kazanı ile cümle

kazanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kazanılan para 434,805 Kanada Dolarıydı.Pula nagród wyniosła 484 750 dolarów amerykańskich.
Yeni kazanılan bu özellik ise gelecek nesillere kalıtım yoluyla aktarılabiliyordu.Otrzymasz bezcenny klejnot, Obdarz nim przyszłe pokolenia.
Öğrencileri birçok konuda söylevler vererek deneyim kazanıyorlardı.Uczeni stosowali wiele wariantów zapisu danego słowa.
Uğur Mumcu (1994), "Kırkların Cadı Kazanı".Jan Lechoń (1994) "Chodźmy kraść na górach ogień.
Ege Kupası'nı kazanırlarken Yılmaz, 3 maçta 1 gol kaydetti.Do momentu przerwania walki prowadził na jednej z trzech kart punktowych.
Ancak etkileri ve kazanımları uzun yıllar devam etmiştir.Sława i uznanie przyszły dopiero po latach.
Big Show maçı kazanır.No więc wyobrażam sobie mecz.
Sonuçta DP kazanır.Ostatecznie zwycięża jednak mit.
Kış Olimpiyat Oyunları'nda henüz bir madalya kazanılmadı.Nigdy nie zdobył medalu na zimowych igrzyskach olimpijskich.
Kupaların kazanılmasında büyük pay sahibi oldu.Zwycięzca mógł liczyć na duże zamówienia.
Roma Senatosu, savaş kazanıldığında bu harcamaları geri ödeyecekti.W razie klęski wojennej Rzymianie nie odzyskiwali pieniędzy.
Sauron'a karşı nihai ve kesin zafer kazanıldı.Wojska Saurona poniosły zaś całkowitą i ostateczną klęskę.
Bu şekilde 5 gece boyunca hayatta kalmayı başaran oyuncu oyunu kazanır ve 6.gecenin kilidi açılır.Celem gry jest przetrwanie pięciu kolejnych nocy i unikanie ich.
Kötü başlangıça rağmen takımda formasını kazanıp ilk sezonunda 30 maça çıktı.Szybko wywalczył sobie w nim miejsce w podstawowym składzie i w pierwszym sezonie wystąpił w 30 meczach.
Talia Hava Yolları bu kazanın ardından kapatılmıştır.Atlanta Army Airfield zamknięto po zakończeniu wojny.
Masallarda iyiler hep kazanırlar.Bohaterowie pozytywni zawsze zwyciężali.
Kupa şampiyonu direk FIBA'nın EuroChallenge turnuvasnın elemelerine katılmaya hak kazanır.Uczestniczyli w nim zawodnicy, biorący udział w rozgrywkach FIBA EuroChallenge.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Wiadomo było, że jedna ze stron zyska, a inna straci.
Her seviye atlandığında bir yetenek puanı kazanılıyor.Każda sekunda lotu zużywa jeden punkt umiejętności.
1977-1987 arasında arka arkaya 122 koşu kazanıp, dört kez dünya rekoru kırdı.W latach 1974 – 1983 skacząc z mostu popełniło samobójstwo 127 osób.
Kazanın ardından güvenlik aracı piste girdi ve 5 tur boyunca pistte kaldı.Na tor wyjechał samochód bezpieczeństwa; Räikkönen był wówczas piąty.
Arabayı kazanın olacağını düşündüğü yolun önüne sürer ve birçok kişi yoldan çıkamaz.Jedzie pociągiem myśląc, że nic dobrego się nie wydarzy.
Yarış, beş etap kazanan Fransız Louis Trousselier tarafından kazanıldı.Zwyciężył reprezentant gospodarzy Louis Trousselier.
Şarkı büyük başarı kazanıp Amerika'da iki numara oldu.Obie wersje piosenki odniosły sukces w USA.
Ancak kazanın etkisiyle River bayılır.Lubi ujścia rzek.
Kavgayı köpek kazanır; Çançura ise ağır yaralanır.Milicja udaremnia zamach, ale Kazek zostaje ciężko ranny.
En kısa sürede tamamlayan ödülü kazanır.Wygrywa ta osoba, która została znaleziona najpóźniej.
Tur İsviçreli bisikletçi Tony Rominger tarafından kazanıldı.W mieście urodził się też szwajcarski kolarz zawodowy Tony Rominger.
1538 yılında Preveze Deniz Muharebesi kazanıldı.W 1938 r. rywalizowało 15 mistrzów okręgówek.
İzmir'in sarı-lacivertlileri 13 kere kazanırken, Göztepe 11 kez galip geldi.Piłkarzom rywali udało się pokonać go 11-krotnie.
Tur İtalyan bisikletçi Gianni Bugno tarafından kazanıldı.Tym razem w klasyfikacji generalnej zwyciężył Włoch Gianni Bugno.
Bir öç uygulanan bu yerde bir ölüm kazanı kaynıyor.Żyje pełen poczucia winy w cieniu tej śmierci.
Aralık 1962'de PRD'nin kurucusu Juan Bosch seçimi kazanınca tarım bakanlığına getirildi.Gdy Juan Bosch z PRD został wybrany na prezydenta w grudniu 1962 roku, Guzmán objął urząd ministra rolnictwa.
Oyun sonunda en çok puan alan kazanır.Na końcu gry zemsta Lee dopełnia się.
Böylece henüz teşkilatlanmasını tamamlayamayan DP karşısında iktidar ve zaman kazanılacaktı.Wydawało się, że na wypełnienie jej świeżą treścią braknie siły i czasu.
Muazzam yeteneğiyle on yıldan kısa bir zamanda "büyük usta" unvanını kazanır.Wkrótce udaje jej się złapać jej słodkiego małego „Dolaresa”.
Bilet makineleri ile para kazanılır.Bilety na pociąg można nabyć w automatach biletowych.
Filmden kazanılan hasılat, 13,000,000 $ hasılat elde etmiştir.W sumie jego filmy zarobiły 13 miliardów dolarów.
En çok taşı toplayan oyunu kazanır.Wygrywa, kto uzbierał więcej kamieni.
Böylece vakit kazanılacaktı.Musisz oszczędzać czas.
Keşmirli yetiştiriciler gelirlerinin çoğunu böyle kazanır.Wielu rolników utraciło swoje źródło dochodu.
O kişi oyunu kazanır.Denna spelare vinner spelet.
Kazanılan her sayıda oyuncunun puanı 15, 30, 40 ve oyun şeklinde artar.Enligt tradition räknas varje vunnen boll i ordning som 15, 30, 40 och game.
En çok düşman askerini öldüren takım kazanır.Den grupp som dödat flest fiendesoldater vinner.
Dauphiné dağlık bir bölge olduğundan, yarış daha çok tırmanış uzmanları tarafından kazanılmaktadır.Eftersom Dauphiné är ett bergigt område passar loppet bra för bergsspecialister.
Yarış İspanyol bisikletçi Alberto Contador tarafından kazanıldı.Tävlingen vanns av spanjoren Alberto Contador.
Burada da beraberlik söz konusu ise, final organizasyonunda daha iyi sonuç alan kişi kazanır.Vid lika poäng vinner den som lyckas bäst i finalen.
1933 Hitler Almanya'da güç kazanır.1933 - Hitlers maktövertagande i Tyskland sker.
Beitar, İsrail Kupasını yedi defa kazanırken, Hapoel sadece bir defa kazanmıştır.Beitar har vunnit Israel State Cup sju gånger, medan Hapoel endast vunnit cupen en gång.
Daha sonra Giles'ın tam güvenini kazanınca da, Giles İngiltere'ye geri dönerken dükkanı Anya'ya bırakır.När Giles så småningom reser tillbaka till England får Anya ta över affären helt och hållet.
Tur, Lance Armstrong tarafından kazanıldı.En av dem hette Lance Armstrong.
Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer.En pyrrhusseger är en dyrköpt seger, en seger med stora egna förluster.
Ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle bu kazanımlar uzun ömürlü olmadı.Det är inte konstigt med tanke på framgångarna de delat tidigare.
Serie A'da ilk golünü 6 Nisan 2008'de deplasmanda 2-0 kazanılan Atalanta maçında kaydetti.Hans första mål i Serie A kom sedan i april 2008 i 2–0 bortasegern mot Atalanta.
Muhafazakâr Parti 1970 seçimlerini kazanınca, Thatcher, Heath kabinesinde Eğitim ve Bilim Bakanı oldu.När de konservativa under ledning av Edward Heath vann valet 1970 blev Thatcher utbildningsminister.
Araba konusunda Rynn'e yardımcı olur ve onun güvenini kazanır.Hon blir kär i Ryan när han gör henne en tjänst.
Normal sezon sonunda en iyi sekiz takım Pro B playofflarına katılma hakkı kazanır.De åtta bästa lagen spelar SM-slutspel.
Tur, İsveçli bisikletçi Gösta Pettersson tarafından kazanıldı.För den svenska cyklisten, se Gösta Pettersson.
Ödül, 2009 itibarıyla 62. kez düzenlenmiştir ve 55 farklı futbolcu tarafından kazanılmıştır.Priset har delats ut 53 gånger sedan 1956 och det har blivit 42 olika vinnare.
Bahsi kazanır.Den totala satsningen.

İlgili Sayfalar