Tom kazağını yanlış taraftan giydi.Tom put on his sweater wrong side out.
Tom kazağını ters giydi.Tom put on his sweater inside out.
Tom kazadan hayatta kalan tek kişiydi.Tom was the only one to survive the crash.
Suçlu Tom'un ölümünü bir kaza gibi göstermeye çalıştı.The criminal tried to make Tom's death look like an accident.
Tom, Mary'nin intiharını bir kaza gibi göstermeye çalıştı.Tom tried to make Mary's suicide look like an accident.
Aslına bakarsanız Hawaii gezisini bir ödül olarak kazandım.As a matter of fact, I won the trip to Hawaii as a prize.
Beklendiği gibi ilk sırayı kazandı.As expected, he won first place.
Sence kim kazanacak?Who do you think will win?
Tom kazık atmaya çalıştı.Tom tried to pull a fast one.
Sanırım kazanacak kişi Tom.I think Tom is the one who'll win.
İçimizden biri kazanabilir.One of us could win.
Bizden biri kazanan olabilir.One of us could be the winner.
Tom mavi bir kazak almak istediğini söyledi.Tom said he wanted to buy a blue sweater.
Tom'un evinin etrafında kazıktan yapılmış beyaz bir çit var.There's a white picket fence around Tom's house.
Tom oyunu kazandı.Tom won the game.
Tom okula giderken bir trafik kazası geçirdi.Tom was in a traffic accident on his way to school.
Tom kazağı ters giydi.Tom had his sweater on inside out.
Tom bir kaza geçirip bacağını kırdı.Tom had an accident and broke his leg.
Tom bir trafik kazasında ciddi olarak yaralandı.Tom got seriously hurt in a traffic accident.
Tom işyerinde bir kazada yaralandı.Tom got hurt in an accident at work.
Tom bir kayak kazasında boynunu kırdı.Tom got his neck broken in a ski accident.
Tom kazanın nasıl olduğunu açıkladı.Tom explained how the accident happened.
Tom benden üç kat daha fazla kazanıyor.Tom earns three times more than me.
Tom benden üç kat fazla kazanıyor.Tom earns three times more than I do.
Tom sokak müzisyeni olarak hayatını kazanıyor.Tom earns his living as a street musician.
Tom yarı zamanlı çalışarak yaklaşık ayda 300 dolar kazanır.Tom earns about $300 a month working part time.
Tom bir çukur kazdı.Tom dug a hole.
Tom arka bahçesinde bir çukur kazdı.Tom dug a hole in the backyard.
Yeni bir gitar almak için yeterli para kazanmaya çalışıyorum.I'm trying to get enough money to buy a new guitar.
Tom çikolatalı barın yarısını kaybetti ama bir arkadaş kazandı.Tom lost half of his chocolate bar, but he gained one friend.
Bana kimin kazandığını söyle.Tell me who won.
Oğlan ölü hayvan için bir mezar kazdı.The boy dug a grave for the dead animal.
Sadece bana onun bir kaza olduğunu söyle.Just tell me it was an accident.
Tom Mary'ye kazadan bahsetti.Tom told Mary about the accident.
Kaza hakkında Tom'a söyledin mi?Have you told Tom about the accident?
Tom'a kaza hakkında söylendi mi?Has Tom been told about the accident?
Kazan hakkında Tom'a söyledin mi?Did you tell Tom about your accident?
Tom'a Mary'nin kazasından bahsettin mi?Did you tell Tom about Mary's accident?
Tom sana kaza hakkında ne söyledi?What did Tom tell you about the accident?
Bize Tom'un trafik kazası geçirdiği söylendi.We were told Tom had been in an accident.
Bana Tom'un kaza geçirdiği söylendi.I've been told Tom has been in an accident.
Belki kazan hakkında Tom'a söylemenin vakti geldi de geçiyor bile.Perhaps it's time you told Tom about your accident.
Tom bir trafik kazası geçirdiğini söylemek için beni aradı.Tom called to tell me he'd been in a traffic accident.
Ne zaman Tom'a kazadan bahsetmeyi planlıyordunuz?When were you planning on telling Tom about your accident?
Sadece bana Tom'un bir trafik kazasına karıştığı söylendi.I was just told that Tom was involved in a traffic accident.
Nadal zorlu bir tenis maçını kazandı. Maç beş set sürdü.Nadal won a grueling tennis match. It lasted five sets.
Tom çalışanlarının saygı ve bağlılığını kazandı.Tom gained the respect and loyalty of his employees.
O tehlikeli bir kavis. Orada birçok kaza oldu.That's a dangerous curve. There've been many accidents there.
Sadece iyimser mi davranıyorsun yoksa gerçekten kazanacağımızı mı düşünüyorsun?Are you just being optimistic or do you really think we're going to win?
Tom kazayı nispeten yarasız atlattı.Tom survived the accident relatively unscathed.
Tom yarışı kazanmadı, mükemmel rekorunu mahvetti.Tom didn't win the race, ruining his perfect record.
Tom yarışı kazanamayarak mükemmel sicilini bozdu.Tom didn't win the race, ruining his perfect record.
En sevdiği kazağını kaybetti.She lost her favorite sweatshirt.
O bize biraz para kazandırmalı.That should save us some money.
Sadece bana çok zaman kazandırdın.You just saved me a lot of time.
Sana biraz zaman kazandırabileceğimi düşünüyorum.I think I can save you some time.
Tom'un planı bize çok para kazandırdı.Tom's plan saved us a lot of money.
Bu makine zaman kazandırmaya yardım etmeli.This machine should help save time.
Tom kazandığının %80'i tasarruf eder.Tom saves over 80% of what he earns.
Park Street'ten kaçınırsak bu zaman kazandırır.It'll save time if we avoid Park Street.