kazanı ile cümle
kazanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu şekilde -istisnalar dışında- Wario her bir düşmandan 1 para kazanır.除了伽瑪當等人外,勞埃德還要面對另一個強大的敵人。
Kazanılan deneyimle açılabilen olan son karakter olan Woodie, 1.600 deneyim gerektirir.경험치를 통해 얻을 수 있는 마지막 캐릭터인 우디(Woodie)는 1600의 경험치를 쌓아야 플레이할 수 있다.
Kimin devleti için kazanıyorum” demiş.“우승연은 누구?”.
Sona kalan kişi kazanır.마지막까지 남아있는 사람이 승리자가 된다.
Zorda kalmadikca savasmaz savasirsa da mutlaka kazanir.무서운 전쟁 또는 안내가 쉽게 이긴다네.
Bahis oynayıp para kazanıyorum dedi.도박(賭博)은 돈이나 재물을 걸고 내기를 하는 일을 말한다.
Bu seferin bir haçlı seferi niteliği kazanıp kazanmadığı ise belli değildir.그러므로 어느 누구라도 그런 자들이 하느님의 자기 비하와 십자가 사건을 인식하는 것은 충분하지 않고, 그것은 전혀 도움이 되지 않는다.
Hermione 5. senesinde Ron ile birlikte Gryffindor sınıf başkanı olmaya hak kazanır.5학년 때 론 위즐리와 함께 그리핀도르 기숙사의 반장이 되었다.
Para da kazanıyorum.돈을 벌 수도 있다.
Öldürdüğü her köylüye saldıran altın kazanır.갖고 있던 모든 패를 내는 사용자가 이기게 된다.
Kazanılan bu ödüller dışında Atina Meclisi kazananları fazladan 100 Drahmi ile de ödüllendirirdi.또한 아테네 사람들이 승자인 경우, 아테네에서는 추가로 100 드라크마의 상금도 주어졌다.
İslâm âleminin takdirini kazanıp, büyük iltifatlara kavuştu.그는 선정(善政)을 베풀고 수도(首都)의 미화(美化)에 노력하였다.
Herkes kazanır.에서 모두 우승을 거두었다.
Teklerde (erkekler ve kadınlar) 30, çiftlerde 20 ve buz dansında 24 takım olimpiyatlara katılma hakkı kazanır.남녀 싱글 경기에는 30명까지 출전이 가능하며 페어 경기는 20팀이, 아이스 댄싱 경기에는 24팀까지 출전이 가능하다.
1938 yılında kazandıktan on yıl sonra tekrar 1948 yılında kazanıyordu.그 후로도 1938년, 1940년, 1943년까지 세번의 우승을 더 차지하였다.
Puan, ev'in merkezine karşı takımdan daha yakına taş atarak kazanılır.경기의 목적은 하우스 중심에 있는 버튼에 상대 팀의 스톤보다 자기 팀의 스톤을 더 가까이 붙여서 점수를 득점하는 것이다.
Kimin için ülke kazanırım ben!내 이제 세상에서 누구에게 의지할 것이냐!
Doğu'da zaferin birkaç ay içinde kazanılacağına inanıyordu.3개월이면 전쟁은 북부의 승리로 끝날 것이라 믿었다고 한다.
Sandalyeyi kapan kazanır.성불(成佛)할 때 획득한다.
Geri kazanım verimliliği %70-80 civarındadır.치사율은 70 ~ 80%로 매우 높다.
21 skoruna ulaşan takım maçı kazanır.21점을 먼저 선취한 팀이 승리한다.
Savaş bu sayede kazanılır.그리고 이어서 전쟁도 승리하게 된다.
Daha uzaklara gitmek için nasıl para kazanılır?“생각할 수록 멀어지는 건 왜?
Anakin kazanırsa onlarla gelip parçaları alacaktı.그리고 패를 가져올 때 보너스 패도 함께 가져온다.
Kazanılan başarılardan sonra 34 yaşındayken takımıyla sözleşmesini 2 yıl uzattı.40세의 나이에 그는 2년 더 활약하는 데 계약을 맺었다.
Sayıyı rakibi kazanırsa eşitlik durumu yeniden oluşur.경쟁 점포가 망해 버리면, 그때 가서 독단적으로 값을 다시 올려 받는다.
Zira devrimci mücadeleler ancak nitelikli bir müzakere süreciyle kalıcı bir insanlık kazanımına dönüşebilir."그리고 “성차별에 대항하는 혁명은 지적이고 전투적인 미래적 여성으로 부터 올것이다.”
Masallarda iyiler hep kazanırlar.언제나 투쟁이란 다수자가 승리를 얻는 것이다.
Yardımcı doçent unvanı, doçentlik unvanının kazanılması ile sona erer.그리고 후원자의 칭친말로 끝을 맺는다.
Verilecek eğitimin amaçlarının ve kazanımlarının belirlendiği aşamadır.그것은 나날의 경험이나 노력의 축적에 의해서 생겨나는 것이다.
Almanya daha önce 3 defa turnuvayı kazanırken, son 24 yılda hiç şampiyonluk elde edemedi.독일은 대회를 3번 우승했지만, 1990년 이후 24년동안 대회 우승을 거두지 못했었다.
En yüksek puanı alan oyunu kazanır.가장 높은 점수를 낸 플레이어가 게임에서 승리한다.
Böyle bir durumda genellikle karşı tarafa ilk atari veren yarışı kazanır.맞고의 경우 보통 7점 이상 먼저 내는 사람이 이긴다.
5 puana ulaşan ilk takım maçı kazanır.도토리 5개를 먼저 모으는 다람쥐가 승리한다.
40'ların Cadı Kazanı, Uğur Mumcu.스페이드 마녀의 눈물 (スペード魔女の涙) 19.
Arabayı kazanın olacağını düşündüğü yolun önüne sürer ve birçok kişi yoldan çıkamaz.자동차가 오는 것을 느리다고 생각할 수 있어 괜찮다고 생각하는 사람들이 많다.
Bu şekilde -istisnalar dışında- Wario her bir düşmandan 1 para kazanır.대신, 포인트어랠리 점수제도(주로 PARS나 '미국식' 점수법으로 부름)에서는 점수는 서브권에 상관없이 각 랠리의 승자에게 주어진다.
Süre biterse, daha fazla hayatta kalan oyuncusu olan takım kazanır.만약 팀원수가 같다면, 많이 살아 남은 쪽이 이긴다.
04.04.2001 tarihi itibarıyla JAA'ye tam üyelik hakkı kazanılmıştır.1999년 4월 6일 대한민국의 천연기념물 제403호로 지정되었다.
Kişilik, doğumla kazanılır ölümle biter.자연인의 권리능력은 출생에 의해 부여되고 사망에 의해 소멸된다.
Her çarpışmada önder tecrübe kazanır ve bu sayede seviye atlar.각 캐릭터는 전투에서 경험치를 얻어 레벨을 올리며 그를 통해 기술 점수를 얻을 수 있다.
Kazanın ne kadar ciddi olduğunu anlamak için sadece bu makaleyi okumalısın.이 기사를 읽는것만으로도 그 사고가 얼마나 심각했는지 알 수 있다.
Bu ayrıca müzik programlarındaki 100. kazanışları oldu.הניצחון גם סימן את הניצחון ה-100 שלהם בתוכניות מוזיקה.
Federer 1998-2002 arasında 10 final gördü ve bunların 4'ünü kazanıp 6'sını kaybetti.פדרר הגיע ל-10 גמרים בין השנים 1998 ו-2002, מהם הוא זכה בארבעה והפסיד בשישה.
Beyaz Oynar ve Kazanır.הלבן מתחיל וזוכה.
Bununla birlikte, işgal aleyhine olan beyan yediye dört çoğunluk ile kazanıldı.כך זכה הגינוי לפלישה ברוב של 7 חברים כנגד 4.
Baskın erkekler dişilerle çiftleşmeye hak kazanırlar."אני מצטערת שקראתי לך כלבה עם רווח בשיניים.
Madalya birden fazla kez kazanılabilir.הייתה אפשרות לקבל את המדליה יותר מפעם אחת.
1652 yılında patlak veren Hollanda-İngiltere Savaşlarının ilkini 1654 yılında Amiral Robert Blake kazanır.ב-1652 פרצה מלחמה שהסתיימה ב-1654 בניצחון אנגלי בפיקוד אלוף הימים רוברט בלייק.
Yarışmayı tanrı Pan kazanır.רק אהבה תנצח!
Bu enerji işlem ters çevirildiğinde geri kazanılabilir olmayacaktır.במקרה כזה, זה יהיה קשה עד בלתי אפשר להחזיר את הגלגל לאחור.
Sona kalan kişi kazanır.האחרון שעושה זאת מפסיד.
Doğru bir şekilde savunma muharebesi yapılmış olsa belki bu muharebe Osmanlılarca kazanılabilirdi.אם היו נוהגים כך בקרב זה, כנראה שהיו חוסכים מעצמם את התבוסה.
İlk düzenlenen 4 turnuvanın 3'ünü Filipinler kazanırken, 1965 yılında düzenlenen turnuvayı Japonya kazandı.בארבע התחרויות הבאות זכתה פיליפינים שלוש פעמים באליפות, בעוד יפן ניצחה בגמר את הפיליפינים ב-1965.
Mümkün olan en fazla eklem mobilitesi kazanılmalıdır.שלח סרט מצלמה הכי מהר שאתה יכול!
Avrupa'da büyük ün kazanınca Amerika Birleşik Devletleri'nden organizatörler onu New York'a davet ettiler.עם בואו לארצות הברית, נשלחה אליו הזמנה מטעם אישי ציבור בניו יורק המבקשים לשמוע את רעיונותיו.
Award for Innovation in Libraries 2003 yılı kazanını.פרס אשת השנה בספרות לשנת 2003.
Fakat, beklenen olmadı ve Rusya'nın savaştan çekilmesi Almanya için savaşın kazanılmasına yol açmamıştır.מכאן ואילך לא היה ביד רוסיה לנצח במלחמה.
IŞİD kazanın sorumluluğunu üstlendi.החמאס לקח אחריות על הפיגוע.
Alüminyumun hurdalardan geri kazanımı, günümüz alüminyum endüstrisinin önemli bir bileşeni haline gelmiştir.מיחזור אלומיניום הפך לחלק חשוב בתעשיית ייצורו.