Hayek, sana okuyacağım için olası bir kaynak şöyle yap,Hayek, an unlikely source for what I am going to read to you, put it like this,
Borcum yok, öz kaynak, başka bir deyişe özsermaye ise 250,000 $.And I'll just say I have equity, I have $250,000.
Kalan öz kaynak.That's equity.
Ve bizler kaynaklarý belli olan bir gezegende yaţýyoruz, ve gezegen bu ihtiyaçlarý karţýlayamaz.And so it would seem that if your entire culture is based on,
Ama bilir misiniz, Amerika'da siyasi irade yenilenebilir bir kaynaktýr.- The powerful do not ever give up without a struggle.
Resimde hissettiğimiz ciddiyet, profillerden kaynaklanıyor.The formality that you were talking about comes through because of the profile.
Bu ders için şart değil ama eğer ilgileniyorsanız harika bir kaynaktır.It is not required for this class but is a great resource if you're interested.
Biz açık kaynaklı araçlar ve içerik üzerinde çalışıyoruz, tamam?We're working on the open-source tools and the content.
Mineral kaynakları, doğal mineral kaynakları bakımından zengin bir kıta.It is rich in mineral resources, natural mineral resources.
Geniş aile sistemi, kaynaklarını bir havuzda biraraya toplar.The extended family system pools its resources together.
İshakın köleleri vadide kuyu kazarken bir kaynak buldular.Isaac's servants dug in the valley, and found there a well of springing water.
Bilgimi geniş kaynaklardan toplayacağım, Yaratıcıma hak vereceğim.I will get my knowledge from afar, and will ascribe righteousness to my Maker.
‹‹Denizin kaynaklarına vardın mı, Gezdin mi enginin diplerinde?"Have you entered into the springs of the sea? Or have you walked in the recesses of the deep?
Kaynaklar, dereler fışkırttın, Sürekli akan ırmakları kuruttun.You opened up spring and stream. You dried up mighty rivers.
Çölde kayaları yarmış, Sanki dipsiz kaynaklardan Onlara kana kana su içirmişti.He split rocks in the wilderness, and gave them drink abundantly as out of the depths.
Okuyucular, kavalcılar, ‹‹Bütün kaynaklarım sendedir!›› diyecek.Those who sing as well as those who dance say, "All my springs are in you."
Her şeyden önce de yüreğini koru, Çünkü yaşam ondan kaynaklanır.Keep your heart with all diligence, for out of it is the wellspring of life.
Bulutları oluşturduğunda, Denizin kaynaklarını güçlendirdiğinde,when he established the clouds above, when the springs of the deep became strong,
Güneşin altında gördüğüm bir haksızlık var, Yöneticiden kaynaklanan bir yanlışı andırıyor:There is an evil which I have seen under the sun, the sort of error which proceeds from the ruler.
Kapalı bahçesin sen, kızkardeşim, yavuklum, Kapalı bir kaynak, mühürlü bir pınar.A locked up garden is my sister, my bride; a locked up spring, a sealed fountain.
Ne var ki ağızdan çıkan, yürekten kaynaklanır. İnsanı kirleten de budur.But the things which proceed out of the mouth come out of the heart, and they defile the man.
Bu kötülüklerin hepsi içten kaynaklanır ve insanı kirletir.››All these evil things come from within, and defile the man."
Tanrının sözü sizden mi kaynaklandı, ya da yalnız size mi ulaştı?What? Was it from you that the word of God went out? Or did it come to you alone?
Ruhtan kaynaklanan sevginizi de bize o bildirdi.who also declared to us your love in the Spirit.
Kardeşlerim, yaydığım Müjdenin insandan kaynaklanmadığını bilmenizi istiyorum.But I certify you, brethren, that the gospel which was preached of me is not after man.
Önlerinde akan kaynaktan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.With cups from a flowing stream being passed around,
İkisinde de akıp giden iki kaynak var.With two springs of water flowing through them both. --
İkisinde de fışkıran iki kaynak var.With two fountains gushing constantly, --
Bir kaynak ki Allah'ın kulları ondan içerler, (istedikleri yere de) fışkırtarak akıtırlar.From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
Orada akan bir kaynak vardır.There is a stream of running water in it;
Kaynaktan (doldurulmuş) kadehlerle çevrelerinde dolaşılır.With cups from a flowing stream being passed around,
Allah'ın kullarının kendisinden içtikleri bir kaynak; onu fışkırttıkça fışkırtıp akıtırlar.From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
Bir kaynak ki, yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar ondan içer.A fountain from which only they who are honoured drink.
Kaynar bir kaynaktan içirilirler.Given water from the boiling spring to drink.
Orda 'durmaksızın akan' bir kaynak vardır.There is a stream of running water in it;
Şöyle söylediler: "Bize, yerden kaynaklar fışkırtmadıkça sana inanmayacağız",And say: "We will not believe you until you make a spring of water gush forth from the earth for us;
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.And We opened up the springs of the earth; and the waters met for a decreed end.
Bu cennetlerden akan iki kaynak vardır.With two springs of water flowing through them both. --
İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır.With two fountains gushing constantly, --
Onun katkısı gözdelerin içtiği yüce kaynaktandır.Blended with the water of Tasnim, (heights ultimate of evolution),
Kızgın bir kaynaktan içirilirler.Given water from the boiling spring to drink.
Orada akan kaynak vardır.There is a stream of running water in it;
Dediler ki: Bize yeryüzünden bir kaynak çıkarıp akıtmadıkça inanmayız sana.And say: "We will not believe you until you make a spring of water gush forth from the earth for us;
Derken onları bahçelerden, kaynaklardan sürüp çıkardık.So We made them leave the gardens and springs of water,
Ve bahçeler ve kaynaklar ihsan ederek.And orchards and springs.
Bağlarda, kaynaklarda.In these gardens and these springs,
Ve orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler halkettik ve orada kaynaklar çıkarıp akıttık.We have laid out gardens of dates and grapes upon it, and made springs of water flow,
Kaynakları meydanda, akıp duran şarap ırmaklarından taslar sunulur onlara.With cups from a flowing stream being passed around,
Öyle bir kaynaktır bu ki ondan, mabutlarına yaklaşanlar içer.A fountain from which only they who are honoured drink.
Kaynaktan doldurulmuş kadehler dolandırılır çevrelerinde.With cups from a flowing stream being passed around,
İkisinde de iki kaynak var, sürekli fışkıran.With two fountains gushing constantly, --
Bir kaynak ki, Allah'ın kulları ondan içerler ve onu fışkırtarak akıtırlar.From a spring of which the votaries of God will drink and make it flow in abundance.
Takvaya sarılanlar gölgeler altında, su kaynaklarındadır.Those who take heed for themselves and fear God, will be amidst shade and springs of water,
Bir kaynak ki, iyice yaklaştırılmış olanlar içerler ondan.A fountain from which only they who are honoured drink.
Ateşimsi bir kaynaktan sulanırlar.Given water from the boiling spring to drink.
Onlar: "Sen, dediler, bizim için yerden bir kaynak fışkırtmadıkça sana asla inanmayacağız."And say: "We will not believe you until you make a spring of water gush forth from the earth for us;
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık. (Her iki) su, takdir edilmiş bir işin olması için birleşmişti.And We opened up the springs of the earth; and the waters met for a decreed end.
İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.With two springs of water flowing through them both. --
(O Tesnim Allah'a) Yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.A fountain from which only they who are honoured drink.
Ne ekinler, ne güzel kaynaklar,And fields and stately mansions,