kazı ile cümle
kazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.管 園 的 說 、 主 阿 、 今 年 且 留 著 、 等 我 周 圍 掘 開 土 、 加 上 糞
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.管園 的 說 、 主阿 、 今年 且 留 著 、 等 我 周圍 掘 開土 、 加上 糞
"Bagger 228″ model kazıcılar 220 metre uzunluğunda ve dünyanın en büyük kara taşıtı sayılmakta.Los excavadoras Bagger 228 miden 220 metros de largo y son los más grandes vehículos terrestres en el mundo .
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Aj, na dlaních vyryl jsem tě, zdi tvé jsou vždycky přede mnou.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ecco, ti ho disegnato sulle palme delle mie mani, le tue mura sono sempre davanti a me
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Eis que nas palmas das minhas mãos eu te gravei; os teus muros estão continuamente diante de mim.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Glej, na obe dlani sem si te vdolbel; zidovi tvoji so vedno pred mano.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.He aquí que en las palmas de mis manos te tengo grabada; tus murallas están siempre delante de mí
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Hľa, na svojich dlaniach som ťa vyryl, tvoje múry sú vždycky predo mnou.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Iată că te-am săpat pe mînile Mele, şi zidurile tale sînt totdeauna înaintea ochilor Mei!
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ímé, az én markaimba metszettelek fel téged, kõfalaid elõttem vannak szüntelen.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Katso, kätteni hipiään olen minä sinut piirtänyt, sinun muurisi ovat aina minun edessäni.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.내가 너를 내 손바닥에 새겼고 너의 성벽이 항상 내 앞에 있나니
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Nầy ta đã chạm ngươi trong lòng bàn tay ta; các tường thành ngươi thường ở trước mặt ta luôn.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Nầy ta đã chạm ngươi trong lòng bàn_tay ta ; các tường thành ngươi thường ở trước mặt ta luôn .
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Oto na dłoniach swoich wyrysowałem cię; mury twoje zawżdy są przedemną.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, I begge mine hender har jeg tegnet dig, dine murer står alltid for mig.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, i mine Hænder har jeg tegnet dig, dine Mure har jeg altid for Øje.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Se, på mina händer har jag upptecknat dig; dina murar stå alltid inför mina ögon.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Siehe, in die Hände habe ich dich gezeichnet; deine Mauern sind immerdar vor mir.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Voici, je t`ai gravée sur mes mains; Tes murs sont toujours devant mes yeux.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Yerusalem, Aku selalu ingat padamu; namamu Kuukir di telapak tangan-Ku
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ιδου, επι των παλαμων μου σε εζωγραφισα τα τειχη σου ειναι παντοτε ενωπιον μου.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Вот, Я начертал тебя на дланях Моих ; стены твои всегда предо Мною.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.Ето, на дланите Си съм те врязал: Твоите стени са винаги пред Мене.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.הן על כפים חקתיך חומתיך נגדי תמיד׃
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.هوذا على كفي نقشتك. اسوارك امامي دائما.
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.看 哪 、 我 將 你 銘 刻 在 我 掌 上 、 你 的 牆 垣 常 在 我 眼 前
Bak, adını avuçlarıma kazıdım, Duvarlarını gözlüyorum sürekli.看哪 、 我將 你 銘刻 在 我 掌上 、 你 的 牆垣 常 在 我眼前
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.A říkal mi, že bychom se je měli pokusit vyhladit.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.A vravel mi, že by sme sa mali posnažiť a vyhubiť tieto veci.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Azt mondta, meg kéne próbálnunk kipusztítani ezeket az állatokat.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Dia memberi tahu saya bahwa kita harus benar-benar mencoba memberantasnya.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu."Dobbiamo provare a sterminarli", mi diceva.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Et il me disait que nous devrions vraiment tenter de les éradiquer
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Hän sanoi, että meidän pitäisi yrittää hävittää ne otukset.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Hij zei: we zouden echt moeten proberen deze dingen uit te roeien.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.이렇게 더러운 짐승들은
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Mówił mi, że powinniśmy spróbować się ich pozbyć.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Mου έλεγε ότι πρέπει να προσπαθήσουμε να εξαλείψουμε αυτά τα πλάσματα.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Och han sa till mig att vi borde faktiskt försöka utrota dem.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Og han fortalte mig at vi virkelig burde prøve at udrydde disse tingester.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Rekel je, da bi bilo treba ta problem rešiti.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Si imi spunea ca trebuie intr-adevar sa incercam sa eradicam chestiile astea.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Und er erklärte mir, dass wir diese Viecher eigentlich auslöschen sollten.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Và anh ấy nói với tôi rằng thật đấy, ta cần phải cố gắng trừ tiệt cái lũ này.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Y me decía que debíamos intentar erradicarlos.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Він казав мені, що ми зобов'язані припинити це.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.И ми разправяше как наистина трябвало да се опитаме да ги изтребим.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.Он мне сказал, что этим следует заняться всерьёз и постараться истребить их.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.הוא אמר שחייבים לנסות לחסל את הדברים האלה.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.وكان يخبرني أنه علينا حقاً، القضاء على كل هذه الأشياء.
Bana sahiden kargaların kökünü kazımamız gerektiğini anlatıyordu.退治しなきゃ と言う彼に 僕は
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Ik ben Iers en Engeland heeft aan ons de schacht gegeven Van over 500 jaren en meer.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Jsem Ir a Anglièani nám dávali kapky víc než 500 let.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Ker sem Irec in nam gredo Angleži že 500 let na živce.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Soy irlandés y los ingleses nos han tratado mal... desde hace más de 500 anos.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Sunt irlandez şi englezii continuă să ne arate scula de peste 500 ani încoace.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Tôi đang Ailen và tiếng Anh đã cho chúng ta những trục trong hơn 500 năm và đếm.
Ben İrlandalıyım ve İngiliz bize slang kazığı veriyor 500den fazla yıldır.Είμαι Ιρλανδός και οι "γγλοι μας έχουν στην πίεση εδώ και 500 χρόνια.
İlgili Sayfalar