Tom dün gece kazanmalıydı.Tom should've won last night.
Biz kazanmak için buradayız.We're here to win.
Tom Mary'nin yarışı kimin kazanacağını düşündüğünü biliyordu.Tom knew who Mary thought was going to win the race.
Tom kazanın nedenini bilmek istiyor.Tom wants to know the cause of the accident.
Tom bir sürü para kazanmak istedi.Tom wanted to make a lot of money.
Biz sadece kazanmayı sürdürmek zorundayız.We just have to keep winning.
Biz sadece kazanmayı sürdürmek istiyoruz.We just want to keep winning.
Tom asla kazanmama izin vermez.Tom would never just let me win.
Tom kazanacak, değil mi?Tom will win, don't you think?
Biz geçinmek için yeterince kazanırız.We make just enough to get by.
Biz başka bir oyunu kazanamayabiliriz.We may never win another game.
Tom daha fazla para kazanmak istedi.Tom wanted to make more money.
Biz tekrar kazanmaya çalışacağız.We're going to try to win again.
Tom kabak oyma yarışmasını kazandı.Tom won the pumpkin-carving contest.
Chicago Cubs 1908 yılından bu yana ilk kez World Series'i kazandı.The Chicago Cubs have won the World Series for the first time since 1908.
Kazanacağımı biliyorum.I know I will win.
Tom ödülü kazandı.Tom has won the prize.
Yarışı kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win the race?
Yarışı büyük ihtimalle kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think is most likely to win the race?
Tom'un yarışı kazanacsğını düşünüyorum.I think Tom will win the race.
Tom'un büyük ihtimalle yarışı kazanacak kişi olduğunu düşünüyorumI think Tom is the one most likely to win the race.
Tom'un yarışı kazanacağından çok ciddi olarak kuşkulanıyorum.I doubt very seriously that Tom will win the race.
Tom'un yarışı kazanma şansı yok.Tom has no chance of winning the race.
Tom'un bir kazanma şansı olduğunu düşünüyor musun?Do you think Tom has any chance of winning?
Tom'un bir kazanabilme şansı var mı?Is there any chance that Tom can win?
Az sayıda insan Tom'un kazanmasını umuyordu.Few people expected Tom to win.
Az sayıda insan onun kazanmasını umuyordu.Few people expected him to win.
Kesinlikle kazanacak bir şeyimiz yok.We have absolutely nothing to gain.
Hillary'nin kazanacağını düşündüm.I thought Hillary would win.
Tom'un kazanacağını sanmıştım.I thought Tom would win.
Tatlı satıyor, ki biraz para kazanabilsin.She sells sweets so she can make a little bit of money.
Bizim hiç kazanma şansımız yok.We don't have any chance of winning.
Bazı maçları kazanmaya başlamamız gerekiyor.We need to start winning some games.
Bunu yaparak çok para kazandık.We've made plenty of money doing this.
Tom gerçekten piyangoyu kazandı mı?Did Tom really win a lottery?
Kaybedecek bir şeyimiz yok ve kazanacak her şeyimiz var.We have nothing to lose and everything to gain.
Bu sefer kim kazanacak?Who will win this time?
Ben gerçekten kazanacağımı düşündüm.I really thought I'd win.
Tom arka arkaya kazanıyor.Tom is on a winning streak.
Kazanabileceğimi biliyorum.I know I can win.
Takımımızın kazanamayacağını biliyorum.I know our team won't win.
Ben fazla para kazanmıyorum.I don't make a lot of money.
Tom birçok yarışmayı kazandı.Tom has won many competitions.
Kazanmayı beklemiyordum.I wasn't expecting to win.
Kazandığımıza hâlâ inanmıyorum.I still can't believe we won.
Sadece kazanmak istiyorum, hepsi bu.I just want to win, that's all.
Hillary Clinton popüler oyu kazandı.Hillary Clinton won the popular vote.
Tom, Mary'nin yarışı kimin kazanacağını düşündüğünü bilmiyor.Tom doesn't know who Mary thought was going to win the race.
Tom, Mary'nin yarışta kimin kazanacağını düşündüğünü bilmiyordu.Tom didn't know who Mary thought was going to win the race.
Sanırım kazanacağız.I think we're going to win.
Daha önce hiç çok para kazanmadım.I've never made a lot of money.
Ariana Grande'in bir Grammy ödülü kazanacağına inanıyorum.I believe that Ariana Grande is going to win a Grammy award.
Tom yeniden şuur kazanmadı.Tom hasn't regained consciousness.
Kazanacağımı bilmiyordum.I didn't know I was going to win.
Kazanacağımı düşünmedim.I didn't think I was going to win.
Ben gerçekten kazanacağımızı düşündüm.I really thought we were going to win.
Tom hemen hemen her zaman tartışmaları kazanır.Tom almost always wins arguments.
Bence iyi bir kazanma şansımız var.I think we have a good chance of winning.
Tom'un kazanacağını biliyordum.I knew Tom would win.
Seçimi kim kazandı?Who won the election?