Bu ayaklanmalarda olan çarpışma mevkileri isimleri dik duvarlar üzerine kazılmıştır.Les noms des soldats morts durant ces guerres sont gravés sur les murs.
Kazılarda çeşitli takı elemanları da ele geçmiştir.Ils ont également introduit des rongeurs par accident.
Burada büyük çukurlar kazıldı ve cesetler gömüldü.Là, des puits ont été creusés dans lesquels les cadavres furent enterrés.
Mezarın kendisi henüz kazılmamıştır.La tombe elle-même n'a pas encore été fouillée.
Göl yatağına bir tünel kazıldı ancak plan başarısız oldu.On a même construit toute une série d'écluses sur la rivière, mais le plan a échoué.
Köyün içinde de kazılarda antik mezarlara rastlanılmaktadır.Le village renferme également des tombes antiques.
Burada yapılan kazılar büyük bir uygarlığı ortaya çıkaracaktır.Ces bâtiments indiquent un haut degré de civilisation.
Üçüncü dönem kazılarında üç tabaka saptanmıştır.Il expose ensuite trois tableaux au 3e Salon d’Automne.
Böylece tutsak bulunan Kazılık Koca da serbest bırakılır.Les soldats mauritaniens faits prisonniers sont également relâchés.
2008'de ikinci bir kanal kazılarak Eurogeul Kanalı genişletilmiştir.En 2008, l'Eurogeul a été élargi, une seconde voie a été creusée.
Kentlerde kazı çalışmaları, açık alanlardaki kazılardan daha zor ve karmaşıktır.Ici, leur règne est beaucoup plus dur et ouvert que dans la Gaste Grise.
Bütünüyle bir bina kazılmamıştır.Aucun appareil n'a été construit.
Bu kazılara 1972 yılında son verilmiştir.Ces essais furent achevés en 1972.
Yapının kazılarla ortaya çıkarılan bölümü güney kesimde 100 metrelik bir alanı kaplamaktadır.Un seul bâtiment de dépendance est conservé : la porcherie située à une centaine de mètres au sud.
Höyük'teki 2003 yılı kazıları Gaziantep Valiliği ve DTCF tarafından finanse edilmiştir.La loi de finances de 2003 transforme la taxe parafiscale en taxe affectée au CPDHBJO.
Kazılıkları tuzağa düşürmek çok zordur.C'est dur de marcher sur ses traces.
Hendek, geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukurdur.Mais le gouffre est bien trop profond pour y descendre.
Göbekli Tepe'de yapılan kazılarda konut olabilecek herhangi bir mimari kalıntıya ulaşılamamıştır.Dans les tubes atteints la montés de la sève brute ne se réalise plus.
Gidiş ve geliş yönleri birbirinden bağımsız olarak, iki ayrı tünel hâlinde kazılmıştır.La direction et la transmission sont limitées à deux roues respectivement.
Bütünüyle bir bina kazılmamıştır.No se ha excavado ningún edificio en su totalidad.
Kazılıkların saldırı gücü çok büyüktür.La desproporción de poder de ataque es enorme.
Kazılarda sekiz ana dönem saptanmıştır.Y en los últimos ocho, amanece (José).
Daha sonraki yıllarda yapılan kazılarda da Antiochus'un mezarı bulunamamıştır.Las excavaciones posteriores aún no han logrado encontrar la tumba de Antíoco.
Toplam alanın bir çeyreği kazılmıştır.Hasta ahora, se ha excavado menos de un cuarto del área total.
20-21 Ocak'ta mezarlar kazıldı.Entre el 8 y el 10 de septiembre se descubrieron algunas sepulturas.
Bölgedeki arkeolojik kazılar, MÖ 3. bin başlarında burada bir yerleşim olduğunu göstermektedir.Los restos arqueológicos indican que ya vivían allí en 1300.
Kazılarda hepsi Neolitik Çağ'a tarihlenen üç evrede on iki tabaka belirlenmiştir.Se recomiendan otras tres dosis durante la infancia.
İznik ve Kütahya'da yapılan kazılarda da çok sayıda Haliç işi seramik çıkarılmıştır.En los Tollos y a lo largo de todo El Saltador, se aprecian varias cuevas.
Kazıların ilk günü olan 2 Eylül 1974 gününde toplu mezardan 44 ceset çıkarıldı.El 1 de noviembre de 1994, se encontraron los cadáveres de dos chimpancés en este bosque.
Ancak tepenin mezarlık olarak kullanılıyor olması nedeniyle kazılara devam edilememiştir.La colina pronto perdió su identidad como un cementerio.
İlk arkeolojik kazılar 1933/34 yıllarında D. Bukinich tarafından yapıldı.Las primeras excavaciones en el lugar fueron hechas entre 1933 y 1934 bajo la supervisión de D. Bukínich.
Kazılarda yerleşmenin iki evreli olduğu sonucuna varılmıştır.Hay dos hipótesis sobre su llegada a los lugares de poblamiento.
Bir diğer ilginç buluntu, mezarlık kazılarında bulunan halka idollerdir.Aún más interesante, existe un número de muertes que han tenido lugar en el cementerio mismo.
Tilkitepe kazılarına başkanlık etti.Ella presidía sobre los sacrificios.
Binlerce mumyalanmış kedi Mısır'da yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır.Literalmente, millones de estos animales momificados han sido descubiertos en todo Egipto.
Arkeolojik kazılarda elde edilen bulgular bu verileri doğrulamaktadır.El hallazgo de evidencias arqueológicas lo confirman.
Kanal kazılacak yer tespit edildi.Todo el canal se encuentra soterrado.
2006 yılı kazılarında 8 metre derinlikte 19 tabaka açığa çıkmıştır.En septiembre de 2006 se reportó una profundidad mínima de 10,8 m.
Büyük bir bölümü kazılarla ortaya çıkarılan yerleşmede yenileme çalışmaları günümüzde devam etmektedir.Inmediata reconstrucción de algunas de las casas que aún hoy existen.
Babil Kralı Nabonidus tarafından Arap yarımadasında ilk arkeolojik kazılar yapıldı.En la Península arábiga, el rey babilonio Nabónido realiza los primeros estudios arqueológicos de ese país.
Kaçak Ramesseum kazılarında ortaya çıktı.Son los realizados en los bordes de las rampas.
Toprak donmuş olduğu için siper kazılamıyor, açıkta savunma yapmak ise olanaksız görünüyordu.Las unidades que conseguían anticongelante descubrían con sorpresa que también se congelaba.
Sahne binasının kalıntıları, yapılan kazılarda büyük ölçüde ortaya çıkarılmıştır.Esta vitrina es de gran importancia por los bienes en ella guardados.
1954'ten itibaren de çeşitli arkeolojik kazılar gerçekleştirdi.Desde 1964 se realizan anualmente expediciones arqueológicas.
Kazılarda, "Demir Çağı mimarisinin tahrip olduğu" görülmüştür.Declaraciones tales como «La era del islamismo ha terminado.
Yerleşim yerinin ilk kazıları 1868 yılında Charles Warren tarafından yapılmıştır.I primi scavi furono effettuati nel 1868 da Charles Warren.
Sarzec kazılarına 1901 yılnda ölünceye dek devam etti.De Sarzec continuò gli scavi ininterrottamente fino alla sua morte avvenuta nel 1901.
İki yıl ara verilen kazılara 2005 yılında yeniden başlanmıştır.Dopo due anni di attese, nel 2005 cominciarono le consegne.
Kazılarda ele geçen çanak çömlek Karaz malı olarak bilinen (koyu yüzlü açkılı mal) çanak çömlektir.Testone(argento), Mezzo Testone (argento) con al rovescio profilo di San Secondo.
Kazılarda, en alttan başlayarak romen rakamlarıyla tanımlanan yedi tabaka saptanmıştır.I sette fogli persi dall'inizio chiaramente contenevano le origini dei Romani.
Daha sonra 1985 yılında yeniden başlayan kazılar günümüze kadar sürdürülmüştür.Sono poi riprese nel 1885 e proseguono ancora ai giorni nostri.
Wiegand, Lübnan'da Baalbek'te de kazılara katıldı ve katıldığı kazı sonuçlarını yayınladı.Terminò gli scavi a Baalbek in Libano e pubblicò i risultati.
Kazılarda çeşitli takı elemanları da ele geçmiştir.Inoltre ritrasse ad acquarello diversi avvenimenti della spedizione.
Yapılan arkeolojik kazılar bunu doğrulamaktadır.Alcune evidenze archeologiche appaiono confermare ciò.
Bu ayaklanmalarda olan çarpışma mevkileri isimleri dik duvarlar üzerine kazılmıştır.I nomi dei caduti di queste guerre sono incisi sulle pareti.
Kazı çalışmalarında 9 x 13 metrelik bir alan kazılmıştır.Si svolge su un campo di 13 x 13 metri quadrati.
Kazılarda elde edilen Aiol keramiği Submyken orijinlidir.I sedimenti depositati sul fondo hanno origini disparate.
Daha sonra yere kazılan çukura yerleştirilir.Si dirigono poi a terra in direzione di un recinto fortificato abbandonato.
Üçüncü dönem kazılarında üç tabaka saptanmıştır.Avanzarono in terza posizione su quattro nel loro girone.
Mağaradaki kazılar hala devam etmektedir.Gli scavi sono comunque tuttora in corso.