kazanı ile cümle
kazanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Para da kazanıyorum.成金でもある。
Kimin için ülke kazanırım ben!儲かってるのは誰だ!
Bilet makineleri ile para kazanılır.航空券発券時に支払うことになる。
Ancak Eskenazi, gösterinin yıldızıydı, eşine az rastlanır bir şekilde gecede 200 drahmi kazanıyordu.しかしショーの目玉はやはりエスケナージで、一晩で前代未聞の200ドラクマを稼いだ。
Lig maçlarının 41'ini Galatasaray kazanırken, 30'unu da Trabzonspor kazanmıştır.1回のゲームで30ライン達成するとコロッタボーナスを獲得。
Ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın.各部門を取りまとめ、献饌順の筆頭を務める町を「大年番」という。
Fakat o maçı da Mr. Kennedy kazanır.この試合は、キングスが勝っている。
Hiç yanlış yapmayarak sona kalan kişi oyunu kazanır.手札がなくなったプレイヤーはゲームに勝利する。
O gece yine kazanır.夜間には再び重ねる。
Raj en sonunda Simranın babasının da güvenini kazanır.このとき、やっとポルガラは父の愛を理解する。
İslâm âleminin takdirini kazanıp, büyük iltifatlara kavuştu.折りたたみ鑿(おりたたみのみ)- 折りたたむ事が可能で形態性に優れた鑿。
Ondan çok para kazanır.かなり稼いでいるらしい。
Yumurtadan 6 saat içinde larvalar çıkarak bulaşıcı özelliğini kazanır.摂食後6時間以内の場合、胃洗浄。
Sahanın diğer kıyısına kadar topu elinde tutup rakibine kaptırmayan takım oyunu kazanır.コート上の他のプレーヤーが触るまで、コート上でボールに触れてはならない。
Stanford Üniversitesi'nden bir burs kazanıp burada okumaya başlar.カリフォルニア大学バークレー校に進学し、そこで執筆活動を開始する。
Sheamus ile Battleground'da maça çıkar ve maçı kazanır.なまはげボルトガンダムと対戦し、勝利。
Takım mücadelesi Alcyon tarafından kazanıldı.彼の鎧はアルフに受け継がれた。
Bu bir sapkınlık değil, bir kazanımdır" demiştir.既未誤事,此等小節無足深論”。
Luciano 14 yaşındayken okulu bırakarak sokakta şapka satmaya başladı, bu işten haftada 7 dolar kazanıyordu.在14歲時,盧西安諾輟學,並開始了一份遞送帽子的工作,每週收入7美元。
Ancak bir gün bir zar oyunundan 244 dolar kazanınca, işinden istifa ederek sokaklarda para kazanmaya başladı.然而,在一場擲骰遊戲中贏得244美元後,盧西安諾便辭去工作,並在街上賺錢。
Üç şekilde oluşabilir: merkezi tolerans, periferal tolerans ve kazanılmış tolerans.诱导免疫耐受可分为中枢耐受(central tolerance)、外周耐受(peripheral tolerance)与获得耐受(acquired tolerance)三种形式。
Final, 20 Mayıs 2006'da TSİ 22:00'de başladı ve yarışma Finlandiya tarafından kazanıldı.決賽於2006年5月20日21:00(CET歐洲中部時間)舉行,由芬蘭獲勝。
Kazanılan başarımlar ve istatistikler oyuncunun Steam Topluluğu veya Xbox Live profil sayfasında gösterilir.已解鎖的成就與之前進行遊戲的統計數據會公佈示在Steam社群或者Xbox Live個人檔案明細裡。
Üniversite yıllarında caz şarkıcısı olarak para kazanırken bir gazeteci olmayı hayal ediyordu.大学时期她作为爵士乐歌手挣钱,并打算当记者。
Hermione üç kısa konuşma yaparak bu görevde başarı kazanır.埃尔米奥娜同意了,在三次简短的对话后获得成功。
Bu tür yarışmalarda tüm sıçanları en kısa zamanda öldüren köpek yarışmayı kazanır.杀老鼠最快的狗将会赢得比赛。
Hiç yanlış yapmayarak sona kalan kişi oyunu kazanır.最後一位沒有破產的玩家得勝。
İyi blöf yapan ve başkasının blöfünü görebilen oyunu kazanır.擁有厲害的演技,能騙過其他人。
Büyük misterler: Bunlar, ilk aşamada edinilen teorik bilgilerin uygulanmasıyla kazanılan bilgilerdi.縣公主:簡稱縣主,始於東漢,詳見縣主。
Her ne kadar kazanın hemen sonrasında bilinci yerinde olsa da daha sonra komaya girdi.雖在劇情中期曾短暫清醒,但後來又陷入昏睡。
Yeterince şanslı olan kızlar sihir güçler kazanıp, günlerini gün etmektedir.幸運地獲得魔法,過著充實生活的眾少女。
Yani Gaga aşk oyununda kazanıyor."”扎多爾在赛后如是说。
Ve Cevahir kazanır.答對者即為獲勝。
O gece yine kazanır.不過,到晚上又會復活。
Kim kazanırsa onun sonsuz dostu olur ancak kaybederse yok olur.獲勝者將獲得巨額的獎金,而失敗者則會失去性命...。
Yarışmayı tanrı Pan kazanır.諸天於彼,捔勝歡娛。
Bana "Hangi fırka kazanıyor?" diye sormuş; "Tabii bizim fırka Paşam" cevabını vermiştim.有人问他卖的是什么麵,他脱口而出,说是“热乾麵”。
Ondan çok para kazanır.我給他 | 很多錢。
Toz parçacıkları yüksek yükler kazanır ve birbirleri ile etkileşirler.塵粒能積累較高的電荷,並相互影響。
(Tennis oynasaydık ben kazanırdım, ama oynamıyoruz.)興趣是賭博(但不賭錢)。
Whig tarihçileri 1688 yılındaki Muhteşem Devrim'in kazanımlarını vurgulamışlardır.辉格党得益于1688年光荣革命带来的政治变化。
Her verilen ceza için o ceza kadar mükafat kazanılır.每有貢獻異物,輒詔大家作賦頌。
Toplam 16 puana ulaşan maçı kazanır.而进入总决赛的队伍共16支。
Nazlı ise hızlı koşabilme yeteneği kazanır.脛骨長,能夠快速奔跑。
Muhafazakâr Parti 1970 seçimlerini kazanınca, Thatcher, Heath kabinesinde Eğitim ve Bilim Bakanı oldu.當保守黨在1970年的大選勝出後,戴卓爾夫人如愿入阁,出任教育及科學大臣。
Eşim, ayda 20 yuan kazanıyordu.而科尔曼每月给她20美元。
5 kez kazanır ve kaybeder.交戰了五次,未分勝負。
Anıt inşa eden bir oyuncu belirli bir süre boyunca anıtını koruyabilirse oyunu kazanır.如果一名玩家能在指定時間內守住那城堡,該名玩家就能勝出。
Fakat bu kişiler dünyada kafir olarak değerlendirilmezler ve tövbe ederlerse tekrar Mümin sıfatını kazanırlar.事實上,它們並不是神聖不可侵犯的,他們都會敗壞,而取代它們的設施也同樣會敗壞。
Mıknatıslanmanın en önemli bileşeni, bir kaya oluştuğu zamanlarda kazanılmış olmasıdır.主要出土遺物為打製石鋤,屬於新石器時代。
Maç 1-0 Sydney FC tarafından kazanıldı.FC悉尼 1–0 戰勝了中岸水手。
Son gün iki kişi kalıp biri siz iseniz kazanırsınız.最後一人會留下,另一人會出局。
15 Mart 2006'da Fulham ile oynanan ve 5-1 kazanılan maçta Liverpool adına ligdeki ilk golünü attı.他於2006年3月15日在利物浦對富咸,射入他第一個入球,利物浦後來以5-1取勝。
Inter maçı 6-0 kazanırken, Meazza üçü üç dakika içinde olmak üzere 4 gol attı.国际米兰以6-0取胜,梅阿查攻入四球,其中前三个都在开场3分钟内打进。
Savaş kazanılmıştı ama savaş sonunda yaralarından dolayı Thorin öldü.戰役勝利後,特俄菲利克斯因傷重而死去。
Bu soruya cevap vermeden önce cazı nasıl tanımlayacağımız önem kazanıyor.他在問題要我們負責之前解決了這個基本問題。
Ama boksta bir taraf kazanıyor, onu da hakemlerin kararı tayin eder’’ diyen kişidir.”使颙鸣鼓击之,蜀人乃去。
Mümkün olan en fazla eklem mobilitesi kazanılmalıdır.) “爱”这个字应该尽可能多的出现。
Bu arada şerif seçimleri yaklaşmıştır, Pusser aday olur ve kazanır.在此之前,候選人使出渾身解數,希望集中選票,謀求勝選。
Talia Hava Yolları bu kazanın ardından kapatılmıştır.塞維利亞機場於事故後關閉。