kaynıyor ile cümle

kaynıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Η επιφάνεια του πλανήτη είχε βομβαρδιστεί από κομήτες, και λεηλατήθηκε από ηφαιστειακές εκρήξεις.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Поверхность планеты бомбардировалась кометами и разрушалась извержениями вулканов.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.Повърхността на планетата била бомбардирана от комети и опустошавана от вулканични изригвания.
Gezegenin yüzeyi göktaşları tarafından bombalanıyor, volkan patlamalarıyla kaynıyordu.פני השטח של הכוכב ספגו מטרי מטאוריטים והתפרצויות הרי געש אלימות.
Hala ortalık kaynıyor.Afera nadal trwa.
Hala ortalık kaynıyor.Ainda está a fervilhar.
Hala ortalık kaynıyor.Asia kuohuu yhä.
Hala ortalık kaynıyor.C'est un sujet qui reste bouillant.
Hala ortalık kaynıyor.Den koger stadig.
Hala ortalık kaynıyor.Es blodelt immer noch.
Hala ortalık kaynıyor.Het pruttelt nog steeds.
Hala ortalık kaynıyor.Încă mai clocoteşte.
Hala ortalık kaynıyor.여전히 논란이 있습니다
Hala ortalık kaynıyor.Napätie rastie.
Hala ortalık kaynıyor.Nó vẫn là đề tài nóng hổi
Hala ortalık kaynıyor.Se ne discute ancora.
Hala ortalık kaynıyor.Sigue estando en ebullición.
Hala ortalık kaynıyor.Stále je to živé.
Hala ortalık kaynıyor.Είναι ακόμη σε αναβρασμό.
Hala ortalık kaynıyor.Ажиотаж по поводу этой истории всё ещё не утих.
Hala ortalık kaynıyor.Все още има напрежение.
Hala ortalık kaynıyor.Це й досі скипає.
Hala ortalık kaynıyor.זה עדיין רותח.
Hala ortalık kaynıyor.لذا فالأمر لا يزال يغلي .
Hala ortalık kaynıyor.この件は これまで透明性を欠いた
Hala ortalık kaynıyor.熱論還在進行。
Hayat kaynıyor.Abundă de viață.
Hayat kaynıyor.Ça grouille de vie.
Hayat kaynıyor.Está llena de vida.
Hayat kaynıyor.E' un esplosione di vita.
Hayat kaynıyor.생명체로 바글거립니다.
Hayat kaynıyor.Prekypuje životom.
Hayat kaynıyor.Sie platzt beinahe vor Leben.
Hayat kaynıyor.To jedna z najbardziej tętniących życiem jaskiń na Ziemi.
Hayat kaynıyor.Ze is vol leven.
Hayat kaynıyor.Кипи от живот.
Hayat kaynıyor.Тут просто изобилие жизни.
Hayat kaynıyor.היא מלאה חיים
Hayat kaynıyor.إنها تعج بالحياة.
Hayat kaynıyor.地球上のへき地が興味深い
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Aku terkoyak oleh duka dan nestapa; hari demi hari makin banyak yang kuderita
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.As minhas entranhas fervem e não descansam; os dias da aflição me surpreenderam.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Az én bensõm forr és nem nyugoszik; megrohantak engem a nyomorúságnak napjai.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Därför sjuder mitt innersta och får ingen ro, eländesdagar hava ju mött mig.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Îmi ferb măruntaiele fără încetare, m'au apucat zilele de durere.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.내 마음이 어지러워서 쉬지 못하는구나 환난 날이 내게 임하였구나
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Le mie viscere ribollono senza posa e giorni d'affanno mi assalgono
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Lòng tôi trằn trọc không an nghỉ; Các ngày gian nan xông áp vào tôi.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Lòng tôi trằn_trọc không an_nghỉ ; Các ngày gian_nan xông áp vào tôi .
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Meine Eingeweide sieden und hören nicht auf; mich hat überfallen die elende Zeit.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mes entrailles bouillonnent sans relâche, Les jours de la calamité m`ont surpris.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mijn hart is bedroefd en rusteloos en ik zie op tegen dagen vol ellende.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mine innvoller koker og er ikke stille; trengsels dager er kommet over mig.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mis entrañas hierven y no tienen sosiego; los días de mi aflicción me han alcanzado
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Moje vnútornosti vrú a nechcú sa upokojiť; nadišly na mňa dni trápenia.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Osrčje moje v bridkosti kipi in ne miruje, zadeli so me mučni dnevi.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Sisukseni kuohuvat lakkaamatta, kurjuuden päivät ovat kohdanneet minut.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.ustandseligt koger det i mig, Elendigheds Dage traf mig;
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Vnitřností mé zevřely, tak že se ještě neupokojily; předstihli mne dnové trápení.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Wnętrzności moje wezwrzały, a nie uspokoiły się, i ubieżały mię dni utrapienia.

İlgili Sayfalar