kazanı ile cümle
kazanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O harcadığından daha fazla para kazanıyor.Anh ta kiếm được nhiều tiền hơn mức có thể tiêu hết
Herkes kazanır.みんなが勝者だ。
Daha uzaklara gitmek için nasıl para kazanılır?お金の為ならどこまでヤレるの!
Ancak, bu sayede kazanırlar.そこだけは勝ちますね。
40'ların Cadı Kazanı (1. basım. bas.).巫女 (サブカルチャー) ^ 全41回。
Eğer onlar kazanırsa şirkete geri döneceklerini söyledi.自分に勝てたら遺跡へ帰そうと言う。
Lejyonerler yıllık 900 sesterius kazanıyordu ve emekliliklerinde 12.000 sesterius alabiliyorlardı.今や軍団兵は1年につき900セステルティウス、退職金も貨幣で12000セステルティウスを約束されるまでになっていた。
Tur Eddy Merckx tarafından kazanıldı.愛車はEDDY MERCKX。
Nesnelerin çoğunu hatırlayan kişi oyunu kazanır.最もたくさんの物品を覚えていた者がゲームの勝者となる。
Seçimler Başbakan Harold Wilson liderliğindeki İşçi Partisi tarafından zorlanmadan kazanıldı.前党首・ハロルド・ウィルソンの辞任をもって開催された。
İsabet ettirebildikleri için puan kazanırlar.ほめられるために健気にがんばる。
Yazarlıkta başarı kazanınca bu görevlerine son vermiştir.作家として成功した後、これらの委員会を辞した。
Fakat masrafın 5 yıl içinde geri kazanılacağı zannediliyor.この成功により借金を5年で返済する。
16 yaşına geldiğinde bir günlük çalışmadan 5.000 Euro kazanır oldu.16歳で、一日の働きにして40,000南アフリカランドもしくは5,000ユーロを得ていた。
C-Note blöf yaparak oyunu kazanır.ゲームが提供するPC向けブラウザゲーム。
Kış Olimpiyat Oyunları'nda henüz bir madalya kazanılmadı.一方冬季オリンピックでのメダル獲得はまだない。
30% enerji tasarrufu için sürüş moduna bağlı olarak enerji geri kazanımı frenleme ile mümkündür.通常の運転時における燃料消費の30%の低減がもたらされる予定である。
Fakat deniz üzerinden geçen hava kütleleri nem kazanır.ただし空中に浮いているモンスターには効果がない。
Bunun sonucununda başarılı olursa bir ödül kazanır.成功すると賞金がもらえる。
Orada da büyük başarı kazanınca Kadıköy ve Beyoğlu’nda hazırladığı çeşitli gösterileri halka sundu.奉公人が頑張り利益を出せば、その分奉公人も潤う事が明確化(成果主義)された。
Sona kalan kişi kazanır.最後まで残った人の勝ち。
Sauron'a karşı nihai ve kesin zafer kazanıldı.決勝でサウロ・ヒベイロに敗れ、準優勝となった。
Umbrella Şirketi ile olan savaşı yeni boyutlar kazanır.そして、アンブレラ社との最後の戦いが幕を開ける。
İlk elemeleri kazanır.初のタイトル獲得。
Hitler'e göre harekâtı kanatlara çevirmenin bu yönden de ek bir kazanımı olacaktı.あの事件でヒトラーとともに並んで行進したことを私は大変誇りに思っている。
Messi, bu ödülü ilk kez kazanırken, bu ödülü kazanan ilk Arjantin'li de oluyordu.アルゼンチン人で、この賞を受賞するのは初。
Hayatı boyunca 15 milyon dolar kazanıp, kaybettiği tahmin ediliyor.オフに1500万ドルの球団オプションが行使され、残留が決まった。
Reklam yaparken daha iyi para kazanıyorum.広告から収益を得ている。
Kazanın gerçekleştiği sırada havanın "iyi" olduğu açıklanmıştır.それが震災後、その全てが「ありがたい」ことに変わったのだ。
Tur Belçikalı bisikletçi Eddy Merckx tarafından kazanıldı.同国を代表する自転車選手は何といってもエディ・メルクスである。
Ringde en son kalan güreşçi maçı kazanır.決勝ラウンド勝者が優勝となる。
21 skoruna ulaşan takım maçı kazanır.21点を先取したチームが勝ち。
Kazanılan bu ödüller dışında Atina Meclisi kazananları fazladan 100 Drahmi ile de ödüllendirirdi.また、アテネ人が勝者であった場合、アテネでは更に100ドラクマの賞金も与えられた。
Bunlar cadı kazanı ve büyü kitaplarıdır.「魔法の城、真実の書物。
Birbirine aşık bu iki kişi gelecekte hürriyetlerini kazanıp birlikte olacaklarını hayal etmeye başlarlar.二人は恋に落ち、将来、一緒になることを願うようになった。
Sunzı bu sohbetlerinde "Gerçek Zafer" için şöyle demiştir: "Gerçek zafer, savaşmadan kazanılan zaferdir.バトル勝利時のキメ台詞は「ズバッとビシッと大勝利!」。
5 kez kazanır ve kaybeder.5勝で勝ち、5敗で負けとなる。
Hiçbir zaman bu savaşın havadan kazanılacağını düşünmedim" dedi.この戦、必ず勝てるであろうな」と喜んだ。
Kim kazanırsa onun sonsuz dostu olur ancak kaybederse yok olur.勝利すればスタンバイ状態が継続するが、負けると消滅する。
Kayaklı koşuda çizgiyi ilk geçen kazanır.一番先にロープを渡りきった人の勝ち。
Oyunu, rakibin tüm gemilerini batıran taraf kazanır.相手の艦を全て撃沈したプレイヤーが勝ちである。
Yarışmayı tanrı Pan kazanır.「愛の神が勝った。
Her kazanmada 1 puan kazanılır.勝った方が1点獲得。
Politika Kazanı Bir İhtilal Daha Var, 1986もう一つはAustralia Act 1986である。
Derisi kalınlaştığı zaman kara derili bir şeytan görünüm kazanır.役割が決まっており、黒い目の悪魔は格下と思われる。
Sütun gövdesinde seferin ve kazanılan zaferin detaylı öyküsü işlenmiştir.及び当開催の完全優勝も記録。
Buradan da kolay bir şekilde saf gümüş kazanılır.大山はこれも簡単に料理してしまった。
Statham bir süre sahte mallar satarak da para kazanıyordu.シーゲルは架空の株を売って金を集めた。
Rant, emek harcamadan elde edilen kazanım.主にレイド報酬で入手可能。
Ancak seferin bütün kazanımı bu kadardı.活躍はそれだけだった。
Kaza korkunç bir olaydır, kazanın meydana geldiği yere dikkat edin.その事故が起きた場所に注目せよ。
Birçok tarihî başarı burada kazanılmıştır.この対戦では幾つかの歴史的な達成があった。
Daha sonra gerçek babası ortaya çıkar ve ona iyi davranarak onun kalbini kazanır.主人公との仲が進展すると、彼に対する素直な愛情を見せていく。
Bahis oynayıp para kazanıyorum dedi.「儲けて遊べ」を社是としている。
1652 yılında patlak veren Hollanda-İngiltere Savaşlarının ilkini 1654 yılında Amiral Robert Blake kazanır.1654年に開始された英西戦争では、1655年から1657年の間、ロバート・ブレイク提督がカディスを封鎖した。
Bu sınavda başarılı olan 13-16 öğrenci okulda okumaya hak kazanır.勉強が良くできる16歳の高校生だが、学校で仲間はずれにされる扱いを受けている。
Böylece Hath'lerin güvenini kazanır.哀川潤をかなり信頼している。
İyi kazanıyordu ama yetmiyordu.とどめとして使ったが倒せなかった。
Aksi takdirde beyaz, taş kazanır (4...結果は白(後手)の4石勝ちである。
Eşim, ayda 20 yuan kazanıyordu.MYスポット割引 月額 200円。