Ana içeriğe geç
Sözlük

kazan ile cümle

kazan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un hakkında düşündüğü bütün şey para kazanmaktır.All Tom thinks about is making money.
Maçı kazandılar!They won the match.
At yarışlarında 10,000 yen kazandığım için gerçekten mutluyum.I'm really happy because I won 10,000 yen at the horse races.
Kendinize bir abone kazandınız!You've earned yourself a subscriber!
Tom yarışmayı kazandığını hayal etti fakat onun ödülü çalındı.Tom dreamed that he had won the contest, but that his prize had been stolen.
Tom'un kabağı kazanandı!Tom's pumpkin was the winner!
Ortağım ve ben bugün her oyunu kazanıyoruz.My partner and I have been winning every game today.
Son seçimi hangi parti kazandı?Which party won the last election?
Tom borsada çok para kazandı.Tom made a lot of money in the stock market.
Tom benden çok daha fazla para kazanır.Tom makes a lot more money than I do.
Yetenekli bir tamirci iyi para kazanır.A skilled mechanic makes decent money.
Tom ciddi bir rakip kazandı-John.Tom has acquired a serious opponent - John.
Kazan kentini beğendin mi?How do you like Kazan-city?
Bir bilgisayar alabilmem için biraz para kazanmak zorundayım.I have to earn some money so that I can afford a computer.
O, çok para kazanmadığım için benden ayrıldı.She broke up with me because I don't make a lot of money.
Onu ben kazandım.I earned it.
O onu kazandı.He earned it.
Mary onu kazandı.Mary earned it.
Biz onu kazandık.We earned it.
Onlar onu kazandı.They earned it.
Kentte popülerlik kazandı.She won popularity in the town.
Yarışı Brezilyalı kazanıyor.The Brazilian is winning the race.
O para kazandı.She earned money.
O bir telefon kazandı.She won a phone.
Vergiler, amortisman, vb'den sonra lütfen kazanç bildirin.Please inform profit after taxes, amortisation, etc
Tom çimleri biçerek biraz para kazandı.Tom earned some money by mowing lawns.
Hangi takımın kazanacağını düşünüyorsun?Which team do you think will win?
Komşunun oğlu okulda heceleme yarışmasını kazandı.The neighbors' son won the spelling bee at school.
Tom'un kazanacağını düşünüyor musun?Do you think Tom will win?
Onların bir tane kazanmasına izin ver.Let them win one.
Tom genellikle saatte üç yüz dolar kazandığını söylüyor.Tom says that he usually makes three hundred dollars an hour.
Mary piyangoyu kazandı ama sonra biletini kaybetti.Mary won the lottery, but then she lost her ticket.
Bana pazar günü için bilet kazandığımı söyle lütfen.Please tell me I won the tickets for Sunday.
Alman sporcular Kanada'daki kızak dünya şampiyonluğunda dört altın madalya kazandılar.The German athletes won four gold medals at the luge world championship in Canada.
Tom son işinde ne kadar kazanıyordu?How much was Tom making on his last job?
Geçen yıl ne kadar para kazandın?How much money did you make last year?
Tom geçen yıl ne kadar para kazandı?How much money did Tom make last year?
Burada bir hafta çalışarak ne kadar kazanabilirim?How much could I make a week working here?
Ne kadar kazandın?How much did you win?
Ne kadar kazanıyorsun?How much do you make?
Tom bir ayda ne kadar kazanır?How much does Tom earn a month?
Tom bir ayda ne kadar para kazanıyor?How much money does Tom make a month?
Tom ayda ne kadar para kazanıyor?How much money does Tom make a month?
Ne kadar çok çalışırsan o kadar çok kazanırsın.The more you work, the more you gain.
Belki bu yıl nihayet Eurovision'u kazanırız.Maybe this year we'll finally win Eurovision.
Birkaç paund kazandın.You've gained a few pounds.
Tom'un yazım yarışmasını kazandığını duydum.I heard that Tom won the spelling bee.
Duyduğuma göre heceleme yarışmasını Tom kazanmış.I heard that Tom won the spelling bee.
Bizim için çalışan herkes asgari ücretten daha fazla kazanır.Everyone working for us earns more than the minimum wage.
Bu kadar çok parayı nasıl kazandın?How did you get that much money?
Kazanmamın imkansız olacağını biliyordum.I knew it would be impossible for me to win.
Giderlerden sonra kazancın üçte birini sana söz veriyorum.I promise you a third of the profits after expenses.
Kazanma şansımız yok.We have no chance of winning.
Asla kazanamazsın.You can never win.
Asla kazanamazsınız.You can never win.
Tom bana oyunu hangi takımın kazanacağını düşündüğümü sordu.Tom asked me which team I thought would win the game.
Tom ödülü kazanmadı.Tom didn't win the prize.
Tom bir aileye bakmak için yeterli para kazanmıyor.Tom doesn't earn enough money to support a family.
Tom yılda 300.000 dolar kazanır.Tom earns $300,000 a year.
Tom yarışı kazanmak için hiç şansı olmadığını hissetti.Tom felt he had no chance to win the race.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod