Güven kazanılır.Trust is earned.
Bu sefer biz kazandık.This time we won.
Tom'un arkadaşlarından biri bir trafik kazasında öldü.One of Tom's friends was killed in a traffic accident.
Kaza için onu suçlamayacağım.I will not blame him for the accident.
Kaza bizim dikkatsizliğimizden dolayı oldu.The accident happened because of our carelessness.
Biz biraz para kazanmak için bir yol bulmalıyız.We have to figure out a way to make some money.
Tom kaza günü olan herhangi bir şeyi hatırlayamadığını söylüyor.Tom says that he can't remember anything that happened on the day of the accident.
Bir kaza değildi.It was not an accident.
Tom saldırganın kafasını vurmak niyetiyle kazayağı kaldırdı.Tom raised the crowbar intending to smash his attacker's head.
Kaza için kimin sorumlu olduğunu bulmaya çalışıyorum.I've been trying to find out who was responsible for the accident.
Tom'u aramaya çalışıyorum ama bunun yerine kazara seni aramaya devam ediyorum.I've been trying to call Tom, but I keep accidentally calling you instead.
Biraz daha para kazanmak istiyorum.I'd like to earn some more money.
Tom kazadan sonra hafızasına tekrar kavuşmadı.Tom never did regain his memory after the accident.
Kazanana karar vermek için oy kullanacağız.We will vote to decide the winner.
Kardeşim trafik kazasında öldü.My brother died in a traffic accident.
Kazandığıma inanamıyorum.I can't believe I won.
Tom'un kazanmasına izin veremezsin.You can't let Tom win.
Sen gerçekten kazanmayı umamazsın.You can't really expect to win.
Her zaman kazanamazsın.You can't win all the time.
Steve siyah boğazlı kazak giyiyor.Steve is wearing a black turtleneck.
Kazanan tarafta olacağımızı düşünüyordum.I thought we were going to be on the winning side.
Kazanacağımızı düşünmüştüm.I thought we were going to win.
Tayvan doları değer kazandı ve Tayvan ihracatının düşmesine neden oldu.The Taiwanese dollar appreciated, causing Taiwanese exports to slump.
Ohio'yu him kazanacak?Who will win Ohio?
Başkan Obama ikinci dönemi kazandı.President Obama won a second term.
Babam hiç trafik kazası geçirmediği için gururlanıyor.My father brags about never having had a traffic accident.
Babam hiç trafik kazası geçirmediğinden dolayı gurur duyuyor.My father is proud of the fact that he's never been in a traffic accident.
O kumarhanede kazanabileceğini düşünüyor.He thinks that he can win at the casino.
Ben kazandım mı?Did I win?
Kim kazandı?Who won?
Tom kazandı.Tom won.
Kaza olduğunda araç dört kişi taşıyordu.The car was carrying four people when the accident occurred.
Kazanmak istiyorum.I want to win.
Kazanmamızı istiyorum.I want us to win.
Tom'un kazanmasını istiyorum.I want Tom to win.
Kazanmanı istedim.I wanted you to win.
Kazanmanızı istedim.I wanted you to win.
Kazanmak istemez misin?Don't you want to win?
Kimin kazandığını duymak istiyorum.I want to hear who won.
Sen bile kazanmak istemiyorsun.You don't even want to win.
Herhangi bir kaza istemiyoruz.We don't want any accidents.
Daha fazla kaza istemiyoruz.We don't want any more accidents.
Tom silahını temizlerken kazara kendini ayağından vurdu.Tom accidentally shot himself in the foot while cleaning his gun.
Bugün biraz para kazanmak ister misin?Do you want to make some money today?
O yaralı olmasaydı kazanabilirdi.If he hadn't been injured, he might have won.
Bütün yapmak istedikleri çok para kazanmaktır.All they want to do is make a lot of money.
İstediğimiz iyi bir yaşam kazanmak için bir şans.What we want is a chance to earn a decent living.
Gerçekten kazanmamı istemediğini hissediyorum.I get the feeling you don't really want me to win.
Tom'un senin ne kadar para kazandığını bilmesini gerçekten istiyor muyuz?Do we really want Tom to know how much money you make?
Tom'un sizin ne kadar para kazandığınızı bilmesini gerçekten istiyor muyuz?Do we really want Tom to know how much money you make?
Bu bilgisayar bize bir sürü iş kazandırır.This computer saves us a lot of work.
O kazada kaç kişinin öldüğünü bulmak istiyorum.I want to find out how many people died in that accident.
O kazada kaç kişinin öldüğünü öğrenmek istiyorum.I want to find out how many people died in that accident.
Bir el daha poker oynayalım. Paramı geri kazanmak için bir şans istiyorum.Let's play another hand of poker. I want a chance to win my money back.
Mary'nin bir otomobil kazasında öldüğünü Tom'a söyleyecek kişi ben olmak istemiyorum.I don't want to be the one who tells Tom that Mary died in an automobile accident.
Ne kazandığın patronun maaşı ile karşılaştırıldığında ufak tefek şey.What you make is small potatoes compared to the boss's salary.
Kazandığımızı bildirmekten memnuniyet duyuyorum.I'm happy to report that we won.
Eğer dikkatli olmazsan kaza geçirebilirsin.If you're not careful, you might have an accident.
O bir madalya kazanmaya yetecek kadar hızlı yüzdü.She swam fast enough to win a medal.
Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.Ordering from catalogs saves you time and money without requiring you to leave the house.