Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybolur ile cümle

kaybolur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ortadan kaybolur.Você desaparece.
Öksürükle kaybolur.Desaparecem com a tosse.
Bazıları hiçbir iz bırakmadan kaybolur.As pessoas desapareciam sem deixar qualquer rasto.
Bir gün ortadan kaybolur.Mas, um dia, desapareceu de vez.
Bu sırada Chris Redfield ortadan kaybolur.Max Freeman estava enganado.
İğ iplikleri kaybolur.As mandíbulas estão ausentes.
Bu yan etkilerin çoğu geçicidir ve tedavi süresince kaybolur.A maioria dos efeitos adversos são transientes e desaparecem com a continuidade do tratamento.
Yönelim gücü kaybolur.Potência dissipada.
Çekirdekçik kaybolur.A cauda é ausente.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.A fundação da Sertã perde-se na noite dos tempos.
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.O restante da sonda permanecerá no espaço.
Eğer yumurta ya da yavru kaybolur ya da ölürse yerine başka bir yumurta yumurtlanır.Se o ovo é perdido ou removido do ninho, os pais produzem um novo ovo.
Zıt iki kutup birbirine dokunur ve birbirleri içinde kaybolurlar.Ainda sobram duas moedas e eles partilham-nas entre si.
Heather, 18. yaş doğum gününden bir gün önce korkunç kabuslar görür ve babası ortadan kaybolur.Agora, na véspera do seu aniversário de 18 anos, o pai de Heather misteriosamente desaparece.
Daha sonra, kaybolur ve kendisini ebeveynlerinin bodrumunda bulur.Horas depois ela acorda e encontra sua mãe a enterrando em seu quintal.
Quasimodo bir süre ortalıktan kaybolur.E Crescêncio desapareceu por algum tempo.
Kısa bir süre sonra kedi kaybolur.Acredita-se que pouco tempo depois a espécie desapareceu.
Ancak çok geçmeden babası da hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur.Em pouco tempo, desapareceria sem sequer deixar um traço.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.A infeção geralmente resolve-se sozinha e sem causar outras doenças no fígado.
Cadılar ortadan kaybolurlar.Daarna verdween de heks.
Bazıları hiçbir iz bırakmadan kaybolur.Vele anderen verdwenen zonder sporen na te laten.
O sırada yılan gözden kaybolur.Opeens verdween de slang in het niets.
Böylece Ra'zac ırkı sonsuza dek kaybolur.Daarmee verdween het exarchaat van Ravenna voorgoed.
Kutuyu açmak için daireye döndüklerinde Betty aniden ortadan kaybolur.Als hij terugkomt in de motelkamer blijkt Beth weg te zijn.
İşte o an çocuklar kaybolur.Verdwenen zijn de kinderen.
Effüzyonların %50' si dört hafta içinde ve %80'i sekiz hafta içinde kaybolur.De helft van alle vragen wordt binnen vijf minuten beantwoord en 80% binnen een kwartier.
Semptomlar genellikle yedi ila on gün içinde ortadan kaybolur.Meestal verdwijnen de symptomen na zeven tot tien dagen.
Büyülü mersin ağacı ve etrafında bulunan büyülü koru birden ortadan kaybolurlar.De zwaargewonde en in het nauw gedreven tovenaar verdwijnt ineens spoorloos.
Bir gün ortadan kaybolur.Op een dag gaat het mis.
Daha da önemlisi yönelimsel bilgiler kaybolur.Erger was echter al het materiaal dat verloren was gegaan.
Quasimodo bir süre ortalıktan kaybolur.Het kuitbeen verdween bijna.
Yavaşça incelir ve gözden kaybolur.Hij wachtte hen stiekem en ongezien op.
Birden Euridice bir ruh gibi gözleri önünden kaybolur.Gerritsen zou uiteindelijk het zicht aan een oog verliezen.
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.Voordat ze hen kan zien, verdwijnen ze.
F1 bırakıldığında bayrak kaybolur ve askerler bayrağın son konumuna giderler.Pas als de vlag in de andere bunker ligt, is het spel voorbij en haalt de winnende groep zijn vlag op.
Üst kabuktaki açık yeşil renk kaybolur.De rijke bovengrond is afgeplagd.
Haru’nun yön duygusu berbattır ve genelde kaybolur.Het doseren van GHB is moeilijk en gaat vaak mis.
Maggie kaybolur.Clara verdwijnt.
Hiç iz bırakmadan ortalıktan kaybolur.Plots verdwijnt hij evenwel spoorloos…
İşte o an çocuklar kaybolur.W tym momencie dzieci odchodzą.
Kimi ölür, kimi kaybolur, kimi kazanır.Komentarze: Kto zyskuje, a kto traci?
O zaman hayaletler ortadan kaybolurlar.Duchy znikają.
Babası Lafayette'ten kaybolur.Wyodrębniono ją z diecezji Lafayette.
Maggie kaybolur.Gil jednak zniknął.
Eğer yumurta ya da yavru kaybolur ya da ölürse yerine başka bir yumurta yumurtlanır.Jeżeli gniazdo zostanie zniszczone lub porzucone, samica może złożyć nowe jaja.
O sırada yılan gözden kaybolur.W porze suchej w ogóle nie widuje się tego węża.
Böylece Ra'zac ırkı sonsuza dek kaybolur.Wyspa Letchi zostaje zniszczona na zawsze.
Bir gün ortadan kaybolur.Pewnego dnia po prostu znikł.
Yavaşça incelir ve gözden kaybolur.Stopniowo traciła słuch, wzrok.
Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.Zarażenie często wygasa nie pozostawiając trwałej odporności.
Tetiklenmedilerse 15 dakika (18,000 tick) sonra kaybolurlar.Die Before They Wake – Jeszcze zdążysz umrzeć 15.
Deri Surat ise gecenin karanlığında kaybolur.Po chwili bezszelestnie znika w ciemnościach nocy.
Kısa bir süre sonra ortadan kaybolur.Zaraz po tym, znika.
Aynı gece savaşçı ortadan kaybolur.Ale podczas tej nocy pojawia się zagubiony mężczyzna.
Sonra yayılır, otuz yıl kaybolur.W późniejszych wiekach słabł, a od dziesiątków lat zanikł.
Cadılar ortadan kaybolurlar.Czarodziejski zamek znika.
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.On, zawiedziony, odszedł bez słowa.
Sonra yerin altına girip kaybolur.Po wejściu na ląd osłabł i zanikł.
Gemisi Kuzey Denizi'nde kaybolur ve Kuzey Rüzgârı tarafından hoş karşılanır.Niestety jego statek gubi się na Morzu Północnym, a bohater staje się gościem córki Wiatru Północy.
Van der Waals kuvvetleri, etkileşen moleküller arasında daha uzun mesafelerde hızla kaybolurlar.Van der Waals-krafterna minskar snabbt vid längre avstånd mellan interaktiva molekyler.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod