Bu inanılmaz! Nasıl o konumdan bir kazanana vurursun ?!This is incredible! How do you hit a winner from that position?!
Savaşlar tahliyelerle kazanılmaz.Wars are not won by evacuations.
100 metre yarışının kazananına genellikle dünyanın en hızlı adamı denir.The winner of the 100m race is often called the world's fastest man.
Kanada'dan Andre de Grasse 100 metre yarışında bronz madalya kazandı.Canada's Andre de Grasse won the bronze medal in the 100m race.
Mary altın madalya kazandı.Mary won the gold medal.
Tom dördüncü sırada yer aldı ve bir madalya kazanmadı.Tom placed fourth and did not win a medal.
Kimin kazandığını tahmin et.Guess who won.
Büyük olasılıkla hangi takım kazanacak?Which team will most likely win?
Çinli dalgıç Chen Aisen son dalışında mükemmel bir puan kazandı.Chinese diver Chen Aisen earned a perfect score on his last dive.
Ben çekilişi kazandım.I won the raffle.
Para kazanmakla ilgili problemim yok.I have no problem making money.
Para kazanmak benim için sıkıntı değil.I have no problem making money.
Tom üç yarış kazandı.Tom won three races.
Tom çok miktarda para kazandı.Tom won a large sum of money.
Kazanmak harika.It's great to win.
Hastamız bilincini yeniden kazanıyor.Our patient is regaining consciousness.
O, lüks bir hayat yaşamaya yetecek kadar para kazanır.He makes enough money to live a luxurious life.
O, lüks bir hayat yaşamak için yeterli para kazanır.He makes enough money to live a luxurious life.
Tom faturalarını ödemek için yeterince kazanıyor.Tom makes enough to pay his bills.
Mary bir kız izci olarak birçok başarı madalyası kazandı.Mary earned many badges as a girl scout.
Tom bir başarı madalyası kazandı.Tom earned a merit badge.
Tom çok para kazanmıyor.Tom isn't making much money.
Yarışmayı o kazandı.She won the competition.
Tom işte böyle kazandı.That's how Tom won.
A takımı, B takımına karşı oyunu kazandı.Team A won the game against team B.
A takımı, B takımına karşı maçı kazandı.Team A won the game against team B.
Tom'un kazanma nedeni budur.That's why Tom won.
O, alanındaki diğer bilim adamlarının saygısını kazandı.She has won the regard of the other scientists in her field.
Biz bile kazanabiliriz.We might even win.
Para kazanıyorum.I'm earning money.
O, yarışmada altın kazandı.He won gold in the competition.
O, yarışmada altın madalya kazandı.He won gold in the competition.
Tom bir altın madalya kazandı.Tom won a gold medal.
Tom bana zafer kazanmışçasına baktı ve "Şah ve Mat." dedi.Tom looked at me triumphantly and said, "Check and mate."
Biz oyunu kazanmadık.We didn't win the game.
Biz maçı kazanmadık.We didn't win the game.
Tom'un bizim kazanmamıza yardım edebileceğini düşünüyoruz.We think Tom can help us win.
Sizin şirketin ihaleyi kazandığını duydun mu?Did you hear that your company won the bid?
Biz hepimiz üç tane oyun kazandık.We won all three games.
Biz hepimiz üç tane maç kazandık.We won all three games.
Ben çok para kazanıyorum.I'm rolling in dough.
Şu adam çok para kazanıyor.That guy's rolling in dough.
Onlar çok para kazanıyor.They're rolling in dough.
Biz çok para kazanıyoruz.We're rolling in dough.
Kazanmak için elimizden geleni yapacağız.We'll do our best to win.
Bizim takımda Tom ile büyük olasılıkla kazanacağız.With Tom on our team, we're more likely to win.
Tom büyük olasılıkla kazanmayacak.Tom isn't very likely to win.
Onlar o oyunu kazandı.They won that game.
Tom bu kez kazanabilir.Tom may win this time.
Tom bu sefer kazanabilir.Tom may win this time.
Tom kazandığının yaklaşık %30'unu tasarruf eder.Tom saves about 30% of what he earns.
Ne yazık ki hiç para kazanmıyorum.Unfortunately I don't make any money.
Tom'un kazanması bekleniyor.Tom is expected to win.
Biz yalnızca kazanmak istiyoruz.We just want to win.
Biz kazanmaya çalışıyoruz.We're trying to win.
Övünmek için değil ama ben dün ilk milyon dolarımı kazandım.Not to brag, but I just made my first million dollars yesterday.
Övünmek için değil ama ben dün ilk milyar dolarımı kazandım.Not to brag, but I just made my first billion dollars yesterday.
Tom'un hala kazanmak için bir şansı var.Tom still has a chance to win.
Tom yarışı rahat kazandı.Tom won the race easily.
Tom üçüncülük ödülünü kazandı.Tom won the third prize.