kaynana ile cümle
kaynana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Entró Jesús en la casa de Pedro, y vio que su suegra estaba postrada en cama con fiebre
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.És bemenvén Jézus a Péter házába, látá, hogy annak napa fekszik és lázas.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.In ko pride Jezus na Petrov dom, vidi taščo njegovo, da leži in jo trese mrzlica.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Isus S'a dus apoi în casa lui Petru, şi a văzut pe soacra acestuia zăcînd în pat, prinsă de friguri.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Jésus se rendit ensuite à la maison de Pierre, dont il vit la belle-mère couchée et ayant la fièvre.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Jezus kwam in het huis van Petrus en zag dat Petrus' schoonmoeder met koorts in bed lag.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.예수께서 베드로의 집에 들어가사 그의 장모가 열병으로 앓아 누운 것을 보시고
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Kun Jeesus tuli Pietarin kotiin, näki hän hänen anoppinsa makaavan sairaana kuumeessa.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.När Jesus sedan kom in i Petrus' hus, fick han se hans svärmoder ligga sjuk i feber.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Og da Jesus kom inn i Peters hus, så han at hans svigermor lå til sengs og hadde feber;
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Og Jesus kom ind i Peters Hus og så, at hans Svigermoder lå og havde Feber.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Ora, tendo Jesus entrado na casa de Pedro, viu a sogra deste de cama; e com febre.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Und Jesus kam in des Petrus Haus und sah, daß seine Schwiegermutter lag und hatte das Fieber.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Yesus pergi ke rumah Petrus. Di situ Ia melihat ibu mertua Petrus sedang sakit demam di tempat tidur
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Και ελθων ο Ιησους εις την οικιαν του Πετρου, ειδε την πενθεραν αυτου κατακοιτον και πασχουσαν πυρετον
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.И когато дойде Исус в къщата на Петра, видя, че тъща му лежеше болна от треска.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.І прийшов Ісус до Петрової господи, та й побачив, що теща його лежить у пропасниці.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Придя в дом Петров, Иисус увидел тещу его, лежащую в горячке,
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.ויבא ישוע ביתה פטרוס וירא את חמותו נפלת למשכב כי אחזתה הקדחת׃
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.ولما جاء يسوع الى بيت بطرس رأى حماته مطروحة ومحمومة.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.耶 穌 到 了 彼 得 家 裡 、 見 彼 得 的 岳 母 害 熱 病 躺 著
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.耶穌 到 了 彼得 家裡 、 見 彼得 的 岳母 害熱 病 躺著
Kaynana Dili, çünkü bu bitki CO2'yi oksijene geceleri dönüştürmektedir.Nazywamy ją rośliną sypialnianą, ponieważ zamienia CO2 na tlen w nocy.
Kaynana Dili, çünkü bu bitki CO2'yi oksijene geceleri dönüştürmektedir.O numim plantă de dormitor, pentru că pe timpul nopţii transformă dioxidul de carbon în oxigen.
Kaynana Dili, çünkü bu bitki CO2'yi oksijene geceleri dönüştürmektedir.Vi kallar den för sovrumsplanta, eftersom den konverterar koldioxid till syre under nattetid.
Kaynana Dili, çünkü bu bitki CO2'yi oksijene geceleri dönüştürmektedir.Wir bezeichnen ihn als Schlafzimmerpflanze, da er Nachts CO2 in Sauerstoff umwandelt.
Kaynana Dili, çünkü bu bitki CO2'yi oksijene geceleri dönüştürmektedir.Мы называем его растением для спальни, потому что оно преобразует углекислый газ в кислород по ночам.
Kaynana Dili, çünkü bu bitki침실 식물 이라고도 불리우는데요,
Kaynana Dili, çünkü bu bitkiואנו מכנים אותו 'צמח חדר שינה',
Kaynana Dili, çünkü bu bitkiونسميه نبات غرفة النوم
Kaynana Dili, çünkü bu bitki夜、二酸化炭素を酸素に変えるからなんです
Kaynana Dili ve Denizlahanası.산세베리아, 그리고 스킨답서스입니다.
Kaynana Dili ve Denizlahanası.la Sansevière et le Pothos.
Kaynana Dili ve Denizlahanası.la Sansevieria e l'Epipremnum
Kaynana Dili ve Denizlahanası.lengua de suegra y potos (o planta del dinero en inglés).
Kaynana Dili ve Denizlahanası.Lidah Mertua dan pohon bonsai (Crassula ovata).
Kaynana Dili ve Denizlahanası.Svokrine Jazyky a Šplhavník.
Kaynana Dili ve Denizlahanası.Vrouwetongen en de slingerplant Epipremnum.
Kaynana Dili ve Denizlahanası.Свекървин език (сансевиерия трифасията) и дърво на парите (епипремнум ореум).
Kaynana Dili ve Denizlahanası.כידונן תלת-פסי ופוטוס.
Kaynana Dili ve Denizlahanası.لسان الحما ونبتة المال
Kaynana Dili ve Denizlahanası.学名はご覧の通りです
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Átkozott, a ki az õ napával hál! És mondja az egész nép: Ámen!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.,,Blestemat să fie cel ce se va culca cu soacră-sa!`` -Şi tot poporul să răspundă: ,,Amin!``
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Ðáng rủa sả thay kẻ nào nằm cùng bà gia mình! Cả dân sự phải đáp: A-men!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Ðáng rủa_sả thay kẻ nào nằm cùng bà_gia mình ! Cả dân_sự phải đáp : A-men !
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek."Forbandet enhver, som har Samleje med sin Hustrus Moder!" Og hele Folket skal svare: "Amen!"
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Förbannad vare den som ligger hos sin svärmoder. Och allt folket skall säga: »Amen.»
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Forbannet være den som ligger hos sin hustrus mor! Og alt folket skal si: Amen.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.I będzie niebo twoje, które jest nad głową twoją, miedzianem, i ziemia, która jest pod tobą, żelazną.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Kirottu olkoon se, joka makaa anoppinsa kanssa. Ja kaikki kansa sanokoon: `Amen`.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.장모와 구합하는 자는 저주를 받을 것이라 할 것이요 모든 백성은 아멘 할지니라
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maldito aquele que se deitar com sua sogra. E todo o povo dirá: Amém.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek."'¡Maldito el que se acueste con su suegra!' Y todo el pueblo dirá: '¡Amén!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maledetto chi si unisce con la suocera! Tutto il popolo dirà: Amen
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Maudit soit celui qui couche avec sa belle-mère! -Et tout le peuple dira: Amen!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Proklet bodi, kdor leži pri svoji tašči! In vse ljudstvo naj reče: Amen!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.'Terkutuklah orang yang bersetubuh dengan ibu mertuanya.' 'Amin!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Verflucht sei, wer bei seiner Schwiegermutter liegt! Und alles Volk soll sagen: Amen.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlořečený, kdož by obýval s svegruší svou; i odpoví všecken lid: Amen.