kaynana ile cümle

kaynana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
55
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Zlorečený, kto by ležal so svojou svokrou. A všetok ľud povie: Ameň.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Επικαταρατος οστις κοιμηθη μετα της πενθερας αυτου. Και πας ο λαος θελει ειπει, Αμην.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклет, който лежи с тъща си. И всичките люде да кажат: Амин!
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.Проклят, кто ляжет с тещею своею! И весь народ скажет: аминь.
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ארור שכב עם חתנתו ואמר כל העם אמן׃
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.ملعون من يضطجع مع حماته. ويقول جميع الشعب آمين
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.與 岳 母 行 淫 的 、 必 受 咒 詛 . 百 姓 都 要 說 、 阿 們
‹‹ ‹Kaynanasıyla yatana lanet olsun!› ‹‹Bütün halk, ‹Amin!› diyecek.與 岳母 行淫 的 、 必 受 咒詛 . 百姓 都 要 說 、 阿們
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.A Simon napa pedig hideglelésben fekszik vala, és azonnal szólának néki felõle.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.A Šimonova svokra ležala v horúčke, a hneď mu povedali o nej.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.A sogra de Simão estava de cama com febre, e logo lhe falaram a respeito dela.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.A świekra Szymonowa leżała, mając gorączkę, o której mu wnet powiedzieli.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Ja Simonin anoppi makasi sairaana kuumeessa, ja kohta he puhuivat hänestä Jeesukselle.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.시몬의 장모가 열병으로 누웠는지라 사람들이 곧 그의 일로 예수께 여짜온대
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.La belle-mère de Simon était couchée, ayant la fièvre; et aussitôt on parla d`elle à Jésus.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.La suegra de Simón estaba en cama con fiebre; y de inmediato le hablaron de ella
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.La suocera di Simone era a letto con la febbre e subito gli parlarono di lei
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Men Simons svärmoder låg sjuk i feber, och de talade strax med honom om henne.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Men Simons Svigermoder lå og havde Feber, og straks tale de til ham om hende;
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Men Simons svigermor lå til sengs og hadde feber, og straks talte de til ham om henne.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Šimonova pak svegruše ležela, majíc zimnici. A hned jemu pověděli o ní.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Simons schoonmoeder was ziek en lag met koorts op bed. De mannen vertelden het aan Jezus.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Soacra lui Simon zăcea în pat, prinsă de friguri: şi îndată au vorbit lui Isus despre ea.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Tašča Simonova pa je ležala mrzlična, in precej mu povedo o njej.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Und die Schwiegermutter Simons lag und hatte das Fieber; und alsbald sagten sie ihm von ihr.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Và , bà_gia Si-môn đang nằm trên giường , đau rét ; tức_thì chúng thưa với Ngài về chuyện người .
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Và, bà gia Si-môn đang nằm trên giường, đau rét; tức thì chúng thưa với Ngài về chuyện người.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Η δε πενθερα του Σιμωνος ητο κατακοιτος πασχουσα πυρετον. Και ευθυς ελαλησαν προς αυτον περι αυτης.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.И щом излязоха от синагогата, дойдоха с Якова и Йоана в къщата на Симона н Андрея.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Теща же Симонова лежала в горячке; и тотчас говорят Ему о ней.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.Теща ж Симонова лежала в пропасниці, й зараз кажуть Йому про неї.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.וחמות שמעון שכבה אחוזת הקדחת וימהרו לדבר אליו עליה׃
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.وكانت حماة سمعان مضطجعة محمومة. فللوقت اخبروه عنها.
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.西 門 的 岳 母 、 正 害 熱 病 躺 著 . 就 有 人 告 訴 耶 穌
Simunun kaynanası ateşler içinde yatıyordu. Durumu hemen İsaya bildirdiler.西門 的 岳母 、 正害熱 病 躺著 . 就 有 人 告 訴耶穌
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››A povedala: Týchto šesť mier jačmeňa mi dal, lebo mi povedal: Neprijdi s prázdnym ku svojej svokre.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››A řekla: Šest měr těchto ječmene dal mi, nebo řekl ke mně: Nenavrátíš se prázdná k svegruši své.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››"Boaz zei dat ik niet met lege handen thuis mocht komen."
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››Disse mais: Estas seis medidas de cevada ele mas deu, dizendo: Não voltarás vazia para tua sogra.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››Ea a zis: ,,Mi -a dat aceste şase măsuri de orz, zicînd: ,Să nu te întorci cu mînile goale la soacră-ta.``
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››Elle dit: Il m`a donné ces six mesures d`orge, en disant: Tu ne retourneras pas à vide vers ta belle-mère.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››I rzekła: Oto sześć miarek tego jęczmienia dał mi; bo rzekł do mnie: Nie wrócisz się próżno do świekry twojej.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››ja hän sanoi: "Nämä kuusi mittaa ohria hän antoi minulle, sanoen: `Et saa mennä tyhjin käsin anoppisi luo`".
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››가로되 그가 내게 이 보리를 여섯 번 되어 주며 이르기를 빈손으로 네 시모에게 가지 말라 하더이다
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››monda: Ezt a hat [mérték] árpát adá nékem, mert monda: Ne menj üresen a te napadhoz.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››og sa: Disse seks mål bygg gav han mig; for han sa: Du må ikke komme tomhendt hjem til din svigermor.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››og sagde; "Disse seks Mål Byg gav han mig med de Ord: Du skal ikke komme tomhændet til din Svigermoder!"
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››rồi tiếp rằng : Người có cho tôi sáu đấu lúa_mạch này , mà rằng : Nàng chớ trở_về cùng bà_gia hai tay_không .
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››rồi tiếp rằng: Người có cho tôi sáu đấu lúa mạch này, mà rằng: Nàng chớ trở về cùng bà gia hai tay không.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››И сказала ей : эти шесть мер ячменя он дал мне и сказал мне:не ходи к свекрови своей с пустыми руками.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››Каза още: Даде ми тия шест мери ечемик, защото ми рече: Да не идеш празна при свекърва си.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››ותאמר שש השערים האלה נתן לי כי אמר אל תבואי ריקם אל חמותך׃
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››وقالت هذه الستة من الشعير اعطاني لانه قال لا تجيئي فارغة الى حماتك.
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››又 說 、 那 人 給 了 我 六 簸 箕 大 麥 、 對 我 說 、 你 不 可 空 手 回 去 見 你 的 婆 婆
Sonra ekledi: ‹‹ ‹Kaynanana eli boş dönme› diyerek bana bu altı ölçek arpayı da verdi.››又 說 、 那人 給 了 我 六 簸箕 大麥 、 對我說 、 你 不 可 空手 回去 見 你 的 婆婆

İlgili Sayfalar