kaynakları ile cümle
kaynakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tiberius MÖ 16 yılında Tuna'nın kaynaklarını keşfetti ve kısa bir süre sonra yarı yoldan geri döndü.Après la paix de Tilsitt le 16e léger rétrograde sur Berlin, où il cantonne pendant un an.
Windows NT'de Çekirdek modu, bilgisayarın donanım ve sistem kaynaklarına tam erişime sahiptir.Le mode noyau de Windows 2000 dispose d'un accès total au matériel et aux ressources systèmes de l'ordinateur.
Hayvancılık, geçim kaynaklarındandır.Livestock out of balance.
Ayrıca zengin mineral su kaynakları da vardır.Il y a également quelques sources d'eau minérale.
Türk kaynakları ise Manisa kasabasında 4.355 kişinin öldüğünü iddia ediyor.Les autorités turques affirment que 4 355 personnes sont mortes lors de cet évènement.
Georgios Akropolites'in tarihi gibi dönemin kaynakları, Mouzalon kardeşlere karşı oldukça olumsuz yaklaşırlar.Parmi les sources contemporaines, Georges Akropolitès est le plus critique envers les frères Muzalon.
Bu büyümenin merkezinde hem geleneksel hem de yeni veri kaynakları yatıyor.Au-dessous de est une recette de base et traditionnelle.
Ancak polarizasyon kaynakları arasında ayrım yoktur.Il n'existe aucune corrélation entre les longueurs des intervalles de polarité.
Köleler iaşe kaynaklarından uzaklaşmış ve etrafı çevrilmiş durumda kalır.Les esclaves s’enfuyaient de la maison de leurs maîtres et se retiraient près de lui.
Ayrıca Babiller kaynaklarında da İskit akınlarının Urartuları zayıflattığı desteklenir.Il propose alors à Bazoche la prise de possession de ces îles désertes.
Toplam elektrik tüketiminde yenilenebilir kaynakların oranı % 16.1 (+ % 5.9) idi.La part de marché des assurances Non-Vie atteignait les 16,5 % (primes brutes émises).
İzlanda, bugün etkin durumda olan 30 kadar volkana ve zengin termal kaynaklarına sahiptir.Aujourd'hui existent en Italie au moins 80 ordres goliardiques actifs et vivants.
Köyün geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup avcılık da yapılmaktadır.Les activités pastorales et agricoles, ainsi que la chasse, sont interdites.
Lynn ve Vanhanen bunun nedenini ülkenin petrol kaynaklarına bağlamışlardır.Elena et son frère vérifient s'il y a du pétrole sous leur terre.
Gemlik ilçesi akarsu ve kaynakları bakımından nispeten fakirdir.L'environnement terrestre est pauvre en ressources et en possibilité.
Genel olarak ULIRGler'in güç kaynakları çok tartışılan bir konu olmuştur.Le pouvoir des Valois s'en trouve largement contesté.
İthal enerjiye olan bağımlılığı göz önüne alındığında, Japonya kaynaklarını çeşitlendirmeyi hedeflemiştir.Une fois le contact établi, l’énergie nécessaire pour réaliser la séparation s’appelle énergie d’adhésion.
Kıtlık, kullanılabilir kaynakların tüm ihtiyaç ve istekleri karşılayamaması anlamına gelmektedir.La rareté signifie que les ressources disponibles sont insuffisantes pour satisfaire tous les besoins.
Ayrıca bölgesel bazı kaynakları da tekelinde bulundurmaktadır.Plusieurs sources existent toutefois sur le territoire.
Aynı zamanda balıkçılık da önde gelen geçim kaynaklarındandır.Enfin, la pêche semble aussi un secteur en plein essor.
Yabancı sermaye kaynakları da artmıştır.Les marchés étrangers ont aussi vu une hausse.
Altı yıllık savaş, bütün ülkelerin ekonomik kaynaklarını tüketmiştir.La société vit six mois et engloutit l’intégralité de ses maigres économies.
11. Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur.La rédaction respecte le principe de protection des sources d'information des journalistes.
Kraliyetin gurur kaynaklarındandır.Il est considéré comme la source du pouvoir royal.
Ayrıca birçok online veri tabanıyla internet kaynakları üzerinden hizmet verilmektedir.Cependant, un nombre important de faux billets a été vendu sur internet.
Bununla birlikte toprakların dar oluşu halkı başka geçim kaynakları aramaya yöneltmiştir.Pendant ce temps, les parents tentent de collecter des fonds pour une autre tentative d'évasion.
Aslanlar ve piramitler yeni macera kaynaklarıdır.Les pins et le bouleau sont des essences pionnières.
Ülkenin kaynakları var ama bunları nasıl kullanacağını bilmiyor.El país tiene recursos, pero no sabe explotarlos.
Açıkçası radyo kaynakları küçük başlamak ve daha büyük büyümek zorundadırlar.De forma evidente, las fuentes de radio deben comenzar con un tamaño pequeño y crecer.
Apple Haritalar Haritalar artık Google kaynaklarının yerine Apple kaynaklı vardır.Los mapas son de origen Apple, en lugar de utilizar fuentes de Google.
Şu anki sınırlar astrofiziksel kaynakların beklentilerine yaklaşmaktadır.Los límites actuales se aproximan a los esperados para las fuentes astrofísicas.
11. Gazeteci, kaynaklarının gizliliğini korur.El periodista oculta la identidad de la fuente.
Amerikan Ordu kaynaklarında bu tanklara resmi olarak M3 Hafif Tank ve M5 Hafif Tank denilmiştir.En el Ejército de los Estados Unidos los tanques se conocían oficialmente como Light Tank M3 y Light Tank M5.
Ana geçim kaynakları turizm, ayakkabı imalatı, peynir ve inşaat malzemeleridir.Sus principales actividades son: turismo, industria del calzado, queso y materiales de construcción.
Esin kaynakları, Lucien Febvre, Jules Michelet ve Michel Foucault olmuştur.Sus fuentes de inspiración son Lucien Febvre, Jules Michelet y Michel Foucault.
Görevi sebebiyle KGB ve Sovyet ordusu içindeki Amerikan kaynaklarının kimlik bilgilerine erişebiliyordu.Tenía acceso a la identidad de las fuentes de EE.UU. dentro del KGB y de las Fuerzas Armadas soviéticas.
Nehir, Çad Gölü'nü besleyen kaynakların toplamda %90'ını oluşturur.Este río supone el 90% de las aportaciones de agua al lago Chad.
EUROPEANA , Avrupa’nın kültürel ve bilimsel tüm kaynaklarına dijital erişimi sağlamayı amaçlamaktadır.La función principal de Europeana es facilitar el acceso al patrimonio cultural y científico europeo.
Korunum hipotezi, benlik kaynakları tükenmesinin kısmi açıklamasıdır.La hipótesis de la conservación es una explicación parcial del agotamiento del ego.
Halkın geçim kaynaklarından biri de hayvancılıktır.Es proveedor del sustento humano.
Değerleri deneylerden ötürü bilinir ancak kaynakları asla bulunamamıştır.Los valores de esto se conocen gracias a experimentos, pero el origen de los valores es desconocido.
Devlet kaynaklarına göre 187 kişi ölmüş, 437 kişi yaralanmıştır.Las cifras de muertos dadas por la policía fueron de 187 muertos y 437 heridos.
Küçük tekne yapımcılığı geçim kaynaklarının önünde gelmektedir.Los dispositivos comienzan a flotar delante de cada niño.
Bu adlar, kaynaklarına göre, aşağıda sıralanmıştır.Esta estación, según revela, está bajo el agua.
Kandil, 2011 yılından 2012 yılına kadar önceden Su Kaynakları ve Sulama Bakanı idi.Qandil fue Ministro de Recursos Hídricos y Riego de 2011 a 2012.
Savaşın sonunda iki devlet de hem mali yönden hem de insan kaynakları yönünden ağır biçimde hırpalanmıştır.Al final de la guerra, ambos estados quedaron exhaustos tanto financieramente como demográficamente.
Ne yazık ki, hücreler başka ışık kaynaklarından gelen ışıkla uzaktan kumandadan gelen ışını ayırt edemiyordu.Desafortunadamente, las células no distinguían entre la luz del mando y la luz de otras fuentes.
Kendisi bu kaynakları göstermektedir.Incluye sus fuentes.
Köyün gelir kaynakları ağırlıklı olarak tarım, kısmen de hayvancılık gelirlerden oluşmaktadır.La ganadería es otra fuente importante de ingresos ya que abundan las granjas, sobre todo de ganado porcino.
Son yıllarda küresel ısınma ile su kaynakları son derece yetersiz hale gelmiştir.Durante los próximos años, los problemas relacionados con los recursos hídricos serán más urgentes.
Böylece üretim ve kaynakların, toplumun bütününü kapsayacak biçimde paylaştırılması sağlanır.El trabajo y la producción deben beneficiar a la colectividad entera.
Puritama termal kaynakları.Las Termas de Puritama.
Sovyet kaynakları, Almanların 500-700 tankları olduğunu iddia etmektedir.Se enfrentaban a 700-750 tanques israelíes.
2. Yerli halk tarafından ele geçirilen topraklarda doğal kaynakların korunması.Control de los recursos naturales situados en territorios indígenas.
Devam eden olaylar kaynakların yetersizliği yüzünden açık değildir.Las circunstancias no están claras por falta de fuentes.
Doğal kaynakları bakımından çok zengindir.Utilizará de manera más responsable los recursos naturales.
Köyde kilim dokumacılığı da önemli geçim kaynakları arasında yer almaktadır.La ciudad en sí está en un gran depósito de fósiles.
Üst sahası üzerinde su kaynakları vardır.Tiene muros de contención aguas arriba.
Bu olayın kayıtları Rus kaynaklarında tartışmalıdır.Pero los resultados de esa encuesta se cuestionan por los medios de comunicación rusos.
O zamandan beri büyük doğal gaz kaynakları da keşfedilmiştir.Aquí también fue extraído el gas natural.