Ana içeriğe geç
Sözlük

kaygan ile cümle

kaygan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kaygan propagandayı yutma.Don't swallow that slick propaganda.
Politikacı bir yılan balığı gibi kaygan!The politician is as slippery as an eel!
Adımına dikkat et. Zemin kaygan.Watch your step. The floor is slippery.
Kaygan yılan onun tam elinin dışına kaydı.The slippery snake slithered right out of his hand.
cadde kaygandırThe street is slippery.
Hol kaygan, bu yüzden adımlarına dikkat et.The hallway is slippery, so watch your step.
Zemin çok kaygan.The floor is very slippery.
Dört çekerli arabalar kaygan ve ıslak düzeylerde direnebilir.Cars with AWD stand out on slippery and wet surfaces.
Neden otopark çok kaygan?Why is the parking lot so slippery?
Bu merdivenler çok kaygan, bu yüzden lütfen dikkatli ol.These stairs are a little slippery, so please be careful.
Kaldırımda buz var ve orası kaygandır.There's ice on the sidewalk and it's slippery.
Cadde ıslak ve kaygandır.The street is wet and slippery.
Tabela "Islak olduğunda kaygandır." dedi.The sign said "Slippery when wet."
Yol çamurlu ve kaygandı.The road was muddy and slippery.
Yol ıslak ve kaygan.The road is wet and it's slippery.
Yer ıslak ve kaygan.The floor is wet and slippery.
Yerler ıslak ve kaygan.The floor is wet and slippery.
O hâlâ burada gerçekten kaygandıIt's still really slippery here.
O kaygan bir eğim.It's a slippery slope.
Dikkat edin. Güverte kaygan.Be careful. The deck is slippery.
Zemin kaygan, bu yüzden dikkatli olun.The floor is slippery, so be careful.
Zemin kaygan, bu yüzden dikkatli ol.The floor is slippery, so be careful.
Buz ya da yağ, yolu kayganlaştırabilir.Ice, or oil, can make a road slippery.
Tom kayganlığı küçümsedi ve hendeğe sürdü.Tom underestimated the slickness and drove into the ditch.
Tom bir yılan balığı gibi kaygan.Tom is slippery as an eel.
Yollar kaygan, onun için lütfen dikkatli ol.The roads are slippery, so please be careful.
O, kayganlaştırıcı olarak tükürük kullandı.He used saliva as lubricant.
O gerçekten kaygandı.It was really slippery.
Yol kaygan.The road is slippery.
Çok kaygan.It's very slippery.
Yollar kaygandı.The roads are slippery.
Kaygan eğim kaçınılmazdır.The slippery slope is unavoidable.
Zemin kaygan.The floor is slippery.
Kaldırım kaygandır.The sidewalk is slippery.
Zemin ıslak ve kaygan. Dikkatli ol!The floor is wet and slippery. Be careful!
Yağmur yağdığında yollar neden kayganlaşıyor?Why do roads become slippery when it rains?
Ortaçağda insanlar tabletleri kaygan bitkisel maddelerle kaplamışlardır.In medieval times, people coated pills with slippery plant substances.
Türkiye'deki durum hâlâ kaygan." dedi.The situation in Turkey is still fluid.’
Taşın iyi kavis aldığı buz kaygan nitelendirilir.This uncovered the ice well which was found to be in a good condition.
Bu yağ ayrıca kaygan değildir böylece kuru cilde kontrollu bir sekilde uygulanabilir.So, it's never gonna be sitting on top of your skin.
Şüphesiz Sen onları kaygan içinde yüklediğin yerlerde, sen onları yıkıma castedst.Then understood I their end.
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Here we see people that feel "slipping," "nauseous," "responsible."
Fakat bu sefer, burda sarı renkli olarak gördüğünüz kaygan bir yama yerleştirdik.But this time what we did is we put a slippery patch that you see in yellow there.
Kötülüğün kaygan yamaçlarına yağ döken yedi sosyal süreç hangileri?So what are the seven social processes that grease the slippery slope of evil?
Karanlık ve kaygan olsun yolları, RABbin meleği kovalasın onları!Let their way be dark and slippery, Yahweh's angel pursuing them.
Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, Yıkıma sürüklüyorsun.Surely you set them in slippery places. You throw them down to destruction.
Çoğu prezervatif kayganlaştırıcı içerir ve daha az ağrılı ve daha kolay penetrasyona izin verir.Most condoms are lubricated and they allow less painful and easier penetration.
Alanda korkuluk bulunmaz ve tehlikeli olabilecek ıslak, kaygan kayalarla çevrilidir.The area is unfenced and surrounded by wet, slippery rocks which can be dangerous.
Bu ruga, kayganlaşarak, şişerek ve genişleyerek cinsel uyarılmaya yardımcı olur. [1]This rugae aids in sexual stimulation by becoming lubricated, distended, and expanded.[22]
(Güvenlinin farkına varmak için: Kayganlar çok kurnazdır.)To take notice of safe: The slippery are very crafty.
Ele kayganlık hissi verir.Die NÖP bringt Ernüchterung.
Kaygan ve parlak bir yüzeyi vardır.Diese weisen eine glatte, glänzende Oberfläche auf.
Yollar kaygandı, arabalar yavaşladı.Les routes sont glissantes, les voitures ralentissent.
Dikkat et. Yer kaygan.Fais attention. Le sol est glissant.
Dikkat edin. Yer kaygan.Faites attention. Le sol est glissant.
Kaygan yüzeylerde bile hızlıca emekleyebilir, yürüyebilir hatta koşabilir.À la surface, il peut sauter et courir.
Saten, parlak ve kaygan bir kumaş türü.Satén: tejido liso y brillante.
Türkiye'deki durum hâlâ kaygan." dedi.Ci sono già troppe rovine in Irlanda".
Dikkat. Kaldırım kaygan .Осторожно. Тротуар скользкий.
Yüzeyi nemliyken kaygandır, şapkanın üzerindeki zar ayrılabilir.Остатки покрывала могут быть заметны и на краю шляпки.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod