Ana içeriğe geç
Sözlük

kaydı ile cümle

kaydı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak daha sonra ses kaydında Tae-joo'nun suçlarını itiraf ettiğini duyar.However, he then hears Tae-joo confessing his crimes.
Film, En İyi Ses Kaydı Akademi Ödülü'nü kazandı ( Stephen Dunn ).The film won the Academy Award for Best Sound Recording (Stephen Dunn).
Ayrıca flip yapan ilk erkek patencinin kaydı yoktur.There is also no record of the first male skater to perform the flip.
1910'da Londra'daki Covent Garden'da [3] şarkı söyledi ve 1911'de bir düet kaydı yaptı.She sang in London's Covent Garden in 1910,[4] and recorded a duet in 1911.
1984'te Mali, 2 Mali frangını, 1 CFA frangına eşit olması kaydıyla yeniden kabul etti.In 1984, Mali readopted the CFA franc, with 2 Malian francs = 1 CFA franc.
Fırlatma daha sonra olumsuz kış havası nedeniyle yavaş yavaş 27 Ocak'a kaydı.The launch then slipped day by day to January 27 due to unfavorable winter weather.
En eski patlama kaydı ise 1818 yılına aittir.The oldest record of an eruption was from 1818.
Kaydırma girişiFlick input
Kaydırma ile giriş, akıllı telefonlarda kullanılan Japonca bir giriş yöntemidir.Flick input is a Japanese input method used on smartphones.
Diğer karakterler kaydırma hareketiyle yazılır:Other characters are typed by flick gesture:
Sol bölme, collections adı verilen farklı referans klasörlerinin kaydını tutar.The left pane keeps track of different folders of references, called collections.
Albüm kaydının prodüktörlüğünde yine Michael "Elvis" Baskette vardı.The record would again be produced by Michael "Elvis" Baskette.
Volkan patlamaların kaydı 1883'e kadar uzanıyor.The record of eruptions on the mountain dates to 1883.
Bu simgeler, yukarı kaydırılarak etkinleştirilebilir.These icons can be activated by dragging them upwards.
YouTube'da 1972 People Need Love Kaydı1972 television appearance at YouTube
Johnny Mercer kaydı Capitol Records tarafından katalog numarası 195 olarak yayınlandı.The Johnny Mercer recording was released by Capitol Records as catalog number 195.
x m terimi B(x)'i kaydırır, böylece b'ye karşılık gelen sendromları takip eder.The xm term shifts B(x) so it follows the syndromes corresponding to b.
Folklor kaydıFolklore record
Ancak kaydı 1995'te iptal edildi ve o zamandan beri yasal hale getirilmedi.Its registration, however, was cancelled in 1995, and has not been reinstated since.
Frusciante, By the Way'in kaydı sırasında her gün Emerson, Lake & Palmer'ı dinlediğini söyledi.Frusciante said he listened to Emerson, Lake & Palmer every day during the recording of By the Way.
Torah kasası kaydırma ile açılır.Open Torah case with scroll.
İnsanlara karşı makine, kaydın genel havasıydı."Humans versus machine, was the general vibe of the record."
Elgar, solist olarak Beatrice Harrison ile birlikte bu konçertonun iki kaydını yaptı.Elgar made two recordings of the work with Beatrice Harrison as soloist.
Meet the Woo 2 bir hip hop, elektronik ve drill kaydıdır.Meet the Woo 2 is a hip hop, electronic, and drill record.
Tartışmaları açtıktan sonra jüri üyelerine olayların birden fazla video kaydı gösterildi.After opening arguments, jurors were shown multiple video recordings of the events.
Koltuk kaldırıcı kam seti Kapı aynası plakası debriyaj Kaydırıcı [1]Seat lifter cam set Door mirror plate clutch Striker Slider[1]
Resim, Bernardo (Vernardo) Aninou'nun tarihi bir kaydı olarak hizmet ediyor.The painting serves as a historical recording of Bernardo (Vernardo) Aninou.
Güvenlik kamerası kaydından bir görüntüStill from CCTV footage of white NISA registered Jeep, 26-06-2021 Sat 23:03:18
Grubun 5. albümü Balls to the Wall'ın kaydı tamamlandıktan sonra gruba yeniden katılması istendi.After the recording of Balls to the Wall was completed he was asked to rejoin the band.
Gemideki 51 kişinin tamamı kaçış kaydıraklarıyla tahliye edildi.All 51 people on board evacuated via the escape slides.
O zamandan beri başka bir yüzyıl boyunca adalarda yaşayan kimsenin kaydı yok.There is no record of anyone inhabiting the islands from then for another century.
Marwick, Finlay'i odağını yumuşakçalardan foramlara kaydırmaya ikna etti.He persuaded Finlay to shift his focus from molluscs to forams.
Deir el-Medina'daki esnaf köyünden adak stelleri kaydı:Votive stelae from the artisans' village at Deir el-Medina record:
Nişangahlar normal olarak sağ gözle hizalanır, ancak namludan yaklaşık 3,175 cm kaydırılır.The sights are aligned normally with the right eye, but are offset from the barrel about 3.175 cm.
Some Time in New York City kaydındaki personel:[1]Personnel on the Some Time in New York City recording are:[1]
O, aldığı her şeyin kaydını tutar.Sie listet alles auf, was sie kauft.
Buzdolabını yerinden kaydırmak çok güç oldu.Den Kühlschrank wegzuschieben war sehr mühsam.
Hizmet 26 Ağustos 2010 tarihinde, 24 saat içerisinde 1 milyondan fazla aramanın günlük kaydını tuttu.Am 26. August 2010 registrierte der Dienst über eine Million Gespräche innerhalb von 24 Stunden.
In the Sign of Evil ,Alman thrash metal grubu Sodom'un yayınladığı ilk EP kaydıdır.In the Sign of Evil ist die erste EP der deutschen Thrash-Metal-Band Sodom.
1964 yılında Tupolev Tu-124 uçakları Belarus kaydına alındı.1964 erhielt die Tupolew Tu-124 die Zulassung in Weißrussland.
Barrios taş plak kaydı için çalan ilk gitaristlerdendir.Barrios war einer der ersten Gitarristen, der Schallplatten einspielte.
Örneğin Türkmenistan SSC'deki Sovyet üretim politikası pamuktan gıda ürünlerine kaydı.Zu den im GSSE geführten Politikinstrumenten gehört unter anderem Nahrungsmittelhilfe an Entwicklungsländer.
Nispeten parlak bir gökada olmasına rağmen Messier Kataloğu'nda kaydı bulunmamaktadır.Obwohl es sich um eine vergleichsweise helle Galaxie handelt, fand sie keine Aufnahme in den Messier-Katalog.
SatırKaydır (ShiftRows) - Her satır belirli bir sayıda çembersel olarak kaydırılır.Jedes Pixel wird in einen bestimmten Lichtimpuls umgewandelt.
Bu sayede de çok daha yoğun veri kaydı yapılabilmektedir.Auf diese Weise kann eine deutlich höhere Anzahl an Webseitenanfragen bewältigt werden.
Bu prodüksiyonun Kanada'da video kaydı yapıldı.Diese Fernsehreklame erlangte in Kanada Kultstatus.
Ancak İngiltere’ye hangi tarihte girdiğinin kaydı yoktur.Es ist unbekannt, welcher Beschäftigung er in England nachging.
ÖRNEK: D gamına kaydıralım.Das Model D entfiel.
Osmanlılar ise diğer bölgelerden kaydırdıkları kuvvetlerce takviye edilmektedirler.Die anderen Orte wurden aus dem Besitz adliger Herren erworben.
Hamburg'da kaydı yapıldı.Die Aufzeichnungen finden in Hamburg statt.
Varlığının ilk kaydı 1079'dan kalmadır.Die erste urkundliche Erwähnung datiert von 1479.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Möglicherweise diente sie der Dokumentation von Arbeiten, die am Palast ausgeführt worden waren.
Bu bölgeye Batı Cephesi'nden o sıralarda birlik kaydırılmasına olanak yoktu.Eine mögliche Rückkehr in die DEL war zu diesem Zeitpunkt ausgeschlossen.
Hill bu canlı kaydını sadece bir gitarla gerçekleştirmiştir.Die Band machte mit nur einer Gitarre weiter.
Bütün bunlar sadece bant kaydı.Alles war nur Schein.
Kaydırma efekti ve bildirimlerin hangi durumlarda çıkacağı da ayarlanabilir.Es ist zu unterscheiden, unter welchen Bedingungen Auskunft gegeben werden darf und muss.
İsviçre'de iken İsviçre'yi temsilen buz dansında Analisa Beltrami ile kaydı.In der Schweiz wurde er Eistänzer und lief zusammen mit der Schweizerin Analisa Beltrami.
Yayınlanan bu defterde iki Busaklar (Pursaklar) kaydı bulunmaktadır.Dies zeigt sich in zwei seiner Schriften, die ungedruckt blieben.
Mono ses ile 10 fps'de 176 x 144 piksele kadar video kaydı yapabilir.Ferner können Videosequenzen mit bis zu 176 × 144 Pixel aufgenommen werden.
Ancak partiyi ihya çalışmaları sırasında, daha evvel poliste kaydı bulunmayan üyeler tercih ediliyordu.Die Band durfte unter anderem für die damals noch unbekannten The Police eröffnen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod