Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.A Internet devia homogeneizar toda a gente, unindo-nos a todos.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Az internetnek homogenizálnia kellett volna mindannyiunkat az összekapcsolásunk révén.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Das Internet sollte uns durch Verknüpfung homogenisieren.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Het internet moest ons allemaal gelijk maken door ons te verbinden.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Internet được cho rằng sẽ đồng hóa mọi người bằng cách kết nối tất cả chúng ta lại.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Internet miał ujednolicić wszystkich łącząc nas.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Internet nás mal všetkých homogenizovať tým, že nám umožnil sa spájať.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Internet nás měl všechny homogenizovat tím, že by nás všechny propojil.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Internet seharusnya menyeragamkan semua orang dengan menghubungkan kita semua.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Internet skulle skapa jämlikhet genom att koppla ihop oss alla
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Internetul trebuia să ne omogenizeze, conectându-ne pe toţi.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.인터넷으로 우리 모두가 연결되서 모두 똑같아진다고 했는데
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.On pensait qu'Internet allait niveler tout le monde en nous mettant tous en contact.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Se suponía que Internet homogeneizaría a todos al interconectarnos.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Si pensava che Internet avrebbe omogeneizzato tutto, connettendo tutti con tutti.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Το Διαδίκτυο θα μας ομογενοποιούσε συνδέοντάς μας όλους.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Интернет се предполагаше, че ще ни хомогенизира, като ни свърже един с друг.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Інтернет мав би гомогенізувати всіх, поєднуючи нас.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.Предполагалось, что Интернет сделает всех чем-то однородным, связав нас.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.ובמקום זאת הוא איפשר איים של עניין.
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.كانت وظيفةالانترنت هي جعل الناس متجانسون بوصلهم ببعضهم البعض
Internet bizi birbirimize bağlayıp kaynaşmamızı sağlayacaktı.そうでなくて、興味・関心のサイロ(塔)を作れるようにしたのです
Işık aynı zamanda sosyal kaynaşma için -- etrafımızdaki birçok özelliği ile ilişkiler yaratır.빛은 사회적 상호 작용에도 쓰이는데- 우리 주변에 모든 것들과 관계를 형성하게 하는 것이죠.
Işık aynı zamanda sosyal kaynaşma için -- etrafımızdaki birçok özelliği ile ilişkiler yaratır.Licht dient natuurlijk ook voor sociale interactie -- om relaties te vormen met al wat ons omgeeft.
Işık aynı zamanda sosyal kaynaşma için -- etrafımızdaki birçok özelliği ile ilişkiler yaratır.Mục đích của ánh sáng tất nhiên là các tương tác xã hội -- để liên kết chúng ta với môi trường xung quanh.
Işık aynı zamanda sosyal kaynaşma için -- etrafımızdaki birçok özelliği ile ilişkiler yaratır.Světlo dovoluje společenskou komunikaci, ale také vztahy se vším kolem nás.
Işık aynı zamanda sosyal kaynaşma için -- etrafımızdaki birçok özelliği ile ilişkiler yaratır.Svetlo je, samozrejme, pre sociálnu interakciu -- na tvorenie vzťahov so všetkým čo je okolo nás.
Işık aynı zamanda sosyal kaynaşma için -- etrafımızdaki birçok özelliği ile ilişkiler yaratır.Φυσικά, το φως στις κοινωνικές επαφές βοηθάει στο να αναπτύξουμε σχέσεις με όλα τα στοιχεία γύρω μας.
Işık aynı zamanda sosyal kaynaşma için -- etrafımızdaki birçok özelliği ile ilişkiler yaratır.Світло, звісно, також слугує для соціальної взаємодії - для створення відносин з усіма елементами навколо нас.
Işık aynı zamanda sosyal kaynaşma için -- etrafımızdaki birçok özelliği ile ilişkiler yaratır.אז האור, מן הסתם, משמש גם לאינטראקציות חברתיות - כדי ליצור מערכות יחסים עם כל הפרטים שמסביבנו.
Işık aynı zamanda sosyal kaynaşma için -- etrafımızdaki birçok özelliği ile ilişkiler yaratır.周囲の形態との関係を 構築するものです 互いに伝えることがある際には
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzAnda bisa menyaksikan perpaduan obat tradisional, obat modern dan ilmu modern.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzBạn có thể thấy sự dung hòa giữa thuốc truyền thống, thuốc hiện đại và khoa học hiện đại.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzEt vous pouvez voir ce mélange de médecine traditionnelle, médecine moderne, science moderne.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzE vedete questo miscuglio di medicina tradizionale, medicina moderna, scienza moderna.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzHet is een combinatie van traditionele en moderne geneeskunde en moderne wetenschap.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzI widzicie to mieszanie się tradycyjnej medycyny, nowoczesnej medycyny, nowoczesnej nauki.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruz여기서 바로 전통 의학과 현대 의학, 그리고 현대 과학의 만남을 볼 수 있지요.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzMůžete vidět toto mísení tradiční medicíny s moderní medicínou, moderní vědou.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzȘi puteți vedea acest amestec de medicină tradițională, medicină modernă, știință modernă.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzUnd Sie sehen die Mischung von traditioneller Medizin, moderner Medizin, moderner Wissenschaft.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzY puede verse esta mezcla de medicina tradicional, medicina moderna y ciencia moderna.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzВие виждате това съчетаване на традиционна и модерна медицина с модерна наука.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzВы видите как традиционная медицина тесно интегрируется с современной медициной, современной наукой.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzותראו את השילוב הזה של רפואה מסורתית, רפואה מודרנית, מדע מודרני.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzويمكنك ان ترى هذا المزج بين الطب التقليدي والطب الحديث ، والعلوم الحديثة.
Işte burada geleneksel tıp, modern tıp ve modern bilimin kaynaşmasını görüyoruzブレンドして 私は科学産業研究評議会(CSIR)という
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.A jak se ukázalo, tihle lidé mě opravdu naučili něco o zapadnutí mezi místní.
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.A jak się okazało ci ludzie naprawdę nauczyli mnie paru rzeczy o wtapianiu się w środowisko tubylców.
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.Este é John Doolikahn, que é o xamã dos kalash.
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.그런데 오히려 보시는 것처럼 이 사람들은 저에게 부족민과 어울리는 법을
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.Und tatsächlich habe ich von diesen Leuten noch ein oder zwei Dinge über Integration lernen können.
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.Và hoá ra những người này đã dạy tôi vài điều về cách hoà nhập cùng người bản xứ.
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.Y resultó que esos chicos me enseñaron bien un par de cosas sobre cómo mezclarte con los lugareños.
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.І, як виявилося, ці хлопці навчили мене, справді навчили, як потоваришувати із місцевими.
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.Но так получилось, что эти ребята преподали мне хороший урок того, как нужно вливаться в местные общины.
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.ומה שיצא, היה שהחברה האלה באמת לימדו אותי דבר או שניים על השתלבות
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.و .. كما تبين لاحقاً , فقد علمني هؤلاء الرجال .. امراً أو إثنين عن كيفية الاندماج فعلاً
Ve anladık ki, bu insanlar cidden bana yerel insanlarla kaynaşmak için bir-iki yol gösterdiler.実際にやってみると この人たちは 地元住民に溶け込むのに どうしたらいいか 教えてくれました