kazı ile cümle
kazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Arkeolojik kazılarla ortaya çıkarılan buluntular da bu durumu destekler niteliktedir.Archaeologically, the evidence to support sacrifices at that scale is lacking.
Kazılarda yabanıl tahıl türlerine ilişkin bir kanıt bulunamamıştır.No attempts to preserve the species in captivity seem to have been made.
Kazı çalışmaları yeraltında devam etmektedir.The excavation below ground level continues.
Film en çok da müziği ile hafızalara kazınmıştır.The music has been mostly forgotten.
Fakat bu köklü tarihin ortaya çıkarılması ancak yapılacak arkeolojik kazılarla mümkün olabilecektir.Resolution of this debate will likely need to await further archaeological discoveries.
Yerine, Kazım Orbay atandı.I see I raised a coward instead.
Çiftin üç erkek çocuğunun en büyüğüdür (diğerleri Mustafa Şefkati, İsmail Kâzım).The sailors realize their predicament: three men, but only two girls.
Höyükteki kazı çalışmaları aynı ekip tarafından 2010 yılı Eylül ayına kadar sürdürülmüştür.The court recommended that the activists be held until September of the same year.
Kazı başkanı David French, yerleşmeyi MÖ 6500-6400 yıllarına tarihlendirmektedir.The referee Michael Alexander scored it 60-53.
Kazık köklere sahiptirler.All have skillion roofs.
Kazılar sırasında büyük bir yangın ve çok sayıda deprem izlerine rastlanmıştır.Hence it has withstood many floods and also earthquakes.
İlçede yapılan tarihi kazılarda Hitit uygarlığına ait eserlere rastlanmıştır.Milling activities are historically located on watercourses.
(Vieni, o Levita - "Hukuk kaideleri üzerlerine kazılmış tabletleri getirin.")"सकाळ - केळी बाग हातची गेल्याने शेतकऱ्यांच्या घरी चूल पेटेना".
“Oluz Höyük Kazısı 2009 Dönemi Çalışmaları”, 32. Kazı Sonuçları Toplantısı -4.Blog about supported members project 2015 Wendezeiten - times of change Retrieved 26.
Museo Civico (Şehir Müzesi): Şehirde kazilarda çıkarılan birçok arkeolojik kalıntı sergilenir.Visoko's museum houses many artifacts founded by archeological excavations in the valley.
Kazılarda dört kültür katı ortaya çıkarılmıştır.Birth in Four Cultures.
Kazı alanının dar olması nedeniyle mimari yapı tam ayrıntılı belirlenememiştir.Due to coastal erosion, the refuge boundary is not well defined.
Zaman zaman yapılan inşaat ve iş kazıları sırasında tarihi eserler bulunmaktadir.Remains are still occasionally found during construction and maintenance projects.
Höyükte yapılan kazılarda üç ana dönem saptanmıştır.He was one of the three main gods worshiped by the Old Prussians.
Kuzey Nekropolis'te kazılmış bir mezar.He is buried in the Western Necropolis.
Ormerod, 1911 yılında höyükte küçük bir kazı yapmıştır.Léger proposed this taxon in 1911.
Kazılarda ortaya çıkarılan hayvan kemiklerinin % 42'si yabani sığır kemiğidir.About 42% of flowering plants exhibit a mixed mating system in nature.
Bence bu an hafızalara kazınacak."It resounds with memories."
Kazım Aras Prof.Dr.Aref Kamal Professor Dr.
Ellen bir çukura kazık çakar ve çukurun üzerini kapatır.Mulder catches a glimpse of it crawling up the outside of the house.
Kazılarda ele geçen çanak çömleğin çok kaliteli nitelikte olduğu belirtilmektedir.The assumption made here is that Archaeplastida is a valid clade.
Bu bağlanışı bağlanan nesne kazık olduğunda tercih edilir.This system is preferred where vibration is a concern.
Yazıtlar çoğu kez kolay eriyip bozulmayan malzemelere yazılır, daha doğrusu kazılır.Materials, particularly books, are often much easier to replace than to repair when damaged or worn.
Karev önceleri Daria Kaziutchitz ile birlikte çalışmaktadıydı.Early in his pairs career, Karev competed with Daria Kaziutchitz.
Ve kazık fikri de bu toplantıda ortaya atıldı.Hate speech is included in this stage.
26. Kazı Sonuçları Toplantısı.24th Chaos Communication Congress.
Yapılan arkeolojik kazılar bunu doğrulamaktadır.The most recent archaeological finds confirm this.
Kazılarda bugüne kadar iki oda mezara ulaşılmıştır.Two tomb structures have been discovered in caves to date.
Söz konusu kısa kazı çalışmasında dördüncü tabakaya kadar inildiği belirtilmektedir.It is still Affirmed as they come to the quarter pole.
Detaylandırma ise kazıma tekniği ile oluşturulur.The silhouettes are made with a delineation technique.
Kazı çalışmaları günümüze kadar devam ettirilmiştir.The stud has continued the breeding to the day.
Bu tümülüslerden bazıları Tomris Bakır döneminde kazılmış ve restore edilmiştir.Some of those bones have been returned and reburied in the mound.
Buffy ise buna bozulur ve onu kazık fırlatarak yok eder.Renee is hurt and breaks it off with him.
Ekrem Akurgal’ın kazısından sonra Dasyleion daki bilimsel araştırmalara ara verilmiştir.Since the early days of carpet science they are attributed to Damascus.
Arkeolojik kazılar tüm Kıbrıs'ta yapıldı.Archeological artifacts have been found throughout this area.
Punji kazıkları düşmanın gelmesi muhtemel bölgelere yerleştirilir.Punji sticks would be placed in areas likely to be passed through by enemy troops.
1980'lere değin bunların yalnızca ikisi tümüyle kazılıp onarılmıştır.Since the 1980s both of these areas have been gentrified.
Kazı çalışmalarına başlandığında baraj inşaati de tamamlanmış ve su tutulmaya başlanmıştı.Once these pumps were shut down, the quarry began filling with water.
Kazılar, bir test kazısı olarak 1968 yılında yapılmıştır.Passed 100 hour type test in 1968.
Kazı çalışmaları 2006 yılında yeniden başlatılmıştır.Public discussion about the future of the castle intensified again in 2006.
Kazım Han bunu kabul etmemiştir.The Han Feizi does not.
Dedim, "Gelin, kazın."I said, "Come dig."
"Kazıp çıkarın" dedim."Dig it up," I said.
Leakey ailesinin kazılarıyla burada Olduvai Gorge'da ortaya çıkarıldı.All dug up just west of here in Olduvai Gorge, by the Leakey family.
(Kazıma sesi)(Scratching)
Onun bir kanadında kazıma ile boğaz.His one flank was sore with the scraping.
Yoksulluğu henüz kökünden kazıyamayız ancak başlayabiliriz.So we cannot eradicate poverty just yet, but we can get started.
Thomas Marvel kazılmış olan garip bir duygu dedi. bir parmak, göğüs."Well?" said Mr. Thomas Marvel, with a strange feeling of having been dug in the chest by a finger.
Şeytani bir kazıma kulüpler - I've deli, sanırım.I'm in a devilish scrape--I've been mad, I think.
Ondan yapmasını beklediğimiz şey yapıcı bir biçimde ahşap kazıkların etrafina birikmesidir.What we need it to do is to be creatively crafted around the wooden piles.
Kenya'nın kuzeyindeki bir kazı esnasında bile... ...insanlara o anda ne yaptığımızı anlatabiliyoruz.Even from within an excavation in northern Kenya, we can talk to people about what we're doing.
Ve farkına vardılar ki belediye bu yangın musluklarını asla kazıp çıkarmıyor.And they noticed that the city never gets to digging out these fire hydrants.
Böylece kar yağdığında bu musluğu kazıp ortaya çıkaracağınızı kabul etmiş oluyorsunuz.So you agree to dig it out when it snows.
Telif endüstrisi internetin kuyusunu kazıyor.The copyright industry is digging a grave for the internet.
Ama bu kısacık ömrüne rağmen Nizipli Halim hafızalara kazınır.Although the series short-lived, Nizipli Halim left his mark.
İlgili Sayfalar