kayboluyor ile cümle
kayboluyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.O sol nasce, e derrete-o.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Poi sorge il sole e la scioglie.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Slnko vyjde a celé sa to roztopí.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Slunce vyjde a vše roztopí.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Soarele răsare, şi se topeşte.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Ο ήλιος ανατέλλει και το λιώνει.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Взойдёт солнце, и она растает.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Слънцето изгрява и той се стопява.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.השמש זורחת וזה נמס.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.ثم أشرقت الشمس وذابت
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.僕の母が演じてくれました
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.Al doilea, Columb primeşte finanţarea pentru a pleca în India, dar se rătăceşte.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.A második: végre szponzorálták Kolumbusz Indiai útját, de ő eltévedt.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.A segunda: Colombo consegue finalmente fundos para ir para a Índia, mas perde-se.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.De tweede is dat Columbus voldoende geld heeft om naar India te gaan, maar hij verdwaalt.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.Drugą jest to, że Kolumb dostaje ostatecznie fundusze na podróż do Indii, ale się gubi.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.두번째는 콜럼버스가 인도로 갈 지원을 받지만 길을 잃게 된 일이죠.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.La seconda è che Colombo finalmente trova il denaro per andare in India, ma si perde per strada.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.La seconde c'est Colomb qui obtient finalement le financement pour aller en Inde, mais il se perd.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.La segunda es que Colón finalmente consiguió patrocinio para ir a la India, pero se perdió.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.Thứ hai là Columbus được cấp kinh phí đến Ấn Độ nhưng bị lạc.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.Yang kedua adalah Columbus yang akhirnya bisa pergi ke India, tapi tersesat.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.Το δεύτερο είναι ότι ο Κολόμβος χρηματοδοτείται επιτέλους για να πάει στην Ινδία, αλλά χάνεται.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.Второе - Колумбу наконец-то выдают средства на экспедицию в Индию, но он плывет совсем в другую сторону.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.Второто, Колумб най-накрая събира средствата, за да открие Индия, но се загубва.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.הדבר השני הוא שקולומבוס סוף סוף קיבל תקציב לצאת להודו, אבל הוא הלך לאיבוד.
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.والثاني هو اكتشاف كريستوفر كلومبس امريكا بدلا من الهند عندما اضاع الطريق
İkincisi ise Kolomb sonunda Hindistan'a gidecek parayı buluyor, fakat kayboluyor.(笑)
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Cette sensation fondamentale d'unité nous échappe très rapidement.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Die fundamentele beleving van eenheid houdt niet lang stand.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Esse senso fundamental de unidade é perdido muito rapidamente.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Fundamentul noţiunii de unicitate se pierde foarte devreme în noi.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.글쎄요, 그 일체적인 것이라는 기본적인 개념은 저희에게서 빨리 사라집니다.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Namun perasaan dasar akan kesatuan itu hilang dari diri kita dengan sangat cepat.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Nos, ez az alapvető egység-érzet nagyon gyorsan eltűnik belőlünk.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Nun, dieses grundsätzliche Gefühl von Einheit verlieren wir ganz schnell.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Pues bien, ese sentimiento primordial de unidad lo perdemos muy rápidamente.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Quel fondamentale senso di unità ci abbandona molto rapidamente.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Tento základní smysl jednoty velmi rychle ztrácíme.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Thế nhưng ý niệm về sự đồng nhất với thế giới xung quanh ấy nhanh chóng biến mất.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Tja, den grundläggande känslan av själv går förlorad på oss mycket snabbt.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.To podstawowe poczucie harmonii tracimy bardzo szybko.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Αυτή η βασική αίσθηση της ενότητας χάνεται πολύ γρήγορα σε εμάς.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Вот это основное чувство единства теряется у нас очень быстро.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Ось це основне відчуття єдності втрачається нами дуже швидко.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.Това основно чувство за единност се губи много бързо.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.התחושה הבסיסית הזו של אחידות אובדת לנו במהרה.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.حسناً إن ذلك الإحساس الأساسي بالإتحاد مع الأشياء يفقد سريعاً جداً.
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.すぐに失われ 第一段階は終了します
İşte bu temel birlik hissi, bizde çok çabuk kayboluyor.嚟種萬物歸一嘅概念 被我地好快就遺忘了。
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı.At de lod til at komme frem af sig selv, eller forsvinde [af dem selv].
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı.Att de verkade komma av sig själva, eller försvinna av sig själva.
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı.Că păreau să apară sau să dispară singure.
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı.Che sembrava che venissero da sole, o scomparissero [da sole].
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı.Dass sie ganz von selbst zu kommen und zu gehen schienen.
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı.Hogy csak maguktól előbukkantak, ahogy maguktól el is tűntek.
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı.환각은 저절로 나타나고 또 저절로 사라지는 것 같았습니다.
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı.Ne tuntuivat ilmestyvän ja katoavan itsestään.
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı. Onlar üzerinde bir kontrolü yoktu.שהן מגיעות מעצמן ונעלמות מעצמן.
Kendiliğinden geliyor, kendiliğinden kayboluyorlardı.Pareciam aparecer ou desaparecer por si mesmas.
İlgili Sayfalar