Tom'un Mary'nin ne kadar para kazandığını bildiğini sanmıyorum.I don't think Tom knows how much money Mary makes.
Tom kazanamayabilir.Tom may not be able to win.
Tom kazanamayacağımı biliyor.Tom knows that I won't win.
Tom, kazanmayacağımı biliyor.Tom knows that I won't win.
Tom kazanabileceğini biliyordu.Tom knew that he could win.
Kazanan kişi Tom'dur.Tom is the person that won.
Tom, Mary'nin yarışı kazanmayacağını bildiğini söyledi.Tom said he knew that Mary wouldn't win the race.
Tom kazanmayı bırakmadı.Tom hasn't stopped winning.
Tom bana kazanabileceğini söyledi.Tom has told me he can win.
Tom asla hiç bir şey kazanmadı.Tom has never won anything.
Tom kazanmaya çalışıyor.Tom has been trying to win.
Tom kazanmayı umuyor.Tom has been hoping to win.
Tom'un kazanmak için sıkıntısı yoktu.Tom had no trouble winning.
Tom kazanmamı istemiyor.Tom doesn't want me to win.
Tom kazanacağımı düşünmüyor.Tom doesn't think I'll win.
Henüz bir şey kazanmadım.I haven't won anything yet.
Tom bile kazanmaya çalışmadı.Tom didn't even try to win.
Tom kazanmak isterdi.Tom would've liked to win.
Tom kazanabileceğinden emindi.Tom was sure he could win.
Tom kazanmaya kararlıydı.Tom was determined to win.
Tom kimin kazandığını bilmek istiyor.Tom wants to know who won.
Tom bana senin kazanabieceğinii söyledi.Tom told me you could win.
Tom bana kazandığını söyledi.Tom told me that he'd won.
Tom bana kazanmadığını söyledi.Tom told me he didn't win.
Tom bana asla kazanamayacağımı söyledi.Tom told me I'd never win.
Tom kesinlikle kazanmalı.Tom should definitely win.
Tom, Mary'nin yarışmayı kazandığına şaşırmadı.Tom wasn't surprised that Mary won the contest.
Tom kazanmak istediğini söylüyor.Tom says he'd love to win.