İngilizcede büyük ilerleme kaydediyor.He is making great progress in English.
İngilizcesinde ilerleme kaydediyor.She is making progress with her English.
Ben gelişme kaydediyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm making progress.
O ilerleme kaydediyor.He's making progress.
Bunu kaydediyor musun?Are you recording this?
Biz ilerleme kaydediyoruz.We're making progress.
Gelişme kaydediyorum.I'm making progress.
Sen ilerleme kaydediyorsunYou're making progress.
Bu konuşmayı kaydediyor musun?Are you recording this conversation?
Şu anda bizi kaydediyor musun?Are you recording us right now?
Aramalarını kaydediyor musun?Do you record your calls?
Biz gelişme kaydediyor gibi görünüyoruz.We seem to be making progress.
İlerleme kaydediyor gibi görünüyorsun.You seem to be making progress.
İlerleme kaydediyor gibi görünüyorum.I seem to be making progress.
Tom ilerleme kaydediyor gibi görünüyor.Tom seems to be making progress.
Biz gelişme kaydediyor muyuz?Are we making progress?
Tom biraz gelişme kaydediyor.Tom has been making some progress.
İlerleme kaydediyor olduğumuz için memnunum.I'm glad that we're making progress.
İlerleme kaydediyoruz.We're making some progress.
Sanırım ilerleme kaydediyoruz.I think we're progressing.
Harika ilerleme kaydediyoruz.We're making great progress.
Büyük ilerleme kaydediyoruz.We're making great progress.
Peki, şimdi kaydediyorum.Well, I'm just checking in.
Umarım biri bunu kaydediyor.I hope someone is recording this.
Tom çoktan ilerleme kaydediyor.Tom is already making progress.
İlerleme kaydediyorum.I'm improving.
Tom çok gelişme kaydediyor gibi görünmüyorTom doesn't seem to be making much progress.
Gelişme kaydediyor musun?Are you making progress?
Tom biraz ilerleme kaydediyor.Tom is making some progress.
Tom iyi ilerleme kaydediyor.Tom is making good progress.
Sami, Leyla'yı kaydediyordu.Sami was recording Layla.
Tom, İngilizce'de büyük ilerleme kaydediyor.Tom is making great progress in English.
Tom ilerleme kaydediyor, değil mi?Tom is making progress, isn't he?
Her şeyi kaydediyor.It's recording everything.
Birisi Robert'ı kaydediyordu.Someone was recording Robert.
Fuat ağabey (Fuat Güner) ile şarkılarımızı çalışıyor ve onları kaydediyorduk.They ate our bread, but spoke against us while leaving".
Tüketirken tükeniyoruz… Nasıl yaşıyorsak müziği de öyle dinliyor ve kaydediyoruz.I make writing as much a part of my life as I do eating or listening to music.
Ve burada nasıl çalıştığını görebilirsiniz, her gözümü kırpışımda gözlerimi kaydediyor.And you can see here that what it's doing is it's recording my eyes every time I blink.
Siz tıkladıkça Flattr bunu ay sonuna kadar kaydediyor.If you click it we remember it until the end of the month.
Burada, bir başüstü kamerası beni konuşurken ve kağıda birşeyler çizerken kaydediyor.Here, an overhead video camera is recording me as I'm talking and drawing on a piece of paper.
Aslında tarihi bir olayı kaydediyorduk.We were actually recording history.
En mükemmel aşı değil ama ilerleme kaydediyor.It probably isn't the perfect vaccine, but it's moving along.
Gelişme kaydediyoruzWe know what a is, can we pick any other x values that will make the b disappear?
Şimdi programı kaydediyorum, ve şimdi de çalıştırıyorum. c için 440 elde ettik.So let's run the program first and then we can go back to see if it actually did the right thing.
Arıların nereye uçtuğunun verilerini kaydediyorlar.They're recording the data of where the bees fly.
Tamara, kaydediyor musun?Tamara, are you recording?
Ve o kelimenin kaç kere tekrarlandığını kaydediyoruz.And we would plot the relative length of the utterances.
Tabi ben her şeyi filme alıyordum, kaydediyor ve şöyle düşünüyordum: "İşte bu kadar.And I was getting it all on film and I was recording it, and I was thinking, "This is it.
Burada da biz, 10 yıl önce milyonlarca nörondan yüz tanesini kaydediyoruz.And here we are, out of billions of neurons, just recording, 10 years ago, a hundred.
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Knots tied in cords and strings were used for recording amounts by many cultures, like the Persians.
Hayatınız boyunca orada dikilebilir ve bunu farketmeyebilirsiniz ama makineler kaydediyor.You can stand up there your whole life and you would never see this, but the camera records it.
Sallanan binaları videoya kaydediyorlardı.They were taking videos of buildings shaking.
"Çünkü gelişme kaydediyorsun.I said, "Because you're on a roll.
Adımsayarı her gün onun ne kadar koştuğunu kaydediyor.Her pedometer tracks how far she runs every day.
Biz yaptıklarınızı şüphesiz bir bir kaydediyorduk."We had everything you did recorded in it.
Çünkü biz, yapıp-ettiklerinizin kopyasını çıkarıyorduk/yaptıklarınızı kaydediyorduk.We had everything you did recorded in it.
Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk."We had everything you did recorded in it.
Biz sizin yaptığınız her işi bir yere kaydediyorduk. [17,14; 18,49]We had everything you did recorded in it.
Yoksa geçmişin ve geleceğin bilgisi onların yanında da onlar mı kaydediyorlar?Or do they have knowledge of the unknown which they copy down?
Zaten, resullerimiz, kurmakta oldukları tuzakları kaydediyorlar.Verily Our mesengers write down that which ye plot.