Ana içeriğe geç
Sözlük

kazan ile cümle

kazan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom seçimi kimin kazanacağını tahmin ederek iyi bir iş yaptı.Tom did a good job predicting who would win the election.
Tom kesinlikle Mary'nin kazandığından daha çok para kazanır.Tom definitely earns more money than Mary does.
Tom şu anda eskisi kadar çok para kazanmıyor.Tom currently doesn't make as much money as he used to.
Tom eğer isteseydi kazanabilirdi.Tom could've won if he'd wanted to.
Tom kesinlikle nasıl para kazanacağını biliyor.Tom certainly knows how to make money.
Tom kesinlikle kazanmayı beklemiyordu.Tom certainly didn't expect to win.
Tom'un seçimi kazanacağı hakkında aklımda hiç şüphe yok.There is no doubt in my mind that Tom will win the election.
Tom'un büyük ailesini desteklemek için yeterli para kazanması kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to earn enough money to support his large family.
Bu bize biraz zaman kazandırmalı.That should buy us some time.
Oyunu kazanacağından emin.He's sure that he'll win the game.
Tom Boston'a ücretsiz bir gezi kazandı.Tom won a free trip to Boston.
Tom bu oyunu kazanacak.Tom will win this game.
Tom'un kaç para kazandığını düşünüyorsun?How much money do you think Tom makes?
O bu ödülü kazanmak için her şeyi denedi.He tried everything to win this prize.
Sanırım Tom kazanacak.I think Tom is going to win.
Tom her zaman kazanmak için oynar.Tom always plays to win.
Japon takımı bu yarışma için altın madalya kazandı.The Japanese team won the gold medal for this competition.
Tom bahsi kazandı.Tom won the bet.
Biz bronz madalya kazandık.We won the bronze medal.
Onlar gümüş madalya kazandı.They won the silver medal.
Ben altın madalya kazandım.I won the gold medal.
O muhtemelen önümüzdeki seçimleri kazanacak.He is probably going to win the next elections.
Yıllar ona yalnızca kötü alışkanlıklar kazandırdı.The years have only given him bad habits.
Sadece yeni bir deneyim kazanmak için Esperanto öğrenmeyi denemeye karar verdim.I decided to try to learn Esperanto, just to make a new experience.
Öyle yaparak hiçbir şey kazanmıyorsun.You're not gaining anything by doing so.
O henüz kazanılmadı.It hasn't been won yet.
Ben biraz para kazanacağım ve Bay White muhtemelen fark etmeyecek.I'll make a little money and Mr. White probably won't notice.
Sıkıntı yok, her şey kazanç.No pain, all gain.
İyi kötü karşısında her zaman kazanır.Good always wins over evil.
Çikolatayı çift kazanda eritmeniz gerekir, böylece yanmaz.You have to melt chocolate in a double-boiler so it doesn't burn.
O, muhtemelen konuşma yarışmasını kazanacaktır.He will probably win the speech contest.
Piyango kazanmak, para kazanmanın kolay bir yoludur.Winning a lottery is an easy way of making money.
Kötülük her zaman kazanır.Evil always wins.
Ben de bir ödül kazandım.I won an award as well.
Kazanmaya başlayıncaya kadar bu oyunu sevmedim.I didn't like this game until I started winning.
Kazansak da kaybetsek de herhangi sert duygularım olmayacak.Whether we win or lose, I won't have any hard feelings.
Güzellik yarışmasını kazandı.She won the beauty contest.
Biz kazananları seçtik!We've picked the winners!
Tenis maçını kazanacağımdan eminim.I'm sure I'll win the tennis match.
Ben tenis maçını kazanacağımdan eminim.I'm certain that I'll win the tennis match.
Şüphesiz tenis maçını kazanacağımı düşünüyorum.I think, without a doubt, that I'll win the tennis match.
O bir ödül kazanacak gibi görünüyor.It seems like she will win a prize.
Lincoln seçimleri kazandı.Lincoln won the elections.
Ken'in takımının kazanması muhtemeldir.Ken's team is likely to win.
Mary'nin birincilik ödülünü kazandığı haberine şaşırdım.I was surprised by the news that Mary had won the first prize.
En fazla, haftada 50 dolar kazanır.At the most, he earns 50 dollars a week.
En güzel zafer, birinin kalbini kazanmaktır.The most beautiful victory is to defeat one's heart.
Tom piyangoyu kazandı ama bir yıl sonra iflas etti.Tom won the lottery, but went bankrupt a year later.
Tom eğer Mary birkaç pound kazanırsa kafaya takmaz.Tom wouldn't mind if Mary gained a few pounds.
Senin kazanacağını umuyorum!I hope you win!
Ödülü kazanmana şaşırdım.I'm surprised that you won the prize.
O benim kazandığımdan üç kat daha fazla kazanır.He earns three times more than I do.
O benden üç kat daha fazla kazanır.He earns three times more than me.
O, benim kazandığımdan üç katı daha fazla para kazanır.He makes three times more money than I do.
Ben kazanmayı seviyorum.I love winning.
46. Superbowl'u kim kazanacak? Giants mi yoksa Patriots mu?Who will win the XLVI Superbowl? The Giants or the Patriots?
Zaman kazanmak için ne yapmalıyım?What should I do in order to save time?
Bazıları onun kaybettiğini bazıları kazandığını söylüyor ama sorun bu değil.Some say he lost, others say he won, but that's not the point.
Esperanto kazanacak.Esperanto will triumph.
O her şeyi kazandı.He won everything.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod