Kazandığımda heyecanlıydım.I was excited when I won.
O, kazandığında çok heyecanlıydı.She was very excited when she won.
Ben birincilik ödülü kazandım.I won first prize.
O nasıl para kazanıyor?How does he make money?
İngilizceden başka bir yabancı dili öğrenerek ne kazanacaksın?What will you gain by studying a foreign language other than English?
Üzgünüm ama zaten kazandım.Sorry, but I've already won.
Bu ay çok para kazandım.I earned a lot of money this month.
O işten çok para kazanmayacağım.I won't make a lot of money from that job.
Bunun bir kaza olduğu ihtimalini gözardı edemeyiz.We can't rule out the possibility that it was an accident.
Tom kaza yerine gelen ilk kişiydi.Tom was the first to arrive at the scene of the accident.
Tom bir kayak kazası geçirdi.Tom had a skiing accident.
Herkes kazanır!Everybody wins!
Kazağını ters giymişsin.Your sweater is inside out.
O kazağı nereden aldın? Salvation Army veya çöpten mi?Where did you get that sweater? At the Salvation Army or from the trash?
Yazım yarışmasında bir ödül kazandım.I won a prize in the spelling competition.
Yazma yarışmasında bir ödül kazandın, değil mi?You won a prize in the spelling competition, didn't you?
O, yazım yarışmasında bir ödül kazandı.He won a prize in the spelling competition.
Mary yazım yarışmasında bir ödül kazandı.Mary won a prize in the spelling competition.
Biz yazım yarışmasında ödüller kazandık.We won prizes in the spelling competition.
Onlar yazım yarışmasında ödüller kazandılar.They won prizes in the spelling competition.
Tom bir dolma aslan kazandı ve ben oyuncak bir ayı kazandım.Tom won a stuffed lion and I won a teddy bear.
Bu şirket özel bilgilerinizi üçüncü şahıslara satarak para kazanır.This company makes money by selling your private information to third-parties.
Burada bir çukur kazın ve içine altın parçaları koyun.Dig a hole here and put the gold pieces into it.
Siyah kazanır.Black wins.
Ben kaybetmedim. Sadece kazanamadım.I didn't lose. I just couldn't win.
Bu düelloyu kazanalım.Let's win this duel.
Bir araba kazasında yaralandım.I was injured in a car accident.
Bir araba kazasında yaralandın, değil mi?You were injured in a car accident, weren't you?
O bir araba kazasında yaralandı.He was injured in a car accident.
Mary bir araba kazasında yaralandı.Mary was injured in a car accident.
Bir araba kazasında yaralandık.We were injured in a car accident.
Onlar bir araba kazasında yaralandılar.They were injured in a car accident.
Ücretsiz bir araba kazandım.I won a free car.
Ücretsiz bir araba kazandın, değil mi?You won a free car, didn't you?
Bedava bir araba kazandı.He won a free car.
O ücretsiz bir araba kazandı.She won a free car.
Mary ücretsiz bir araba kazandı.Mary won a free car.
Biz ücretsiz bir araba kazandık.We won a free car.
Onlar ücretsiz bir araba kazandı.They won a free car.
Sen yazım yarışmasında ödül kazandın, değil mi?You won prizes in the spelling competition, didn't you?
O, genetik piyangoyu kazandı.He won the genetic lottery.
O, genetik piyangoyu kazandığını kabul ediyor.She admits that she won the genetic lottery.
O benden çok daha fazla para kazanıyor.He makes a lot more money than I do.
Onun kazandığından çok daha fazla para kazanırım.I make a lot more money than he does.
Tom Mary'den çok daha fazla para kazanır.Tom makes a lot more money than Mary.
Kaza onun suçu değildi.The accident wasn't his fault.
Küçük bir kazanma şansımız var mı?Do we have a small chance of winning?
Kazanma fırsatımız var mı?Do we have a chance of winning?
Kazanma şansımız var mı?Do we have any chance of winning?
Tom ailesine bakmak için yeterli para kazanmıyor.Tom doesn't earn enough money to support his family.
Tom'un yarışı kazanmasını umuyordum.I expected Tom to win the race.
Beklenildiği gibi Tom yarışı kazandı.As was expected, Tom won the race.
Araba frenleri sıkıştığında neredeyse bir kaza yapıyorduk.We nearly had an accident when the car brakes jammed.
Uçak kazasında tüm yolcular öldü.All the passengers were killed in the airplane crash.
Kazanın nedeni henüz belli değil.The cause of the accident is still not clear.
Tom'un kız arkadaşı ona bir kazak ördü.Tom's girlfriend knitted him a sweater.
Biz bunu gerçekten kazanabiliriz!We can really win this!
Saçı bir tıraş bıçağıyla kazı.Remove the hair with a razor blade.
Kazanmak istiyor musun?Do you want to win?
Brezilyalı Priscila Meirelles, 2004 yılında Dünya Güzeli ünvanını kazandı.Priscila Meirelles from Brazil won the title of Miss Earth in 2004.