kaynıyor ile cümle
kaynıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Și odată, când în sfârșit și-a luat cutia de Frosted Flakes înapoi, era plină de gândaci.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Suatu kali, ketika ia akhirnya mendapat kembali Frosted Flakes nya, makanan itu telah dikerumuni kecoa.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Toen hij eindelijk zijn doos cornflakes terugkreeg, zat ie vol met kakkerlakken.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Una volta, quando finalmente gli hanno restituito la sua scatola di cereali, era piena di scarafaggi.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Une fois, alors qu'il a pu enfin récupérer sa boîte de céréales, il l'a trouvée pleine de cafards.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Y una vez, cuando finalmente llegó su caja de Frosted Flakes, estaba llena de cucarachas.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Κάποια φορά, όταν επιτέλους πήρε πίσω το δικό του κουτί... δημητριακών, ήταν γεμάτο κατσαρίδες.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.А одного разу, коли він нарешті отримав свій ящик заморожених пластівців назад, на них повзали таргани.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Веднъж Браян получил кутия мюсли, пълна с хлебарки.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.И однажды, когда он наконец заполучил коробку сухих завтраков "Фростед Флэйкс", из неё поползли тараканы.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.ופעם אחת, כשהוא סוף סוף קיבל את קופסת דגני הבוקר שלו בחזרה, היא שרצה מקקים.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.وفي مرة، حينما حصل على أول علبة رقائق محمصة له، كانت تعج بالصراصير.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.コーンフレークの箱を取り戻すと 中にはゴキブリがウジャウジャ そんな中 彼が大切にしてるものがあったの
Bir kez daha burası düşman kaynıyor.Än en gång är det fullt med fiender här.
Bir kez daha burası düşman kaynıyor.Bom, uma vez mais, este lugar está invadido pelo inimigo.
Bir kez daha burası düşman kaynıyor.De nuevo, este lugar está lleno de enemigos.
Bir kez daha burası düşman kaynıyor.Endnu en gang er her masser af fjender.
Bir kez daha burası düşman kaynıyor.Questo posto pullula nuovamente di nemici.
Bir kez daha burası düşman kaynıyor.Siły wroga znów są bardzo liczne.
Bir kez daha burası düşman kaynıyor.Tämä paikka on taas täynnä vihollisia.
Bir kez daha burası düşman kaynıyor.Για άλλη μια φορά, ο τόπος γέμισε με εχθρούς.
Bir kez daha burası düşman kaynıyor.И снова в этом месте полно врагов.
Burası adam kaynıyor.Aż się roi od żołnierzy.
Burası adam kaynıyor.Det kryllar av folk här.
Burası adam kaynıyor.Det vrimler med folk her.
Burası adam kaynıyor.Este lugar está a abarrotar.
Burası adam kaynıyor.Este sitio está lleno de gente.
Burası adam kaynıyor.Questo posto è affollato.
Burası adam kaynıyor.Täälläpä on vilkasta.
Burası adam kaynıyor.Μαζεύεται πολύς κόσμος εδώ!
Burası adam kaynıyor.А здесь полно народу.
Devrimlerin hakim olduğu dönemlerdi. Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.C'était une époque révolutionnaire, une véritable effervescence politique :
Devrimlerin hakim olduğu dönemlerdi. Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.To byłe bardzo przewrotowy czas, czas wzburzenia politycznego.
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.Čas politického vzbúrenia.
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.Det var et politisk røre, kan man sige
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.Es gärte politsch, sozusagen -
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.Havia muita agitação política, melhor dizendo.
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.말하자면 정치적으로 난리였던 때입니다.
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.Podemos decir que había un fermento político;
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.היתה אז תסיסה פוליטית --
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.كان اهتياجا سياسيا، إن جاز التعبير --
Deyim yerindeyse ortam politik açıdan kaynıyordu.パリの路上で学生が
Engelbart, harika bir mühendislik kültürü ortaya çıkardı ama o bu işi yapmaya başlarken yarımada kaynıyordu.엔젠바트는 메마른 엔지니어링 문화 출신이지만 그러나 그가 연구를 시작하는 동안 이 모든 것들이 중부반도에서 들끓고 있었습니다.
Engelbart, harika bir mühendislik kültürü ortaya çıkardı ama o bu işi yapmaya başlarken yarımada kaynıyordu.אנגלברט יצא מתרבות הנדסה יבשה למדי, אך בעוד שהוא התחיל לעשות את עבודתו, כל זה תסס במיד-פנינסולה
Engelbart, harika bir mühendislik kültürü ortaya çıkardı ama o bu işi yapmaya başlarken yarımada kaynıyordu.إينغيلبارت كان ذو خلفية هندسية بحتة، وعندما بدأ بالشروع في عمله، كانت أمور وأحداث كثيرة تحدث في ميد-بينينسولا.
Etraf muhabir kaynıyor, bu yüzden kapıyı bile açamıyorum.Az újságírók egész idáig eljöttek, még az ajtót sem tudom kinyitni.
Etraf muhabir kaynıyor, bu yüzden kapıyı bile açamıyorum.Ξαφνικά οι δημοσιογράφοι, ήρθαν εδώ. Και δεν μπορώ ούτε την πόρτα να ανοίξω.
Etraf muhabir kaynıyor, bu yüzden kapıyı bile açamıyorum.الصحفيين حظروا فجأة ولا يمكنني حتى فتح الباب
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.[ 41億年前から38億年前 ]
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.A superfície do planeta foi bombardeada por cometas e devastada por erupções vulcânicas.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.De oppervlak van de planeet werd gebombardeerd door kometen, en geteisterd door vulkaanuitbarstingen.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Die Planetenoberfläche wurde von Kometen bombardiert und von vulkanischen Erschütterungen verwüstet.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.La superficie del pianeta fu bombardata da comete e devastata da eruzioni vulcaniche.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.La surface de la planète fut bombardée de comètes, et ravagée par les éruptions volcaniques.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Permukaan planet dibombardir oleh komet - komet, dan dirusak oleh letusan gunung berapi.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Planetens yta vart bombarderad av kometer och härjades av vulkanutbrott.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Povrch planety byl bombardován kometami, a zpustošen sopečnými erupcemi.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Površino planeta so bombardirali kometi in uničevali vulkanski izbruhi.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Powierzchnia planety była bombardowana przez komety i niszczona przez erupcje wulkaniczne.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Suprafața planetei a fost bombardată de comete și răvășită de erupții vulcanice.