kaynakların ile cümle

kaynakların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
En az 2 milyar insan ise hala güvenli olmayan kirlenmiş içme suyu kaynaklarını kullanmaktadır.Více než miliarda lidí na světě nemá přístup ke kvalitnímu zdroji pitné vody.
Ekonomisi geleneksel olarak yüksek miktarlardaki doğal kaynaklarına dayalıdır.Celkově však převládají přírodně cenná společenstva.
Son zamanlarda seracılık gelişmete olup geçim kaynaklarına bir yenisi daha eklenmektedir.Používá také k jištění, v poslední době je stále více nahrazována novějšími jisticími prostředky.
Grek – Pers Savaşları üzerine birinci el kaynakların hemen hemen tümü Grek kaynaklarıdır.Skutečnosti důležité z hlediska řecko-perských válek jsou shrnuty v první knize.
Haçlı kaynaklarında adı Spigadır.V křižáckých pramenech bylo nazýváno Deleha.
Filler genellikle su kaynaklarına yakın kalmayı tercih eder.Elefanții au tendința să rămână aproape de sursele de apă.
Devlet kaynaklarına göre 187 kişi ölmüş, 437 kişi yaralanmıştır.Conform cifrelor oficiale, 187 de persoane au fost ucise, iar 437 au fost rănite.
Bunun sonucu olarak Avrupa Birliği var olan enerji kaynaklarını ve rotalarını çeşitlendirmeye çalışmaktadır.Uniunea încearcă să își diversifice sursele de energie.
Gerçek ışık sönmüyor ve gerçek kaynakların yenilenmeye gereksinimleri yoktur...."Păcat că nu avem suficiente resurse pentru restaurare".
Bu askeri müdahale ekonomik kaynakların israfına ve anlamlı olmayan politik sonuçlara neden oldu.Ocupația a drenat resursele economice și a trenat fără a obține rezultate politice semnificative.
Ana bilgi teknolojisi kaynaklarını tanımlar.Identificarea surselor de informații necesare .
1988'de Antarktik Mineral Kaynaklarını Düzenleme Kongresi kuruldu.Se așteaptă ca gaura provocată în stratul de ozon asupra Antarcticii în 1988 să dispară.
Macar kaynaklarına göre yargı anlamına gelen Ítélet kelimesinden türemiştir.El știe ce ar trebui să scrie în opinia curții.
Ancak kaynakların tümü sonuç hakkında hemfikir durumdadır.Toate sursele sunt unanime în acest sens.
Bu olayın kayıtları Rus kaynaklarında tartışmalıdır.Despre această bătălie se știe doar din izvoarele istorice rusești.
Bu nedenle Orta Çağ Avrupa'sının en geniş gümüş kaynaklarından biri hâline gelmiştir.În Evul Mediu, minele germanice au devenit cel mai important furnizor de argint din Europa.
Çekirdeğin görevleri sistemin kaynaklarını yönetmeyi de kapsamaktadır.Sarea este adăugată, pentru a direcționa procesul.
Çeşitli enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretilmektedir.Az erőművekben elektromos energiát valamilyen más energiából állítanak elő.
Rüzgâr gücü, dünyada kullanımı en çok artan yenilenebilir enerji kaynaklarından biri haline gelmiştir.A szélenergia hasznosítása ma a leggyorsabban növekvő megújuló energiaforrás.
Altı yıllık savaş, bütün ülkelerin ekonomik kaynaklarını tüketmiştir.A háború négy évig tartott, és mind a két ország erőforrásait kimerítette.
Nehir, Çad Gölü'nü besleyen kaynakların toplamda %90'ını oluşturur.A Chari adja a Csád-tó vizének 90%-át.
Göl dip kaynaklarından beslenmektedir.A tó vizét források táplálják.
Günümüzde petrol kaynaklarının tükenme tehlikesine karşı tekrar önem kazanmaktadır.A talajvíz egyre fenyegetettebb az olajszármazékoktól.
Ülke enerji kaynaklarının çoğunu ithal etmektedir; çünkü ülke büyük bir kömür rezervine sahip değildir.Európában a villamosítást elsősorban az indokolta, hogy néhány ország nem rendelkezett saját szénkészlettel.
Hristiyan kaynaklarına göre ise Meryem'in babası Joachim, annesi ise Hanna'dır.Mások szerint meg Jézus felesége és közös lányuk – Sára – anyja.
Türk sözcüğü Çin kaynaklarında M.Ö. 3. yüzyılda geçmektedir.A szigetet először kínai források említik a 3. században.
Şia kaynaklarında da hadis benzer şekilde nakledilmektedir.Ebben az esetben tehát ugyanaz az erőtér szabaderő formában jelentkezik.
19. yüzyıl kaynaklarında yerleşimden "Semehrek" adıyla bahsedilmiştir.Neve 19. századi eredetű, a -gem utótag lakóhelyet jelöl.
Sistemlerin yeniden kullanılabilir kaynaklarını ifade etmek için YAML kullanılır.Az ismétlő a jelek újragenerálására használt hálózati készülék.
Vişne ticareti önemli gelir kaynaklarındandır.A kereskedelmi vámok a bevételi forrás fontos részét képezték.
Çeçen adı ilk kez 8. yüzyıl Arap kaynaklarında geçer.Kaitagit mainitaan ensimmäisen kerran 800-luvun arabialaisissa lähteissä.
Şirket, Malezya Hükümeti'ne ait olup Malezya'nın tüm petrol ve doğal gaz kaynaklarından sorumludur.Petronas on kokonaan hallituksen omistuksessa, ja sillä on käytössä kaikki Malesian kaasu- ja öljyvarat.
Sorb Halkının Vakfı, resmi web sitesinde maddi kaynaklarının bütün kalemlerini açıklamaktadır.Faktabaari sitoutuu julkistamaan kaikki rahoituslähteensä avoimesti verkkosivuillaan.
Nehir, Çad Gölü'nü besleyen kaynakların toplamda %90'ını oluşturur.Joki muodostaa noin 92 % Tšadjärven saamasta vesimäärästä.
Aztek kaynaklarına göre ise İspanyollar Aztek altınlarını ele geçirmek için bu şekilde davranmıştır.Asteekit väittivät että espanjalaiset halusivat ryöstää heidän kultakorunsa.
Jincheng, özellikle kömür olmak üzere önemli maden kaynaklarına ev sahipliği yapmaktadır.Jinchengissä on huomattavaa mineraalivarantoa, erityisesti kivihiilivarantoa.
Nankin aynı zamanda oldukça iyi su kaynaklarında sahiptir.Kostinilla on myös suhteellisen hyvä pelikäsitys.
Ayrıca olay, Japon gıda kaynaklarını etkilemiştir.Vaikutteita on haettu myös japanilaisesta tuotannosta.
Diğer testler uzak mesafelerdeki radyo kaynaklarının güneş tarafından saptırılmasının araştırmasını içerir.Tärkeimmät tutkimuskohteet liittyvät aurinkokunnan ulkopuolelta tuleviin radiosignaaleihin.
Balıkçılık, tarım, ve iç kesimlerde hayvancılık şehir halkının en önemli geçim kaynaklarındandır.Maa- ja karjatalous kalastuksen ja kaivosteollisuuden ohella ovat kunnan pääelinkeinoja.
Çatışmanın sonunda her iki taraf da insan ve maddi kaynaklarını tüketti.Μέχρι το τέλος της σύγκρουσης, και οι δύο πλευρές είχαν εξαντλήσει τους ανθρώπινους και υλικούς πόρους.
Nehir, Çad Gölü'nü besleyen kaynakların toplamda %90'ını oluşturur.Ο ποταμός παρέχει το 90% του νερού που ρέει στη Λίμνη Τσαντ.
P381 Güvenli ise tüm tutuşturucu kaynaklarını ortadan kaldırın.S18 Χειριστείτε και ανοίξτε το δοχείο προσεκτικά.
Dikkat, sınırlı işlenen kaynakların paylaştırılmasıdır.Η προσοχή έχει επίσης αναφερθεί ως η κατανομή των περιορισμένων πόρων επεξεργασίας.
Ancak kaynakların tümü sonuç hakkında hemfikir durumdadır.Όλες οι ιστορικές πηγές όμως συμφωνούν στο γεγονός του γάμου.
311. ^ Çin kaynaklarında geçen Jialibi ve Tolı'nın aynı kişi olup olmadığı açık değildir.Όμως, παραμένει ασαφές αν η Κίσσις και το Τάρρακο ήταν η ίδια πόλη.
Sovyetler, ülkenin mineral kaynaklarını talep ettiler.Τα Ευρωπαϊκά εργοστάσια χρειάζονταν πρώτες ύλες.
Apple Haritalar Haritalar artık Google kaynaklarının yerine Apple kaynaklı vardır.Η εφαρμογή Google Maps έχει αντικατασταθεί από την εφαρμογή Apple Maps.
Osmanlı maliyesinin farklı gelir kaynakların başında halktan toplanan vergiler geliyordu.Στο κύκλωμα της είσπραξης φόρων εισήλθαν άτομα διάφορης κοινωνικής προέλευσης.
19. yüzyılda Laponya'da maden kaynaklarının keşfedilmesi Rovaniemi'nin büyümesini hızlandırdı.Udnyttelsen af Laplands råstoffer i det 19. århundrede fik Rovaniemi til at vokse.
Körfez Savaşı sonucunda oluşan petrol sızıntıları ülkenin deniz kaynaklarını da şiddetli biçimde etkiledi.Oliesølet under Golfkrigen havde også effekt på Kuwaits marine ressourcer.
Buna göre Kore Halk Ordusu'nun devlet işlerinde ve ülke kaynaklarının kullanımında önceliği bulunmaktadır.Det betyder i praksis at hæren har første prioritet på statsbudgettet og landets øvrige ressourcer.
Bu olayın kayıtları Rus kaynaklarında tartışmalıdır.Disse ekspeditioner er ikke dokumenteret i russiske kilder.
Tarihî kaynakların azlığı nedeniyle bölgenin antik tarihine ilişkin çok az şey bilinmektedir.Der vides kun lidt om øens antikke historie.
Ostheer (Alman Doğu Cephesi kuvvetleri), insan kaynaklarının neredeyse dörtte birini yitirmişti.Aktiver ejet af amerikanere mistede omkring en fjerdedel af deres værdi.
Antik kaynakların iddiasına göre, askerler kendilerine söz verilen ödemenin ancak yarısını almışlardı.Antikke kilder antyder at de hadde mottatt kun halvparten av den betalingen de var lovet.
Ülke enerji kaynaklarının çoğunu ithal etmektedir; çünkü ülke büyük bir kömür rezervine sahip değildir.Ungarn er i stor grad avhengig av kjernekraftverket, ettersom landet ikke har store naturressurser.
Severus'un elçisi Virius Lupus'u mağlup etti ve Galya'nın askeri kaynaklarının sahibi haline geldi.Han slo Severus' legat, Virius Lupus, og klarte å legge krav på de militære ressursene i Gallia.
Yahudi kaynaklarına göre Âdem ile beraber ilk yaratılan kadın Havva değil Lilith'dir.Ei forklaring har vært at den første kvinna ikke var Eva, men Lilith.
Ülkede temiz su kaynaklarına ulaşabilen nüfusun oranı ise %40 düzeyindedir.Befolkning uten tilgang til reint drikkevann er 11%.

İlgili Sayfalar