kazanı ile cümle
kazanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kazanın görüntülerine göre yaşanan temas Massa'nın hatasıydı ancak kasıtlı değildi.Är det meningsfullt att hävda att Big Bang har ägt rum om det inte upplevdes av någon?
Bu unvan ile maaşa bağlanan sanatçılar, 65 yaşında emekli olma hakkı kazanıyor.Alla USA:s medborgare har rätt till pension vid 65 års ålder.
Yine aynı dönemde, kişisel bilgisayarlar yaygınlık kazanıyorlardı.Vid denna tidpunkt började digital distribution bli populärt.
Sporcular, önceki iki yıl içinde Eyalet Oyunları'nda bir madalya kazanarak oyunlara katılmaya hak kazanırlar.Klubben får finansiella svårigheter efter två års spelande på internationell nivå.
Daha uzaklara gitmek için nasıl para kazanılır?Vilka medel bör man få använda sig av för att övertyga?
1915 - Arıburnu Zaferi kazanıldı.1945 slog hämndens timme.
Ondan çok para kazanır.Han stjäl massor av pengar.
En yüksek skoru elde eden kazanır.Den som har längst snopp vinner.
Oylamayı ikinci ve üçüncü sırada bitiren futbolcular ise Gümüş Top ve Bronz Top ödüllerini kazanırlar.De spelare som får näst mest och tredje mest antal röster får utmärkelser Silverbollen och Bronsbollen.
Savaş İsrail güvenlik güçleri tarafından kazanıldı.De flesta av dessa förstördes av den israeliska krigsmakten.
Aynı zamanda turizm sayesinde para kazanılarak nehir yunusu koruma adına kullanılması da amaçlanmıştır.I och med satsningarna utomlands, valde man därför att även använda varumärket ”Energy”.
40'ların Cadı Kazanı (1. basım. bas.).Prinsess-sagor (1. uppl.).
Her ortanın kışla mutfaklarında bir kazanı vardı.En koloni höll vinterdvala i en byggnad.
Herkes kazanır.Hon har vunnit alla.
Federer 1998-2002 arasında 10 final gördü ve bunların 4'ünü kazanıp 6'sını kaybetti.Mellan 1998 och 2002 vann Federer fyra singelfinaler, men förlorade sex.
Bu kazanın diğer bir adı Black Mesa Olayıdır.Händelsen kom att kallas "Black Mesa-incidenten".
2014 Dünya Kupası Brezilya tarafından kazanıldı.2014 spelades VM i Brasilien.
Böylece yenilgi halindeki Gunganlar savaşı kazanır.Vid din pannlugg binder jag Seger i strid.
1950 yılındaki ilk karşılaşma ABD tarafından kazanıldı.Segern 1921 var den första av en amerikansk medborgare.
Turu kazanan takım bir puan ve servis hakkını kazanır.Laget som vinner bollen får poäng och rätten att serva.
21 skoruna ulaşan takım maçı kazanır.Den som först fått 21 stick vinner spelet.
En az vuruşu yapan oyuncu kazanır.Vid lika poäng vinner den yngsta hunden.
(Kazanılan para miktarında bir değişiklik olmaz.)(Ingen förändring i ett gammalt tillstånd.)
Ayrıca her 3000 puana bir devam hakkı fazladan kazanılır.Senare blev även 3000 endagsbiljetterna slutsålda.
Beyaz Oynar ve Kazanır.Blom deltagare och vinnare.
Sona kalan kişi kazanır.Den som sist är kvar vinner partiet.
Final bölümümde kulubeyi alır ve Bay Gizem unvanını kazanır.Gruppspelet vanns av Lukko och slutspelet vanns av Tappara.
Merlin'in Kazanı.Simsons död.
1995 yılında geçirdiği bir kazanın ardından tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak zorunda kalmıştır.Efter en bilolycka sitter hon i rullstol sedan 1994.
16 yaşına geldiğinde bir günlük çalışmadan 5.000 Euro kazanır oldu.16 år gammal fick han som jordbruksarbetare en lön av sex dollar i månaden.
Geçimini, kendi resimlerini satarak kazanıyordu.Han försöker sälja sina tavlor för att försörja sig.
Ancak anılarının olduğu deftere temasta bulunduğu an hafızasını geri kazanır.Endast genom att återse ringen kan han få minnet tillbaka.
Eğer bu yarışmayı kazanırsan İsveç’e gideceksin.Om du vinner denna tävling, kommer du att åka till Sverige.
Geleneksel olarak, iki parti bu adla seçime girer ve seçimleri kazanır.Partierna har tillsammans vunnit flera förbundsdagsval och bildat regeringar i Tyskland.
Lejyonerler yıllık 900 sesterius kazanıyordu ve emekliliklerinde 12.000 sesterius alabiliyorlardı.Легіонерам платили 900 сестерціїв на рік та 12000 — у випадку відставки.
Böylece vakit kazanılacaktı.Це дозволило виграти час.
Bileşimi daha üstün olan kazanır.Виграє той, чия комбінація опиниться ціннішою.
Bu kez millî mücadele kazanılmıştır.Цього разу перемогу здобув Арат.
O kişi oyunu kazanır.Цей гравець виграв гру.
İkinci kazanışında da kemeri üç gün tutabildi ve 17 Mart'ta Shawn Spears'a kaybetti.Друге чемпіонство тривало всього 3 дні, оскільки він програв пояс Шону Спірсу 17 березня.
Ancak etkileri ve kazanımları uzun yıllar devam etmiştir.Його місія та вплив розширилися протягом багатьох років.
İlk elemeleri kazanır.Перші великі виграші.
Eğer Gollum kazanırsa Bilbo'yu yiyecektir.Якщо переможе він — Голлум покаже вихід, а якщо Голлум — той з'їсть Більбо.
Herkes kazanır.У всіх здобув перемоги.
Dauphiné dağlık bir bölge olduğundan, yarış daha çok tırmanış uzmanları tarafından kazanılmaktadır.Оскільки Дофіне регіон, де переважають гори, переможцями гонки часто стають гірські фахівці.
Kaza korkunç bir olaydır, kazanın meydana geldiği yere dikkat edin.Будьте готові до несподіванок. лайно трапляється.
Para da kazanıyorum.Гроші заробити можна.
Ayrıca her 3000 puana bir devam hakkı fazladan kazanılır.А за повну автономність доведеться ще доплатити $3 тисячі.
Görümcelik evlilik yoluyla kazanılan bir akrabalık derecesidir.Положення реалізуються поетапно через брак ресурсів.
Her ortanın kışla mutfaklarında bir kazanı vardı.У зимовий час у саду працювала ковзанка.
Muharebenin Haçlılar açısından kısa vadeli kazanımı neredeyse hiç olmamıştır.Його жертвою мало не став сам Мустансир.
Bilet makineleri ile para kazanılır.Для пільгового проїзду використовуються паперові квитки.
Her kazanmada 1 puan kazanılır.Переможцю кожного періоду присуджується одне очко.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.При грі на одному можна виграти, на іншому — програти.
İlk grup oyunu kazanırsa oyun tekrar başlar ve oyun bu şekilde devam eder.Якщо той прибіжить першим, гравець втратить одне життя і рівень почнеться заново.
Temel x-ray gözlerleri 1960'ta roketler kullanılarak kazanılmıştır.До 1960 року базові рентгенівські спостереження були виконані з допомогою таких ракет.
Onları öldürerek ödül kazanılabilir.Коли я помру, ці нагороди помруть зі мною.
Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer.Означає Перемога, яка дістається дуже великою ціною, або перемога, рівносильна поразці.
Artık içindeki kıymetli metalin geri kazanılması amacıyla yapılan çalışmalar bu sebeple başlamıştır.Одночасно почалося здешевлення дорогоцінних металів.
At yarışlarının çoğunu o kazanırmış.Найчастіше за все він вигравав.