kazı ile cümle
kazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Altın yumurtlayan kazı kesme.Don't kill the goose that lays the golden eggs.
O, eve girmeden önce ayakkabılarını kazıyarak temizledi.She scraped her shoes clean before she entered the house.
Neden politikacı çoğunluğun görüşünün kökünü kazımaya çalışıyor?Why is the politician trying to kill off the opinions of the majority?
Tony adını bir ağacın üstüne bıçakla kazıdı.Tony carved his name on a tree with a knife.
Olay onun hafızasına kazınmıştı.The incident was etched in his memory.
Köpek bir çukur kazıyordu.The dog was digging a hole.
Bir adam çıplak elleri ile kazı yaparken görüldü.One man was seen digging with his bare hands.
O, kendi mezarını kazıyor.He is digging his own grave.
Erkek çocuğu ağacın üzerine adını kazıdı.The boy carved his name on the tree.
O, balık tutmaya gitmeden önce, yem için yeri kazıp birkaç solucan çıkardı.Before he went fishing, he dug up some worms for bait.
O, çamuru botlarından kazıyarak temizledi.He scraped the mud off his boots.
Hangi Rus'u kazısan altından Tatar çıkar.Scratch a Russian and find a Tartar.
Ne! Bu tişört 3000 yen mi? Kazık bu!What! This T-shirt is 3,000 yen? This is a rip-off!
Onlar çukur kazıyorlar.They're digging a hole.
Kendi mezarını kazıyor.She's digging her own grave.
Derin bir çukur kazın.Dig a deep hole.
Kazı sırasında insan kalıntıları bulundu.Human remains were found during the excavation.
Beni kazıklamayın.Don't rip me off!
Yerden kir kazıyabilirsin.You can dig dirt from the ground.
Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.Languages are not carved in stone. Languages live through all of us.
O beni elli dolar kazıkladı.He stiffed me for fifty bucks.
Tom kazıklandı.Tom got ripped off.
Tom seni kazıkladı.Tom ripped you off.
Dilinizi temizlemek için bir dil kazıyıcı kullanabilirsiniz.You can use a tongue scraper to clean your tongue.
Çocuk ismini ağaca kazıdı.The boy carved his name in the tree.
Tony bir bıçakla adını bir ağaca kazıdı.Tony carved his name in a tree with a knife.
Çift meşe ağacının üzerine kendi baş harflerini kazıdı.The couple carved their initials into the oak tree.
Çift baş harflerini meşe ağacına kazıdı.The couple carved their initials in an oak tree.
Çiftler baş harflerini meşe ağaçlarına kazıdılar.The couples carved their initials in oak trees.
Tom kazıklandığını düşünüyor.Tom thinks he's getting ripped off.
Kazık gibi durma.Don't just stand there.
Tom bir çukur kazıyor.Tom is digging a hole.
Bir kuyu kazıyorum.I am digging a well.
Biz arka bahçede bir kuyu kazıyoruz.We are digging a well in the backyard.
Bana kazık atmaya çalışma!Don't try to pull a fast one on me!
O bana kazık atmaya çalıştı.He tried to pull a fast one on me.
Tom bana kazık attı.Tom ripped me off.
Bizin niyetimiz asla seni kazıklamak değildi.It was never our intention to overcharge you.
Tom okulun önündeki büyük meşe ağacına adının baş harflerini kazıdı.Tom carved his initials on the large oak tree in front of the school.
Onun kazını daha fazla zarar vermeden önce pişirmeliyiz.We must cook his goose before he can do any more harm.
Ben otuz yıldır bir mezar kazıcısıydım.I was a grave digger for thirty years.
Kazıklar yüksekti.The stakes were high.
Bence kazık yemişsin.I'd say you got taken.
Karıncayiyenler mükemmel kazıcıdırlar.Aardvarks are excellent diggers.
Burada bir çukur kazın ve içine altın parçaları koyun.Dig a hole here and put the gold pieces into it.
Saçı bir tıraş bıçağıyla kazı.Remove the hair with a razor blade.
Bir tane kazıp çıkardım.I dug one up.
Tom arabasını kardan kazıp çıkarmak zorunda kaldı.Tom had to dig his car out of the snow.
Tom bize kazık attı.Tom ripped us off.
Saçını kazırsan daha gür çıkar.If you shave your hair, it will grow back thicker.
Tom kazık atmaya çalıştı.Tom tried to pull a fast one.
Tom'un evinin etrafında kazıktan yapılmış beyaz bir çit var.There's a white picket fence around Tom's house.
Tom kendi mezarını kazıyor.Tom is digging his own grave.
Biz hükümetin kökünü kazıyacağız.We are going to root out the government.
Tom botlarından çamuru kazıdı.Tom scraped the mud off his boots.
Tom Mary'nin eski çoraplarıyla domateslerini kazığa bağladı.Tom staked his tomatoes with Mary's old stockings.
Kendi mezarını kazıyorsun, Tom.You're digging your own grave, Tom.
Siz kendi mezarlarınızı kazıyorsunuz.You're digging your own graves.
Ben dizimi kazıdım.I scraped my knee.
Çocuklar kumu kazıyorlar.The kids dig in the sand.
İlgili Sayfalar