kayboluyor ile cümle

kayboluyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Elektronlar bir çeşit tüy gibi kayboluyorlar, ve geriye sadece enerji kalıyor.الألكترونات تختفي في غموض،
Elektronlar bir çeşit tüy gibi kayboluyorlar, ve geriye sadece enerji kalıyor.最後に残るのはエネルギーだけです でも私達にはエネルギーは見えません
Evren kayboluyor.Az univerzum eltűnik.
Evren kayboluyor.Cả vũ trụ biến mất.
Evren kayboluyor.Das Universum verschwindet.
Evren kayboluyor.El Universo desaparece.
Evren kayboluyor.Het heelal verdwijnt.
Evren kayboluyor.우주는 사라집니다.
Evren kayboluyor.L'Univers disparaît.
Evren kayboluyor.L'universo scompare.
Evren kayboluyor.O universo desaparece.
Evren kayboluyor.Universul dispare.
Evren kayboluyor.Vesmír se ztratí.
Evren kayboluyor.Vesolje izgine.
Evren kayboluyor.Wszechświat znika.
Evren kayboluyor.Το σύμπαν εξαφανίζεται.
Evren kayboluyor.Вселената изчезва.
Evren kayboluyor.Вселенная исчезает.
Evren kayboluyor.היקום נעלם.
Evren kayboluyor.الكون يختفي.
Evren kayboluyor.光があるほど見えなくなる
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Als het waar was dat er daklozen verdwenen... was dit een groot verhaal.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Ha tényleg igaz volt, hogy hajléktalanok tűntek el, akkor ebből egy hatalmas sztorit lett volna.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Jeśli naprawdę bezdomni ginęli bez śladu, to była to duża historia.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Jos olisi totta, että kodittomat katosivat, se olisi iso juttu.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Kdyby to byla pravda, že se tam ztrácejí bezdomovci, byl by z toho velký příběh.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Om det var sant att hemlösa skulle saknas, Detta var en stor berättelse.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Se era verdade que havia sem-abrigo desaparecidos, então era uma grande história.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Si es cierto que había personas desaparecidas, entonces era una gran historia.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Si es cierto que había personas desaparecidas, entonces era una gran historia.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Wenn es wahr sein sollte dass Obdachlose verschwanden, wäre das eine riesen Story.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Αν ήταν αλήθεια ότι άστεγοι αγνοούνταν, αυτό ήταν μεγάλο θέμα.
Evsizler gerçekten kayboluyorsa, bu büyük bir hikayeydi.Ако је истина да бескућници нестају, онда је то велика прича.
Evsizler tünellerde yaşamakla kalmıyor... ...bazıları da kayboluyordu.Že nejen bezdomovci žijí v tunelech, ale že tam i nějací bezdomovci zmizeli.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Aber das ganze UVB, oder fast alles davon, zerstreut sich durch die Dicke der Atmosphäre.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Ale całe UVB, albo prawie całe, jest rozpraszane przez grubość atmosfery.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Ale všechno UVB, nebo téměř všechno, se rozptýlí díky tloušťce atmosféry.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Dar UVB-ul, aproape în întregime, e disipat de grosimea atmosferei.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Maar vrijwel alle UVB, vrijwel alle, wordt verstrooid door de dikke dampkring.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Mais tous les UVB, ou presque tous, se dissipent dans l'épaisseur de l'atmosphère.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Ma tutta l'UVB, o quasi tutta, viene dissipata attraverso l'atmosfera.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Namun semua sinar UVB, atau hampir semuanya, hilang saat melalui tebalnya atmosfer.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Nhưng tất cả, hay phần phần lớn tử ngoại B bị chặn lại bởi tầng khí quyển.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Pero toda la UVB, o casi toda, se disipa en el espesor de la atmósfera.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.모든, 혹은 거의 모든 UVB는 두터운 대기를 통과하면서 흩어져버립니다.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Αλλά όλη η υπεριώδης ακτινοβολία B, ή σχεδόν όλη, διαχέεται μέσω του πάχους της ατμόσφαιρας.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.А все лучи УФ-В, или почти все, рассеиваются в толстом слое атмосферы.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.Но всички ултравиолетови лъчи В, или почти всички, се разсейват през дебелината на атмосферата.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.אבל כל ה-UVB או כמעט כולה, מתמוססת בשל העובי של האטמוספירה.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.لكن كل ال UVB، أو ما يقرب من كله، يتبدد جراء سمك الغلاف الجوي.
Fakat UVB'nin tamamı, veya neredeyse tamamı, atmosferin kalınlığı içinde kayboluyor.または そのほとんどが 大気の厚さで失われます 冬に雪山でスキーをすると
Garip bir şey oluyor. Bu yetenek ortadan kayboluyor.次に私たちは視聴覚による音声に対し 月齢の低い赤ちゃんは
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.A nap felkel, és elolvad.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.De zon komt op en het smelt weg.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Die Sonne geht auf, und es schmilzt weg.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.El sol sale y se derrite.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Kiedy wschodzi słońce, dzieło się rozpływa.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.태양이 뜨면서 다 녹아 없어졌죠.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Le soleil se lève, et il s'évanouit.
Güneş doğuyor ve kırağı eriyip kayboluyor.Mặt trời mọc, và nó tan đi ngay.
İlgili Sayfalar