Hız yapma kazalara neden olur.Speeding causes accidents.
Tüm köylüler kazayı biliyorlar.All the villagers know of the accident.
Birçok kumarbaz, at yarışı pistinde para kazanır ve kaybeder.Many gamblers win and lose money at the horse-race track.
Kazada çok sayıda turist yaralandı.A number of tourists were injured in the accident.
Birçok kaza dikkatsizlikten ortaya çıkar.Many accidents arise from carelessness.
Emekli olduğunda büyük bir aylık kazanmıyordu.He wasn't earning a large salary when he retired.
Tayfun Kyushu'ya doğru giderken güç kazanıyor.The typhoon is gaining strength as it heads for Kyushu.
Bu kazağı geri getireceğim çünkü o çok büyük.I am going to return this sweater because it's too big.
Kız kardeşim, bir üniversite öğrencisi, konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.My sister, a university student, won first prize in the speech contest.
Önemli olan oyunda kazanmak değil, oyunun içinde yer almak.The important thing is not to win the game, but to take part in it.
Herkes cumhurbaşkanlığı seçimlerini kimin kazanacağını görmek için nefeslerini tuttu.Everyone held their breath to see who would win the presidential election.
Top kazara patladı.The cannon went off by accident.
Kazuo hırslı bir genç adamdır.Kazuo is an ambitious young man.
Turnuvayı kimin kazanacağını düşünüyorsun?Who do you think will win the tournament?
O bana yarışı kimin kazanacağını düşündüğümü sordu.He asked me who I thought would win the race.
Kimin kazanacağı benim için önemli değil.It makes no matter to me who wins.
Kaza için kim suçlanacak?Who is to blame for the accident?
Kaza için kimse suçlanmayacak.Nobody is to blame for the accident.
Onun kaza için suçlanacağını hiç birimiz düşünmedik.None of us thought he was to blame for the accident.
Kısa zamanda çok para kazanmak kolay değildi.It was not easy to get a lot of money in a short time.
Ev sahibi takım kazandı.The home team won.
Yavaş ama istikrarlı yarışı kazanır.Slow but steady wins the race.
Ikeda benim soyadım, ve Kazuko benim ilk adımdır.Ikeda is my last name, and Kazuko is my first name.
Dikkatli sürmek kazaları önler.Careful driving prevents accidents.
Soruşturma komitesi, kazanın sebebini araştırıyor.The investigating committee is looking into the cause of the accident.
Caddeden karşıya geçerken bir kaza gördüm.When I was crossing the street, I saw an accident.
O, balık tutmaya gitmeden önce, yem için yeri kazıp birkaç solucan çıkardı.Before he went fishing, he dug up some worms for bait.
Onlar bir kaza geçirmiş olmalı.They must have had an accident.
Şirket 4 milyar dolar satıştan, 300 milyon dolar kazandı.The company earned $300 million on sales of $4,000 million.
Birçok kaza, yolun buzlu koşullarından kaynaklanıyordu.Many accidents resulted from the icy conditions of the road.
Kazanacağın çok az şeyin ve kaybedeceğin çok şeyin var.You have little to gain and much to lose.
Okuma bir kez kazanıldığında asla kaybolmayan alışkanlık türüdür.Reading is the kind of habit that once acquired is never lost.
Oyunda altın madalyayı Japonya takımı kazandı.The Japan team won the gold medal in the game.
O iyi bir atıcı olsa bu oyunu kazanırız.If he were a good pitcher, we would win this game.
Onun maçı kazanma şansı olduğuna hiç kimse inanmadı.Nobody believed he stood a chance of winning the match.
Araba kazasından sorumluydu.He was responsible for the car accident.
Onun yarışmayı kazanması gerektiği doğaldı.It was natural that he should win the contest.
Hiçbirimiz, onun uzun mesafe yarışı kazanma kararını bilmiyordu.None of us knew his decision to win the long-distance race.
Yarışı yine kazandı.He won the race again.
Onun yarışı kazandığı gerçek mi?Is it true that he won the race?
Onun birincilik ödülünü kazandığı doğrudur.It is true that he won first prize.
Altın madalya kazandığı için onu tebrik ettik.We congratulated him on winning a gold medal.
O, oyunu mutlaka kazanacak.He is certain to win the game.
Oyunu kazanması tamamen şanstı.It was pure chance that he won the game.
Ben onun bir otomobil kazasında kötü yaralandığını duyunca çok şaşırdım.I am very much surprised to hear that he got badly injured in a motorcar accident.
Onun kazanacağına 10.000 yen bahse girerim.I'll bet 10,000 yen on his winning.
Büyük ihtimalle kazanacak.There is a good chance that he will win.
Onun kazanma şansı yüksek.There is a good chance that he will win.
Onun az miktarda kazanma şansı vardır.There is little chance of his winning.
Onun seçimi kazanacağı açık.It is apparent that he will win the election.
Onun seçimi kazanması için herhangi bir olasılık var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Onun seçimi kazanması için herhangi bir ihtimal var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Onun uçak kazasında ölmemiş olması bir mucize.It's a miracle he wasn't killed in the plane crash.
Şampiyonluğu kazanması muhtemeldir.He is likely to win the championship.
Onun kalbini kazanma fırsatı olmayacak.He will have no chance of winning her heart.
Onun bir kaza geçirdiğini öğrendik.We learned that he had an accident.
Umarım kaza geçirmemiştir.I hope he hasn't had an accident.
Eğer onun hatası olmasaydı biz kazanırdık.If it had not been for his error, we would have won.
Onun yetersiz kazançlarıyla yaşamak zordu.It was difficult to live on his meager earnings.
Şirketi iflas etti ve daha da kötüsü o bir trafik kazası geçirdi.His company went bankrupt, and to make matters worse, he met with a traffic accident.