Ana içeriğe geç
Sözlük

kaz ile cümle

kaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu bilgisayar bir sürü zaman kazandırır.This computer saves a great deal of time.
Buraya yakın bir araba kazası vardı, değil mi?There was a car accident near here, wasn't there?
Trafik kazalarının sayısı son yıllarda artmıştır.The number of traffic accidents has increased in recent years.
Kazanın olduğu yer bu mu?Is this the place where the accident happened?
Bu, kazanın olduğu yerdir.This is where the accident happened.
Böylece onun kalbini kazanmada başarılı oldu.Thus he succeeded in winning her heart.
Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.
Ken kazara yanlış otobüse bindi.Ken took the wrong bus by mistake.
Kenya 1963'te bağımsızlığını kazandı.Kenya became independent in 1963.
Gerçek yetenek, sonunda kazanır.Real ability wins in the end.
John oyun oynadığımız her zaman kazanır.John wins every time we play the game.
Oyunu kazanabileceğimizi umuyorduk.We hoped we'd be able to win the game.
Büyük ikramiyeyi kazandım.I hit the jackpot.
Dün bir araba kazası vardı.There was a car accident yesterday.
Kazadan kıl payı kurtuldum.I escaped the accident by the skin of my teeth.
Kaz bir su kuşudur.A goose is a water bird.
Kazu ona mayıs ayında Brezilya'ya gideceğini söyledi.Kazu told her that he would go to Brazil in May.
Kazu'nun Japonya'da en iyi futbol oyuncusu olduğu söylenmektedir.It is said that Kazu is the best soccer player in Japan.
Kazu sporları çok sever.Kazu likes sports very much.
Babam bir aşçılık yarışmasında bir yarışmacıydı ve birincilik ödülünü kazandı.My father was a contestant in a cooking contest and won first prize.
Babanızın bir trafik kazasında öldüğünü size bildirmem söylendi.I was told to inform you that your father was killed in an accident.
Olimpiyatlarda en önemli şey kazanmak değil ama katılmaktır.The most important thing in the Olympics is not to win but to participate.
O büyük olasılıkla oyunu kazanacak.The chances are that she will win the game.
Onun takımı muhtemelen kazanacak.His team is likely to win.
Emily konuşma yarışmasında birincilik ödülünü kazandı.Emily won first prize in the speech contest.
Takımımızın kazanma şansı çok iyi.The chances are very good that our team will win.
Hindistan İngiltere'den bağımsızlığını 1947 yılında kazandı.India gained independence from Britain in 1947.
İngiltere maçı kazanacak.England is going to win the match.
İngiltere, yarışı kazanacak.England is going to win the race.
Artık kaza için onu suçlamanın bir faydası yok.It is no use blaming him for the accident now.
Onların hepsini kazanamazsın.You can't win them all.
Onun için bir kazak örerek bir günden fazla harcadı.Many a day did she spend knitting a sweater for him.
Bir takım hataların birleşimi kazaya neden oldu.A combination of several mistakes led to the accident.
Böyle sürmeye devam ederse o, günlerden bir gün kaza geçirecek.He'll have an accident one of these days if he keeps driving like that.
O, eşi trafik kazasında ölen adam mı?Is that the man whose wife was killed in the car accident?
Bir adam çıplak elleri ile kazı yaparken görüldü.One man was seen digging with his bare hands.
O kırmızı kazak üzerinde iyi görünüyor.That red sweater looks good on you.
Onlardan hiçbirinin kazada yaralanmadığını umuyorum.I hope neither of them was injured in the crash.
Bayan, bir milyon dolar kazandığını öğrendiğinde gerçekten kafayı yedi.The lady really flipped out when she learned she had won a million dollars.
Onun sağlığı kazadan beri kötüleşti.His health has declined since the accident.
Kaza konusunda gizemli bir şey var.There is something mysterious about the accident.
O kazanın saat kaçta olduğunu biliyor musun?Do you know what time that accident happened?
Yazar bir kazada öldüğünden beri altı ay geçti.Six months have passed since the author was killed in an accident.
O takımın çok az, eğer varsa, kazanma şansı var.That team has little, if any, chance of winning.
O kazağı örmeyi bitirdin mı?Have you finished knitting that sweater?
Kaza için onu suçlayamazsın.You can't blame him for the accident.
Parayı nasıl kazandın?How did you come by the money?
Böyle büyük bir miktarda parayı nasıl kazandın?How did you come by such a big sum of money?
Kazanın hesabını nasıl verirsin?How do you account for the accident?
Kaza için sen suçlanmayacaksın.You are not to blame for the accident.
O kırmızı kazağın içinde hoş görünüyorsun.You look nice in that red sweater.
Kaza tanımın sürücününkine uyuyor.Your account of the accident corresponds with the driver's.
Onun erkek kardeşi dokuz yıl önce neredeyse bir trafik kazasında ölüyordu.Her brother nearly died in a traffic accident nine years ago.
Üç kişi kazayla ilgili üç farklı açıklama yaptı.The three people gave three different accounts of the accident.
Birincilik ödülünü kazanan Janet'ti.It was Janet that won first prize.
Birincilik ödülünü kazandım.I've won first prize!
Tasarruf edilen bir peni kazanılan bir penidir.A penny saved is a penny earned.
1979'da Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.In 1979, Mother Teresa won the Nobel Peace Prize.
Martin Luther King 1964 yılında Nobel Barış Ödülü'nü kazandı.In 1964, Rev. King won the Nobel Peace Prize.
On kadar kişi kazayı gördü.As many as ten people saw the accident.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod