kaynana ile cümle

kaynana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu üç bitki: Areka palmiyesi, Kaynana Dili ve Denizlahanası.Ba loại cây đó là cau Areca, cây "lưỡi cọp", và cây "kim ngân".
Bu üç bitki: Areka palmiyesi, Kaynana Dili ve Denizlahanası.Cele 3 plante sunt Areca, Limba Soacrei şi Plata Banilor.
Bu üç bitki: Areka palmiyesi, Kaynana Dili ve Denizlahanası.De tre växterna är arecapalm, svärmorstunga och judaspenningar.
Bu üç bitki: Areka palmiyesi, Kaynana Dili ve Denizlahanası.Diese drei Pflanzen sind die Goldfruchtpalme, der Bogenhanf und die Efeutute.
Bu üç bitki: Areka palmiyesi, Kaynana Dili ve Denizlahanası.Nämä kolme kasvia ovat arekapalmu, anopinkieli ja kultaköynnös.
Bu üç bitki: Areka palmiyesi, Kaynana Dili ve Denizlahanası.Te trzy rośliny to areka żółtawa, sansewieria gwinejska (wężownica) i epipremnum złote (rafidofora)
Bu üç bitki: Areka palmiyesi, Kaynana Dili ve Denizlahanası.Ty tři rostliny jsou palma areková, tchýnin jazyk a potos (penízovka).
Bu üç bitki: Areka palmiyesi, Kaynana Dili ve Denizlahanası.Цими трьома рослинами є бетельна пальма, сансев'єра і епіпремнум золотистий.
Bu üç bitki: Areka palmiyesi, Kaynana Dili ve Denizlahanası.Эти три растения, это - арековая пальма, сансевиерия и сциндапсус.
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Căci am venit să despart pe fiu de tatăl său, pe fiică de mamă-sa, şi pe noră de soacră-sa.
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim."내가 온 것은 사람이 그 아비와, 딸이 어미와, 며느리가 시어미와 불화하게 하려 함이니"
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Lebo som prišiel rozdeliť človeka proti jeho otcovi a dcéru proti jej materi a nevestu proti jej svokre,
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Porque eu vim pôr em dissensão o homem contra seu pai, a filha contra sua mãe, e a nora contra sua sogra;
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Prišel sem namreč, da ločim človeka od njegovega očeta in hčer od matere njene in nevesto od tašče njene,
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Sono venuto infatti a separare la nuora dalla suocera
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Ta đến để phân rẽ con trai với cha, con gái với mẹ, dâu với bà gia;
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Ta đến để phân_rẽ con_trai với cha , con_gái với mẹ , dâu với bà_gia ;
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.Защото дойдох да настроя човек против баща му, дъщеря против майка й, и снаха против свекърва й;
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.ибо Я пришел разделить человека с отцом его, и дочь с матерью ее, и невестку со свекровью ее.
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.כי באתי להפריד איש מאביו ובת מאמה וכלה מחמותה׃
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.فاني جئت لأفرّق الانسان ضد ابيه والابنة ضد امها والكنة ضد حماتها.
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.因 為 我 來 、 是 叫 人 與 父 親 生 疏 、 女 兒 與 母 親 生 疏 、 媳 婦 與 婆 婆 生 疏
Çünkü ben babayla oğulun, anneyle kızın, gelinle kaynananın arasına ayrılık sokmaya geldim.因為 我 來 、 是 叫人 與 父親 生疏 、 女 兒與 母親 生疏 、 媳婦與 婆婆 生疏
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.A tak sišla na humno a urobila všetko tak, ako jej rozkázala jej svokra.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.A tak szła na one bojewisko, i uczyniła to, co jej rozkazała świekra jej.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Die avond ging zij naar de dorsvloer en deed precies wat haar schoonmoeder had gezegd.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Elle descendit à l`aire, et fit tout ce qu`avait ordonné sa belle-mère.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Então desceu � eira, e fez conforme tudo o que sua sogra lhe tinha ordenado.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Entonces Rut bajó a la era e hizo todo lo que su suegra le había mandado
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.És lement a szérûre, és mindent úgy cselekedett, a mint napaasszonya parancsolta.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.In odide doli na gumno in stori vse, kakor ji je bila velela tašča njena.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.그가 타작 마당으로 내려가서 시모의 명대로 다 하니라
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Nàng bèn đi xuống sân đạp lúa , và làm theo mọi điều mẹ chồng mình đã dặn .
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Nàng bèn đi xuống sân đạp lúa, và làm theo mọi điều mẹ chồng mình đã dặn.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Niin hän meni alas puimatantereelle ja teki aivan niin, kuin hänen anoppinsa oli häntä käskenyt.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Och hon gick ned till tröskplatsen och gjorde alldeles såsom hennes svärmoder hade bjudit henne.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Rut s'a pogorît la arie, şi a făcut tot ce poruncise soacră-sa.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Så gik hun ned på Tærskepladsen og gjorde alt, hvad hendes Svigermoder havde pålagt hende.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Så gikk hun ned til treskeplassen og gjorde aldeles som hennes svigermor hadde pålagt henne.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Scese all'aia e fece quanto la suocera le aveva ordinato
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Sie ging hinab zur Tenne und tat alles, wie ihre Schwiegermutter geboten hatte.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Šla tedy na to humno, a učinila všecko, což jí rozkázala svegruše její.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.Και κατεβη εις το αλωνιον και εκαμε παντα οσα προσεταξεν εις αυτην η πενθερα αυτης.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.И пошла на гумно и сделала все так, как приказывала ей свекровь ее.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.И тъй слезе на гумното, та стори всичко, що й заповяда свекърва й.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.ותרד הגרן ותעש ככל אשר צותה חמותה׃
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.فنزلت الى البيدر وعملت حسب كل ما أمرتها به حماتها.
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.路 得 就 下 到 場 上 、 照 他 婆 婆 所 吩 咐 他 的 而 行
Harman yerine giderek kaynanasının her dediğini yaptı.路 得 就 下到 場上 、 照 他 婆婆 所 吩咐 他 的 而行
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Amândoi spuneau cã se temeau de soacre.
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Beide hatten Angst vor der Schwiegermutter.
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Elles avaient peur de leur belle-mère.
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Obydwaj twierdzili, że to ze strachu przed ich teściową.
İkisi de kaynanalarından korktuklarını söylemişti.Και οι δύο λέγανε οτι φοβόντουσαν την πεθερά τους.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.A gdy Jezus przyszedł do domu Piotrowego, ujrzał świekrę jego, leżącą na łożu i mającą gorączkę.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.A keď prišiel Ježiš do domu Petrovho videl jeho svokru, že leží a má horúčku,
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.A přišed Ježíš do domu Petrova, uzřel svegruši jeho, ana leží a má zimnici.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Ðoạn , Ðức_Chúa_Jêsus vào nhà Phi - e-rơ , thấy bà_gia người nằm trên giường , đau rét .
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Ðoạn, Ðức Chúa Jêsus vào nhà Phi -e-rơ, thấy bà gia người nằm trên giường, đau rét.
İsa Petrusun evine geldiğinde onun kaynanasının ateşler içinde yattığını gördü.Entrato Gesù nella casa di Pietro, vide la suocera di lui che giaceva a letto con la febbre

İlgili Sayfalar