Ana içeriğe geç
Sözlük

kazıl ile cümle

kazıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kötüler için çukur kazılıncaya dek, Onu sıkıntılı günlerden kurtarıp rahatlatırsın.لتريحه من ايام الشر حتى تحفر للشرير حفرة‎.
Kötüler için çukur kazılıncaya dek, Onu sıkıntılı günlerden kurtarıp rahatlatırsın.你 使 他 在 遭 難 的 日 子 、 得 享 平 安 . 惟 有 惡 人 陷 在 所 挖 的 坑 中
Kötüler için çukur kazılıncaya dek, Onu sıkıntılı günlerden kurtarıp rahatlatırsın.你 使 他 在 遭難 的 日子 、 得 享 平安 . 惟有 惡 人 陷 在 所 挖 的 坑 中
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Človek neobstojí v bezbožnosti, ale koreň spravedlivých sa nepohne.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.derék asszony koronája az õ férjének; de mint az õ csontjaiban való rothadás, [olyan] a megszégyenítõ.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ei ihminen kestä jumalattomuuden varassa, mutta vanhurskasten juuri on horjumaton.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ein gottlos Wesen fördert den Menschen nicht; aber die Wurzel der Gerechten wird bleiben.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.El hombre no se establecerá por medio de la impiedad, pero la raíz de los justos es inconmovible
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ingen människa bliver beståndande genom ogudaktighet, men de rättfärdigas rot kan icke rubbas.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ingen står fast ved Gudløshed, men retfærdiges Rod skal aldrig rokkes.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.사람이 악으로 굳게 서지 못하나니 의인의 뿌리는 움직이지 아니하느니라
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.L`homme ne s`affermit pas par la méchanceté, Mais la racine des justes ne sera point ébranlée.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Loài người chẳng phải vì hung ác mà được lập vững bền; Song rễ người công bình chẳng bị lay động.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Loài_người chẳng phải vì hung_ác mà được lập vững_bền ; Song rễ người công_bình chẳng bị lay_động .
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Nebývá trvánlivý člověk v bezbožnosti, kořen pak spravedlivých nepohne se.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ne ustanoviti se človek z brezbožnostjo, korenina pravičnih pa se nikdar ne gane.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Nie zmocni się człowiek z niezbożności; ale korzeń sprawiedliwych nie będzie poruszony.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Non resta saldo l'uomo con l'empietà, ma la radice dei giusti non sarà smossa
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.O homem não se estabelece pela impiedade; a raiz dos justos, porém, nunca será, removida.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Omul nu se întăreşte prin răutate, dar rădăcina celor neprihăniţi nu se va clătina. -
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Tak ada seorang pun yang dapat tetap jaya oleh kejahatan; tapi orang yang jujur tetap kukuh, tak tergoyahkan
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Ugudelighet hjelper intet menneske til å stå støtt, men de rettferdiges rot rokkes ikke.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Δεν θελει στερεωθη ανθρωπος δια της ανομιας η ριζα δε των δικαιων θελει μενει ασαλευτος.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Не утвердит себя человек беззаконием; корень же праведников неподвижен.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.Човек няма да се утвърди чрез беззаконие, А коренът на праведните не ще се поклати.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.לא יכון אדם ברשע ושרש צדיקים בל ימוט׃
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.لا يثبت الانسان بالشر. اما اصل الصدّيقين فلا يتقلقل.
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.人 靠 惡 行 不 能 堅 立 . 義 人 的 根 必 不 動 搖
Kötülük kişiyi güvenliğe kavuşturmaz, Ama doğruların kökü kazılamaz.人 靠 惡行 不 能 堅立 . 義人 的 根 必 不 動搖
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Allemaal net ten westen opgegraven van hier in Olduvai Gorge door de familie Leakey.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.올두바이 협곡의 바로 서쪽을 리키의 가족들이 팠습니다.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Semua digali di sebelah barat dari tempat ini di Ngarai Olduvai, oleh keluarga Leakey.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Sie wurden westlich von hier in der Olduvai-Schlucht von den Leakeys ausgegraben.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Toate trei dezgropate la vest de aici, în Olduvai Gorge, de familia Leakey.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Todos fueron excavados al oeste de aquí, en Olduvai Gorge, por la familia Leakey.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Tous déterrés à l'ouest d'ici, dans les gorges d'Olduvai, par la famille Leakey.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Tutto rinvenuto a ovest della gola di Olduvai, dalla famiglia Leakey.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Wszystkie zostały odnalezione w wąwozie Olduvai przez rodzinę Leakey'ów.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Все трое были найдены к западу отсюда, в Олдувайском ущелье семьёй Лики.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.Всички от тях, изкопани на запад от тук, в дефилето Олдувай от семейство Лиики.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.כולם נחפרו מערבית לכאן בערוץ אולדווי ע"י משפחת ליקי.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.تم استخراج احافيرها في الجهة الغربية من هذا المكان في (أولديفي جورج) عبر عائلة (ليكي)
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.どれも ほぼ同じ年代に生きていました
Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı.Bylo zde vykopáno několik mohyl, myslím, že v roce 1938.
Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı.Creo que fue en 1938 cuando se excavaron una serie de montículos.
Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı.Er werden een reeks heuvels opgegraven in 1938.
Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı.Je pense qu'il était l'année 1938 quand un ensemble de monticules étaient excavé.
Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı.Myślę, że był to rok 1938 kiedy odkopano szereg kopców.
Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı.Si trattava di una serie di sepolture, la maggior parte delle quali erano già state saccheggiate.
Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı.Tôi nghĩ rằng đó là năm 1938, khi một loạt các gò đã được khai quật.
Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı.Я думаю это было в 1938-м году, когда был проведен ряд раскопок.
Sanırım 1939 yılı olmalı, pek çok höyük kazılmıştı.ومعظم القطع الأثرية قد سُرقت إلا أن الهيكل الأساس للسفينة قد أمكن الحصول عليه
Thomas Marvel kazılmış olan garip bir duygu dedi. bir parmak, göğüs."Beh?", Ha dichiarato Thomas Marvel, con una strana sensazione di essere stata scavata nel petto da un dito.
Thomas Marvel kazılmış olan garip bir duygu dedi. bir parmak, göğüs."Bem?", Disse Thomas Marvel, com uma sensação estranha de ter sido cavados no peito por um dedo.
Thomas Marvel kazılmış olan garip bir duygu dedi. bir parmak, göğüs."Ei bine?", A declarat domnul Thomas Marvel, cu un sentiment ciudat de a fi fost săpate în piept de un deget.
Thomas Marvel kazılmış olan garip bir duygu dedi. bir parmak, göğüs."글쎄요?"미스터 토마스 마블은 몰두되어 갖는 이상한 느낌과 함께했다 손가락으로 가슴.
Thomas Marvel kazılmış olan garip bir duygu dedi. bir parmak, göğüs."Nå", sade Thomas Marvel, med en egendomlig känsla av att ha blivit grävda i bröstet med ett finger.
Thomas Marvel kazılmış olan garip bir duygu dedi. bir parmak, göğüs."No i co?" Powiedział Thomas Marvel z dziwnym uczuciem, że zostały wykopane w klatki piersiowej przez palec.
Thomas Marvel kazılmış olan garip bir duygu dedi. bir parmak, göğüs."No?" Je dejal Thomas Marvel, s čuden občutek bila izkopana v prsih s prstom.
Thomas Marvel kazılmış olan garip bir duygu dedi. bir parmak, göğüs."No," povedal pán Thomas Marvel, s podivným pocitom, že bol vykopaný v roku hrudi prstom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod