kaynakları ile cümle

kaynakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Osmanlı maliyesinin farklı gelir kaynakların başında halktan toplanan vergiler geliyordu.Στο κύκλωμα της είσπραξης φόρων εισήλθαν άτομα διάφορης κοινωνικής προέλευσης.
19. yüzyılda Laponya'da maden kaynaklarının keşfedilmesi Rovaniemi'nin büyümesini hızlandırdı.Udnyttelsen af Laplands råstoffer i det 19. århundrede fik Rovaniemi til at vokse.
Su kaynakları yayılmada rol oynayabilir.Vandkilder kan have betydning for spredningen.
Hıristiyan kaynakları Sagrahas savaşı olarak kullanmaktadır.I kristen historie kendes slaget som slaget ved Sagrajas.
Warner kardeşler kaynakları için fon oluşturup film şirketlerini 1910'da taşıdılar.Warner brødrene lagde deres midler i en fælles pulje og gik i gang med at lave film i 1910.
Körfez Savaşı sonucunda oluşan petrol sızıntıları ülkenin deniz kaynaklarını da şiddetli biçimde etkiledi.Oliesølet under Golfkrigen havde også effekt på Kuwaits marine ressourcer.
Su kaynakları nehirdir.Floden foran kraftværket.
Medreselerin gelir kaynakları esas olarak vakıflardan sağlanırdı.Venturekapital finder oftest sted via fondsinvesteringer.
Buna göre Kore Halk Ordusu'nun devlet işlerinde ve ülke kaynaklarının kullanımında önceliği bulunmaktadır.Det betyder i praksis at hæren har første prioritet på statsbudgettet og landets øvrige ressourcer.
Turizmin yanı sıra tekstil endüstrisi kentin önemli gelir kaynaklarıdır.Ser man bort fra turismen, er tekstilindustrien den vigtigste indtægtskilde for Cambodja.
Bu olayın kayıtları Rus kaynaklarında tartışmalıdır.Disse ekspeditioner er ikke dokumenteret i russiske kilder.
Enerji kaynakları'nın rasyonel kullanımı ile ilgili çalışmaları yürütmek.I nyere tid undersøges muligheden for at drive energiskove på rationel basis.
En önemli geçim kaynakları balıkçılıktır.Deres vigtigste levebrød er fiskeri.
Tofu ve soya sütü gibi fasulye esaslı ürünler günümüzde yine popüler protein kaynaklarıdır.Sojaprodukter som tofu og tempeh er normale proteinkilder.
Çin kaynakları da yazıtların dikilişini bildirmekteydi.Også i denne anledning fremhævede anmelderne sangteksterne.
Ülke yeraltı kaynakları bakımından fakirdir.Undergrunden er særdeles fattig på naturlige ressourcer.
Tarihî kaynakların azlığı nedeniyle bölgenin antik tarihine ilişkin çok az şey bilinmektedir.Der vides kun lidt om øens antikke historie.
Meryem'in aile yapısı konusunda İslam ve Hristiyan kaynakları arasında açıkça bir çelişki bulunmaktadır.Alligevel er der meget store forskelle på islams og kristendommens syn på Jesus.
Ostheer (Alman Doğu Cephesi kuvvetleri), insan kaynaklarının neredeyse dörtte birini yitirmişti.Aktiver ejet af amerikanere mistede omkring en fjerdedel af deres værdi.
Bazı medya kaynakları elbiseyi veganlık karşıtı olarak yorumladı.Gerningsmanden var ifølge nogle kilder klædt ud som julemand.
Ural Dağları, maden kaynakları açısından zengin olup, Avrupa ile Asya'nın kuzey-güney aralığını oluşturur.Uralbjergene, der er rig på mineralressourcer, udgør en nord-syd-gående bjergkæde, der deler Europa og Asien.
Veri kaynakları çeşitli kıyı konumunu incelemek için kullanılabilir.Forskellige teknologier kan anvendes til at bestemme berøringslokationen.
Antik kaynakların iddiasına göre, askerler kendilerine söz verilen ödemenin ancak yarısını almışlardı.Antikke kilder antyder at de hadde mottatt kun halvparten av den betalingen de var lovet.
Bu tarz savaşmanın amacı toprak kazanmak değil kaynakları ele geçirmek ve prestij sağlamaktı.Hensiktene med disse var vanligvis ikke å skaffe seg territorium, men å erobre ressurser og sikre prestisje.
Üst sahası üzerinde su kaynakları vardır.Det er rikelig med vannkilder på høylandet.
Ülke enerji kaynaklarının çoğunu ithal etmektedir; çünkü ülke büyük bir kömür rezervine sahip değildir.Ungarn er i stor grad avhengig av kjernekraftverket, ettersom landet ikke har store naturressurser.
Severus'un elçisi Virius Lupus'u mağlup etti ve Galya'nın askeri kaynaklarının sahibi haline geldi.Han slo Severus' legat, Virius Lupus, og klarte å legge krav på de militære ressursene i Gallia.
Hıristiyan kaynakları Sagrahas savaşı olarak kullanmaktadır.I kristen historie kjennes slaget som slaget ved Sagrajas.
Yahudi kaynaklarına göre Âdem ile beraber ilk yaratılan kadın Havva değil Lilith'dir.Ei forklaring har vært at den første kvinna ikke var Eva, men Lilith.
Ülkede temiz su kaynaklarına ulaşabilen nüfusun oranı ise %40 düzeyindedir.Befolkning uten tilgang til reint drikkevann er 11%.
En önemli geçim kaynakları balıkçılıktır.Deres viktigste utkomme er fisking.
Genel olarak ULIRGler'in güç kaynakları çok tartışılan bir konu olmuştur.I utgangspunktet er imidlertid debatten om rivaliseringen litt pussig.
Arap kaynakları 1311 yılında Yeni Dünyaya seyahat eden Mali donanmasından bahseder.Nordafrikanske kilder beskriver det noen anser som reiser til Den nye verden av en flåte skip fra Mali i 1311.
Ayrıca bölgesel bazı kaynakları da tekelinde bulundurmaktadır.Kilder finnes også i området.
Grek – Pers Savaşları üzerine birinci el kaynakların hemen hemen tümü Grek kaynaklarıdır.Det som i dag er kjent om krigen kommer stort sett fra greske kilder.
Orijinal kaynakların bazı olaylarla çeliştiği de söylenir.De opprinnelige kildene ble sagt å være motstridende i et antall hendelser.
Petrol üretimi ve kaçakçılığı, IŞİD'in en büyük gelir kaynakları arasında gösterilir.Olje og gass er imidlertid raskt i ferd med å etablere seg som viktigste inntektskilde.
1940, Enerji Kaynakları.1944: Grunnstøtte.
Tarihî kaynakların azlığı nedeniyle bölgenin antik tarihine ilişkin çok az şey bilinmektedir.Det er kun noe få historiske fakta som er kjent om byens opprinnelse.
Aeschines Socraticus'un Aspasia ‘sı hakkında ana kaynaklarımız Athenaeus, Plutarkhos, ve Çiçero ‘dur.En betydelig kilde for Aiskhines Sokratikos' Aspasia er Athenaios, Plutark og Cicero.
Ormancılık ve Pansiyonculuk da önemli geçim kaynaklarıdır.Skip og aksjer er forgjengelige verdier.
Bu askeri müdahale ekonomik kaynakların israfına ve anlamlı olmayan politik sonuçlara neden oldu.Dette sperret uitlanderne fra meningsfull politisk innflytelse.
Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları.Den samfunnsskapte virkelighet.
Ancak, diğer eski kaynakların çoğunda yer almaktadır.Skriftene hviler for det aller meste på eldre kilder.
En az 2 milyar insan ise hala güvenli olmayan kirlenmiş içme suyu kaynaklarını kullanmaktadır.Samtidig ble det meldt at flere hundretusen var hjemløse og uten tilgang på rent drikkevann.
Adanın ana geçim kaynakları üzümcülük, zeytincilik, meyvecilik, balıkçılık ve turizmdir.Næringsveiene på øya er basert på vindyrking, oliven, frukt, fiske og turisme.
Körfez Savaşı sonucunda oluşan petrol sızıntıları ülkenin deniz kaynaklarını da şiddetli biçimde etkiledi.Oljesølet under Golfkrigen hadde også effekt på Kuwaits marine ressurser.
İzma Nehri'nin kaynakları Timan Dağı'ndadır.Izjmas kilder er i Timanhøydene.
Bunun nedeni muhtemelen besin kaynaklarının çoğunluğu ve yuvaların azlığıdır.Dette skyldes antagelig bruk av vått tømmer eller for få støttestag.
Köleler iaşe kaynaklarından uzaklaşmış ve etrafı çevrilmiş durumda kalır.Elevene kommer fra Ilseng og spredt bebyggelse i omegn.
Osmanlı maliyesinin farklı gelir kaynakların başında halktan toplanan vergiler geliyordu.Utvalget drøftet så ulike alternativer til skatt på grunnrente.
Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği.Konvensjonen om verdens natur- og kulturarv.
Sonrasında giderek Almanya'daki bütün haber kaynakları üzerinde tam kontrol sağladı.Dette innebar at han fikk kontroll med alle tyske media.
Diğer kaynakların maliyeti de 1970'lerin sonunda arttı.Samtidig ble antall ulike priskategorier økt i løpet av 1970-tallet.
Adalardaki ana geçim kaynakları tarım (çoğunlukla üzümcülük ve zeytincilik), balıkçılık ve turizmdir.De fleste av øyboerne lever av jordbruk (hovedsakelig oliven) samt fiske og turisme svært sparsommelig.
Warner kardeşler kaynakları için fon oluşturup film şirketlerini 1910'da taşıdılar.Warner bersaudara mengumpulkan sumber daya mereka dan pindah ke produksi film pada tahun 1910.
Dünya Bankası Rusya'nın doğal kaynaklarının toplam değerini $ 75 trilyon ABD doları olarak tahmin ediyor.Bank Dunia mengestimasikan total nilai sumber daya alam Rusia sektar 75 triliun dolar AS.
Mantığa aykırı olarak Yunan kaynakları onun hepsinden bahsetmez.Sebaliknya, sumber-sumber Yunani tak menyebutkannya secara keseluruhan.
İnsan Kaynakları Yönetimi.Manajemen Sumber Daya Manusia.
Teknoloji doğal kaynakların basit bir araç olarak insanlar tarafından kullanılmasıyla başladı.Penggunaan teknologi oleh manusia diawali dengan pengubahan sumber daya alam menjadi alat-alat sederhana.

İlgili Sayfalar