Ana içeriğe geç
Sözlük

kaz ile cümle

kaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Seçimi kazanmak adayın siyasi partisi için büyük bir zaferdi.Winning the election was a great victory for the candidate's political party.
Tom sadece üç oyla seçimi kazandı.Tom won the election by just three votes.
Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.The accident damaged her car's front wheels.
Tom piyangoda 10.000 dolar kazandı.Tom won $10,000 in the lottery.
Cumhuriyetçi aday seçimi kazandı.The Republican candidate won the election.
Tom yarışı kazandı.Tom won the race.
Tren kazasında yüz kişi yaralandı.A hundred people were hurt in a train wreck.
Ben sarı kazağımı seviyorum.I love my yellow sweater.
O, yünden bir kazak giyiyor.He is wearing a woolen sweater.
O bir yün kazak giyer.He wears a woolen sweater.
Neden bir kazak giyiyorsun?Why are you wearing a sweater?
Neden bir kazak giyiyorsunuz?Why are you wearing a sweater?
İyi bir antrenörle, yüzücü mutlaka kazanır.With a good trainer, the swimmer is bound to win.
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikrine cezbedildim.I was attracted to the idea of helping others and getting money.
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikri beni cezbetti.I was attracted to the idea of helping others and getting money.
Kaza tamamen önlenebilirdi.The accident was entirely avoidable.
Bir kaza varsa, onu rapor etmeliydik.If there were an accident, we would have to report it.
Şansım olursa kazanabilirim.I may win if I have luck.
Şanslıysam kazanabilirim.I may win if I'm lucky.
Kendi çabaları ve biraz şans sayesinde, o, yarışmada birincilik ödülünü kazandı.Through his own efforts and a bit of luck, he won first prize in the contest.
Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.Languages are not carved in stone. Languages live through all of us.
Kaza senin hatan değildi.The accident wasn't your fault.
Kazadan sonra ilk bir ay sadece bir çubuk vasıtasıyla sıvı şeyler içebildi.For the first month after the accident she could only drink liquids through a straw.
Kazadan sonraki bir ay boyunca, sadece pipet kullanarak sıvı tüketebildi.For the first month after the accident she could only drink liquids through a straw.
Risk olmadan kazanç olmaz.In a calm sea, every man is a pilot.
Risk yoksa kazanç da yok.In a calm sea, every man is a pilot.
Tonlama herkesin bildiği gibi yabancı dilin kazanması zor bir parçasıdır.Intonation is a notoriously difficult part of a foreign language to acquire.
Onun ilk çalışması insanlar arasında büyük popülerlik kazandı.His first work gained great popularity among people.
Bu maçı kimin kazanacağı hala belli değil.It's still not certain who's going to win this match.
Uçak kaza yapmadan saniyeler önce pilot koltuğunu fırlattı.The pilot ejected his seat seconds before the plane crashed.
Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg neredeyse bir kazanova.The founder of Facebook, Mark Zuckerberg, is almost a casanova.
Kavanozumda bir kazanova var.There is a casanova in my jar.
O kazandıklarıyla yetiniyor.He is resting on his laurels.
Bizim ordu büyük ve cesur için ülkemiz kazanacak.Our country will win, for our army is big and brave.
Muhtemelen bir trafik kazası meydana geldi.There's probably been a traffic accident.
Bazı insanlar kendi kişisel bağlantılarını kullanarak avantaj kazanmaya çalışırSome people try to gain advantage by exploiting their personal contacts.
Haksız kazançların kimseye faydası olmaz.Ill-gotten gains never benefit anyone.
Kazaya neyin sebep olduğu hala açık değil.It is still unclear what caused the accident.
Önce bu biradan hoşlanmayabilirsin. Bu sonradan kazanılan bir tat.You might not like this beer at first. It's an acquired taste.
O bir uçak kazasında ebeveynlerini kaybetti.He lost his parents in a plane accident.
Ben günde 100 Euros kazanırım.I earn 100 Euros a day.
Az önce bir trafik kazasında en iyi arkadaşımı kaybettim.I just lost my best friend in a traffic accident.
Bir kaza vardı.There was an accident.
Yaşamımı kazanmak için şarkı söylüyorum.I sing to make my living.
O birçok yarışma kazandı.She won many competitions.
Onlar birçok yarışma kazandı.They won many competitions.
Günahla kazanılırsa, onda herhangi bir kazanç olmaz.Acquired by sin - there's no profit within.
Helal yoldan kazanılmayan kazanç, kazanç değildir.Acquired by sin - there's no profit within.
Onlar para kazanmak istiyorlardı.They wanted to earn money.
Kısa bir mücadele sonrası, onlar kazandı.After a brief fight, they won.
Onlar İngilizlerin kazanmasını umuyorlardı.They expected the British to win.
Ona kesin kazanacağını söylediler.They told him he was sure to win.
Ticaret olmadan para kazanamadılar.They could make no money without trade.
Adaylarının 1860'da kazanacağını hissettiler.They felt their candidate would win in 1860.
Seçimi kazanması için hiçbir şansının olmadığını sezinlediler.They felt he had no chance to win the election.
Bazıları savaşı kimin kazandığını umursamadığını açıkça söyledi.Some said openly that they did not care who won the war.
Amerikalı generaller kolay bir zafer kazanabileceklerine inanıyorlardı.American generals believed they could win an easy victory.
O kazanamayacağını biliyordu.He knew he could not win.
O, bir sonraki seçimi kazandı.He won the next election.
O kazançlarla ilgili vergi talep etti.He called for a tax on earnings.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod