İki yarışı da kazanıp kazanmayacağını merak ediyorum.I wonder if he will win both races.
Onların kazanmasını istiyordum.I wanted them to win.
O, ıslak tişört yarışmasını kazandı.She won the wet t-shirt contest.
Hiç bir ödül kazandın mı?Have you ever won a prize?
Tatoeba'yı Google'dan ve kazara buldum.I found Tatoeba on Google and by accident.
Kazanmak zorundayım.I have to win.
En son ne zaman bir kaza geçirdin?When was the last time you had an accident?
En son ne zaman bir ödül kazandın?When was the last time you won a prize?
En güçlüsü oydu. Maçı o kazandı.He was the strongest. He won the match.
O altın bir madalya kazandı.He won a gold medal.
O gümüş madalya kazandı.She won a silver medal.
O gümüş bir madalya kazandı.He won a silver medal.
O bir bronz madalya kazandı.She won a bronze medal.
O bronz bir madalya kazandı.He won a bronze medal.
Cezayir 1962'de Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.In 1962, Algeria gained independence from France.
Ödül kazanmayı severim.I like to win prizes.
O sadece zaman kazanıyor.He's just buying time.
Ay Kazakların Güneşidir.The Moon is cossacks' Sun.
Nerede bir Kazak, orada bir zafer var.Where's a cossack, there's a glory.
Tom ve Mary çok çalışma ile para kazandı.Tom and Mary made money through hard work.
Para kolay kazanılmıyor.Money doesn't grow on trees.
Kazakistan'a Kazak dilinde "Qazaqstan" denir.Kazakhstan is called "Qazaqstan" in Kazakh.
Kazakistan, Orta Asya'daki en geniş ülkedir.Kazakhstan is the largest country in Central Asia.
Patlama bir araba kazasına neden oldu.The explosion was cause by a car accident.
O, şirketi tarafından Kazakistan'a gönderildi.He was sent by his company to Kazakhstan.
O, kazada öldü.He was killed in the accident.
Tom kaç tane ödül kazandı?How many prizes did Tom win?
Seyahat etmeye yeterli para kazanmakm için bir yıl çalışmam gerekiyor.I need to work for a year in order to have enough money to travel.
Tom kazara bir miktar fare zehiri yuttu.Tom accidentally ate some rat poison.
Tom, kazasından beri katı gıda yiyemiyor.Tom hasn't been able to eat solid food since his accident.
O, sürüş sırasında yemek yemeseydi, bir kaza geçirmezdi.If he hadn't been eating while driving, he wouldn't have had an accident.
Birisi bundan ne kazanır?What does one profit from this?
Kazara hamile kaldım.I got pregnant accidentally.
O büyük miktarda para kazandı.He won a sizeable amount of money.
"Tom ne kadar para kazanıyor?" "Nasıl bilebilirim?""How much money does Tom make?" "How would I know?"
Bir yıl içinde iki defa kaza yaptı.She had two accidents within a year.
"Tom bir otomobil kazasında öldü." "Ne kadar korkunç!""Tom was killed in an automobile accident." "How horrible!"
Zaten bir şeye sahip olduğun zaman para kazanmak daha kolaydır.It's easier to make money when you already have some.
Eğer kazanmak istiyorsan, elinden geleni yapmalısın.If you intend to win, you should do your best.
Tom'un vakit kazanması gerekiyor.Tom needs to buy time.
O kaza dikkatli olmadığın zaman olacak şeye çok iyi bir örnek.That accident is a very good example of what happens when you're not careful.
Tom sadece bana kazadan bahsetti.Tom just told me about the accident.
Kupayı kazandın mı?Did you win the trophy?
Yarışı kazandın mı?Did you win the race?
Davayı kazandın mı?Did you win the case?
Tom dün kazada yaralandı mı?Did Tom get hurt in the accident yesterday?
Herhangi biri Tom'a Mary'nin kazasından bahsetti mi?Did anyone tell Tom about Mary's accident?
Sen iyi para kazanıyorsun, değil mi?You make good money, don't you?
Her ikimizinde rahat bir şekilde yaşaması için yeterli para kazanıyorum.I make enough money for the both of us to live comfortably.
Sanırım biz çok para kazanmak üzereyiz.I think we are about to make a lot of money.
Bana senin kazayı gördüğün söylendi.I was told that you saw the accident.
Kazağında büyük bir leke var.You have a big stain on your sweater.
Tom kazayla şişedeki suyu devirdi.Tom accidentally knocked over the bottle of water.
Tom kazara takım elbise giyen insanlarla dolu bir odaya yürüdü.Tom accidentally walked into a room full of people wearing suits.
O çok para kazandı.He made a lot of money.
Hâlâ o kazadan kalma bir yara izim var.I'll still have a scar from that accident.
Tom yeni bir trompet almak için yeterli para kazanmaya çalışıyor.Tom is trying to earn enough money to buy a new trumpet.
Tom kazaya sebep olan kişi.Tom is the one who caused the accident.
Bu oyunu kazandık.We won this time.
O bir kazaydı.It was an accident.