kayda değer ile cümle
kayda değer kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.Ezekre a kérdésekre adandó válaszokban jelentős haladást értünk el az elmúlt száz évben.
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.이런 중대한 물음들에 대한 답은 지난 수백 년간 이룬 놀라운 성과를 보여줍니다
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.Le risposte a queste grandi domande mostrano che abbiamo fatto notevoli progressi negli ultimi cento anni.
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.Odpowiedzi na te ważne pytania pokazują, że poczyniliśmy znaczące postępy w ciągu ostatnich stu lat.
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.Răspunsurile la aceste întrebări arătă că am făcut progrese remarcabile în ultima sută de ani.
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.Svaret på dessa stora frågor visar att vi har gjort fantastiska framsteg under de senaste hundra åren.
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.Відповіді на ці великі питання показують, що ми досягли значного прогресу за останні сто років.
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.Ответы на эти важные вопросы демонстрируют, что мы значительно продвинулись вперёд за последние сто лет.
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.Отговорите на тези големи въпроси показват, че сме постигнали забележителен напредък в последните сто години.
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.התשובות לשאלות חשובות אלה מראות שאמנם עברנו כברת-דרך במאה השנים האחרונות.
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.والإجابات على كل هذه الأسئلة المهمة أظهرت أننا أحرزنا تقدماّ ملحوظاّ في المئة سنة الماضية
Bu büyük sorulara cevaplar, son yüz yılda kayda değer bir gelişme kaydettiğimizi gösteriyor.我々がこの数百年間で大きく進歩を遂げたことが分かる しかし 次の数百年も進歩を続けようとするのであれば
Bu kayda değerdir: pozisyon.Ami rendkívüli, a helyzet.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Ce e remarcabil: poziția.
Bu kayda değerdir: pozisyon.C'est remarquable : la position.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Co je zajímavé, je ta pozice.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Diese Position: bemerkenswert.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Ed è notevole: la posizione.
Bu kayda değerdir: pozisyon.É extraordinário: a posição.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Het is erg opvallend, dit standje.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Je to pozurohodné: tá poloha.
Bu kayda değerdir: pozisyon.특이한 자세입니다.
Bu kayda değerdir: pozisyon.La posición es notable.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Niezwykła pozycja.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Nó thật đáng chú ý: tư thế đó.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Yang luar biasa adalah posisinya.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Είναι αξιοθαύμαστο: η στάση.
Bu kayda değerdir: pozisyon.І що дивує, то це поза.
Bu kayda değerdir: pozisyon.Это очевидно по позиции.
Bu kayda değerdir: pozisyon.זה מעניין: התנוחה.
Bu kayda değerdir: pozisyon.الوضعيّة مثيرة للاهتمام.
Bu kayda değerdir: pozisyon.正常位は動物界では 非常に珍しいのです
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Acest discurs a provocat o senzaţie remarcabil în rândul partidului.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Bài phát biểu này gây ra một cảm giác đáng chú ý giữa các bên.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Ce discours a fait sensation remarquable parmi les partis.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Denne tale forårsagede en bemærkelsesværdig sensation blandt festen.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Detta tal orsakade en märklig känsla hos partiet.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Deze toespraak veroorzaakte een opmerkelijke sensatie onder de partij.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Diese Rede verursacht eine bemerkenswerte Sensation unter den Parteien.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Este discurso causó sensación entre los notables del partido.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Este discurso causou sensação entre os notáveis do partido.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Ez a beszéd okozott jelentős érzés között a párt.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.이 연설은 파티들 사이에 놀라운 센세이션을 일으켰습니다.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Mowa ta wywołała niezwykłą sensację wśród partii.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Pidato ini menimbulkan sensasi yang luar biasa di kalangan partai.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Questo discorso fece scalpore notevole tra il partito.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Ta govor je povzročil izjemen občutek med stranke.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Tämä puhe aiheutti merkittävän tunne keskuudessa puolue.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Tato řeč vyvolala senzaci mezi pozoruhodné party.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Táto reč vyvolala senzáciu medzi pozoruhodné party.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Η ομιλία προκάλεσε μια αξιοσημείωτη αίσθηση μεταξύ του κόμματος.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Тази реч е причинило забележителна сензация сред партията.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Це виступ викликав сенсацію серед чудової сторони.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.Это выступление вызвало сенсацию среди замечательной стороны.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.נאום זה עורר תחושה יוצאת דופן בקרב המפלגה.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.سبب هذا الكلام ضجة كبيرة ملحوظا بين الحزب.
Bu konuşma parti arasında kayda değer bir sansasyon yarattı.鳥のいくつかは、一度にオフ急いだ:1つの古いカササギは、非常に自分自身をラップ始めた
Bunlar sadece ufacık dğşğşler --yüzde iki-- kayda değer değil.아주 작은 감소- 2 퍼센트 정도가 있긴 했지만 그렇게 중요한 수치는 아니었습니다.
Bunlar sadece ufacık dğşğşler --yüzde iki-- kayda değer değil.Acestea sunt doar scăderi minore -- două puncte procentuale - nesemnificativ.
Bunlar sadece ufacık dğşğşler --yüzde iki-- kayda değer değil.Das sind nur winzige Abnahmen -- zwei Prozentpunkte -- nicht signifikant.