kazı ile cümle

kazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
- Ama kazıya başladık.- Het boren is gestart.
- Ama kazıya başladık.-Poraukset on aloitettu.
- Ama kazıya başladık. - Stevens, onları kaybediyoruz.'Aber wir haben angefangen zu bohren.'
- Ama kazıya başladık. - Stevens, onları kaybediyoruz.Mindjárt megszakad.
- Ama kazıya başladık.-Vrtáme.
- Ama kazıya başladık.Ya empezamos a taladrar. Se nos va.
- Ama kazıya başladık.Η γεώτρηση άρχισε.
- Ama kazıya başladık.- Експертите тук!
- Ama kazıya başladık.Сондажът започна.
- Ama kazıya başladık.."יוסטון, כאן "פרידום
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Avant que les états s'unissent, ils délimitaient leur territoire.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Az USA megalakulása előtt az egyes államok kicövekelték területük határait.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Bevor die Staaten sich zusammen fügten, stecken sie ihr Hoheitsgebiet ab.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Ennen USA:n osavaltioiden yhdistymistä niillä oli tapana aidata alueensa.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Înainte ca statele să se unească, se obișnuia ca ca fiecare stat sa dispună de propriul teritoriu.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Innan staterna fogades samman brukade de staka ut sitt territorium.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Než se státy spojily dohromady, ohraničovaly si svoje území.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Preden so se države združile, so nadzorovale svoje ozemlje.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Prima di arrivare a unirsi, gli stati usavano mettere dei confini
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Voor de staten verenigden, bakenden ze elk hun territorium af.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Zanim Stany się połączyły, wyznaczały granice swoich terytoriów.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Πριν από την ένωση των πολιτειών, συνήθιζαν να περιφράσσουν το έδαφός τους.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.До объединения штатов шла непрерывная борьба за территорию.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.Преди САЩ да се обединят, отделните щати са защитавали териториите си.
Amerikan eyaletleri, birleşmeden önce bölgelerini kazıklarla çevirirlerdi.قبل اتحاد الولايات مع بعضها، كانوا يطوقون مناطقهم.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Ale akonáhle sa revolucionari dostali k mu, prebodli ho, odrezali mu hlavu, a napichli ho na kopiju.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Ale kiedy rewolucjoniści dopadli go, zasztyletowali go, obcięli mu głowę i włożyli ją na pikę.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."오 유혈 사태가 너무 많아!" 그런데 혁명가들이 한 번 그를 사로잡자 그들은 그를 찌르고 그의 머리를 잘라서 그것을 창에 꽂았습니다
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Αλλά μόλις οι Επαναστάτες τον έπιασαν, τον μαχαίρωσαν, αποκεφάλισαν και έβαλαν το κεφάλι του σε μια λόγχη
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Та коли революціонери до нього дісталися, його зарізали. Йому відрубали голову.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."הו, ישנה יותר מידי שפיכת דם" אבל ברגע שהמהפכנים הגיעו אליו, הם דקרו אותו, ערפו את ראשו ושמו אותו על כידון
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."أأه, هنالك الكثير من سفك الدماء" ولكن حين توصل له الثوار، طعنوه، قطعوا رأسه، ووضعوها على رمح.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.首を切り落とし、槍の先に刺しました。 それから彼らはパリ市長のところへ戻って、市長を撃ちました。
Arkeologlar kazı yaparken nerede, hangi katmanda duracaklarına nasıl karar veriyorlar?Как же археологи понимают, что пора остановиться?
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...De fapt, multe dintre statui, când le excavezi, spatele e perfect neted -- neted aproape ca sticla.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...In feite zijn veel beelden, als je ze opgraaft, volkomen glad -- bijna als glas.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...사실 많은 석상들은 발굴당시 뒷면이 아주 매끄러웠답니다. 거의 유리처럼요.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...Всъщност повечето от статуите, когато се дълбае в тях, задната част е напълно гладка, почти като стъкло.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...На самом деле, спины многих статуй при раскопке абсолютно гладкие — как стекло.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...למעשה, ברבים מהפסלים, כאשר מוציאים אותם מהאדמה, הגב חלק לחלוטין -- ממש כמו זכוכית.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...فى الواقع، أغلب التماثيل عند إستكشافها، مؤخرتها ناعمة جداً، كنعومة الزجاج
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...うしろは全くもって滑らかだった ーほとんどガラスのような滑らかさだ でも外に置かれ風雨にさらされること 1000年の後には
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Ale on odpowiadając rzekł mu: Panie! zaniechaj go jeszcze i na ten rok, aż je okopię i obłożę gnojem;
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.A on odpovedal a riekol mu: Pane, ponechaj ho ešte i tento rok, až ho okopem a pohnojím,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Entonces él le respondió diciendo: 'Señor, déjala aún este año, hasta que yo cave alrededor de ella y la abone
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Er aber antwortete und sprach zu ihm: Herr, laß ihn noch dies Jahr, bis daß ich um ihn grabe und bedünge ihn,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Kẻ trồng nho rằng : Thưa chúa , xin để lại năm nầy nữa , tôi sẽ đào đất xung_quanh nó rồi đổ phân vào .
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Kẻ trồng nho rằng: Thưa chúa, xin để lại năm nầy nữa, tôi sẽ đào đất xung quanh nó rồi đổ phân vào.
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.대답하여 가로되 주인이여 금년에도 그대로 두소서 내가 두루 파고 거름을 주리니
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.'Laat hem nog één jaar staan', antwoordde de tuinman. 'Ik zal hem extra goed verzorgen en mest geven.
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Ma quegli rispose: Padrone, lascialo ancora quest'anno finché io gli zappi attorno e vi metta il concim
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Men han svarte ham: Herre! la det ennu stå dette år, til jeg får gravd omkring det og lagt gjødning på,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.On pak odpověděv, řekl jemu: Pane, ponechejž ho i tohoto léta, ažť jej okopám a ohnojím,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.On pa odgovori in reče: Gospod, pusti jo še to leto, da jo okopljem in ospem z gnojem,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Respondeu-lhe ele: Senhor, deixa-a este ano ainda, até que eu cave em derredor, e lhe deite estrume;
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.А той в отговор му рече: Господарю, остави я и това лято, докле разкопая около нея и насипя тор;
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Він же, озвавшись, каже йому: Господи, зостав її і на се лїто, поки прокопаю круг неї та обложу гноєм,
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.Но он сказал ему в ответ: господин! оставь ее и на этот год, пока я окопаю ее и обложу навозом, –
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.ויען ויאמר אליו אדני הניחה אתה עוד השנה הזאת עד כי אעדר ושמתי דמן סביבותיה׃
‹‹Bağcı, ‹Efendim› diye karşılık verdi, ‹Ağacı bir yıl daha bırak, bu arada ben çevresini kazıp gübreleyeyim.فاجاب وقال له يا سيد اتركها هذه السنة ايضا حتى انقب حولها واضع زبلا.
İlgili Sayfalar