Ana içeriğe geç
Sözlük

kaydediyor ile cümle

kaydediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Allah onların o gizli plânlarını bir bir kaydediyor.But Allah records their nightly (plots).
ALLAH onların planlayıp kurdukları şeyleri kaydediyor.But Allah records their nightly (plots).
"Bu, yüzünüze karşı gerçeği söyleyen kitabımızdır. Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk."This is Our Record which bears witness against you with truth; We used to record all what you did.”
"Bu kitabımız size karşı gerçeği konuşmaktadır. Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk."This is Our Record which bears witness against you with truth; We used to record all what you did.”
Sağlama dosyalarını kaydediyor..Saving checksum files...
Bu arada, kraliyet ailesi de el konan mallarını geri alma çalışmalarında ilerleme kaydediyor.Meanwhile, the royal family is making headway in its bid to recover confiscated properties.
Araştırmaya göre, Makedonya'da kadınlar ilerleme kaydediyorResearch shows women making progress in Macedonia
AK, verimsiz yargı sistemi ve üst düzeylerdeki yolsuzluğun ilerlemenin önünü tıkadığını kaydediyor.An inefficient judiciary and high levels of corruption continue to hamper progress, the EC notes.
Araçları, sürücüleri ve malları kaydediyor ve evrakların fotokopilerini çekiyorlar.Our customs officers are registering vehicles, drivers and goods, and photocopying documents.
D'Hooge: Söz konusu süreç devam ediyor ve her geçen gün daha çok ilerleme kaydediyoruz.D'Hooge: The process is ongoing, and we are seeing more and more improvements.
Türkiye, Kürt azınlığı konusunda ilerleme kaydediyor olabilir. [Reuters]Turkey may be making progress with its Kurdish minority. [Reuters]
Sesli haber: Kayıp kişiler davalarında ortak çabalar ilerleme kaydediyorAudio story: Joint effort yields progress in missing persons' cases
Yazar, generallerin hareketinin halk arasında yaygın bir öfkeye yol açmadığını da kaydediyor.The generals' action, he noted, did not trigger widespread public outrage.
Bulgar sinema sektörü, engellere rağmen ilerleme kaydediyor.The Bulgarian film industry makes progress, despite obstacles.
Fakat yönetici, Sırbistan'da fiyatların sürekli arttığını da kaydediyor.In Serbia however, prices consistently rise, he said.
Osmanlı yetkilisi Hıristiyan erkekleri devşirme için kaydediyor.Ottoman official registering Christian boys for the devşirme.
Philae'deki VI. Ptolemy Steli, Isis Tapınağı'na vergi gelirlerinin ödenmesini kaydediyordu.Stele of Ptolemy VI at Philae, recording the grant of tax revenues to the Temple of Isis
The Way of the Wind, İsa'nın yaşam öyküsündeki birkaç bölümü yeniden anlatıyor ve kaydediyor.[1]The Way of the Wind retells and chronicles several episodes in the life story of Jesus.[3]
Ancak bir anlatım, onun 671'de hayatta olduğunu kaydediyor. [1] [2]One account, however, records him as being alive in 671.[1][2]
Fuat ağabey (Fuat Güner) ile şarkılarımızı çalışıyor ve onları kaydediyorduk.Und schenkt uns der Himmel nur immerdar Brot, so sind wir geborgen und leiden nicht Not.
Kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar!Aufgezeichnet, verdeutscht und erläutert.
Mikrofonlar kalp atışlarının hızla yükselişini kaydediyordu.Des microphones enregistraient les rapides accélérations de leurs battements de cœur.
Miller şunları kaydediyor: “Böylece...Music.com fait remarquer que «...
Eskiden radyodan kasete çok şarkı kaydediyor muydun?¿Solías grabar muchas canciones de la radio en una casette?
Tüketirken tükeniyoruz… Nasıl yaşıyorsak müziği de öyle dinliyor ve kaydediyoruz.Ella estaba como, bien, estábamos como, ¿contamos la música?
O ilerleme kaydediyor.Он делает успехи.
Kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar!Запись, составление, комментарии.
Barney, aynı zamanda Lübnanlı kızlardan çok hoşlandığını da bloğuna kaydediyor.В этом же посте Барни говорит, что ему начали нравиться ливанские девушки.
Doğal sesini maskeleyerek, iyi bir şarkıcı olma yolunda ilerleme kaydediyor." şeklinde oldu.تحجب صوتها الطبيعي فهى تحرز تقدماً وفي طريقها لتصبح مغنية جيدة.
Kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar!Pisze, komponuje, nagrywa i koncertuje.
Gelişme kaydediyorum.Fac progrese.
Pepper's Lonely Hearts Club Band albümünü kaydediyordu.Pepper's Lonely Hearts Club Band Τραγούδι της χρονιάς Jimmy L.
Fuat ağabey (Fuat Güner) ile şarkılarımızı çalışıyor ve onları kaydediyorduk.^ a b 『わがまち浦和』巻末付録(頁番号なし)。
Kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar!録音、録画、記録のこと。
Miller şunları kaydediyor: “Böylece...הולמס אומר בגאווה: "רבותי...
Kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar, kaydediyorlar!Na primer: anketirati, dekodirati, gravirati, konstruirati, nadevati, upoštevati ...
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.A lépésszámlálója nyomon követi, mennyit fut naponta.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Haar stappenteller volgt hoe ver ze elke dag loopt.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Hendes skridttæller måler, hvor langt hun løber hver dag.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Hennes stegräknare mäter hur långt hon springer varje dag.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Il suo contapassi tiene traccia di quanto corre ogni giorno.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Její krokoměr měří, jak daleko každý den doběhne.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Jej krokomierz śledzi jak daleko ona biega każdego dnia.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Seu hodômetro faixas quanto ela corre todos os dias.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Нейният педометър (крачкомер) следи колко надалеч тича тя всеки ден.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.وتقيس بواسطة عداد الخطى المسافة التي تركضها كل يوم
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.ここにあるのは過去4日間の万歩計の記録です.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Bọn trẻ ghi lại các dữ liệu nơi mà bầy ong bay.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Hier sehen wir einige Schüler bei der Beobachtung. Sie dokumentieren, wohin die Bienen fliegen.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Hier zijn enkele leerlingen ermee bezig. Ze registreren waar de bijen naartoe vliegen.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Inilah beberapa murid yang sedang melakukan pengamatan. Mereka mencatat data ke mana lebah-lebah itu terbang.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Înregistrează informaţiile despre cum zboară albinele.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.다음 단계는 관찰이었어요. 여기 관찰을 하고 있는 학생들이 있죠. 이 학생들은 어디서 꿀벌이 나르는지에 대한 자료를 기록하고 있습니다.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Stanno registrando i dati su dove volano le api.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Tu viddíme ako niekoľko študentov robí pozorovania. Zaznamenávajú, kam včely lietajú.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Вот некоторые из ребят в процессе наблюдения. Они записывают информацию о полёте пчёл.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Ось деякі з учнів, що приймали участь в спостереженні. Вони записували результати польотів бджіл.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.Те записваха данни къде летят пчелите.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.הוא תצפית. אז הנה כמה מהתלמידים בזמן התצפית. הם אוספים מידע על לאן הדבורים עפות.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.هي المراقبة. هنا بعض من التلاميذ يقومون بالملاحظات. ويقومون بتسجيل بيانات أين يطير النحل.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod