Kaybolursa, dünya mars haline gelir.وعندما تختفى، تصبح الأرض كوكب المريخ.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Ada juga yang akan kabur ke belakang kolam dan sembunyi di batu-batuan.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Altele se scufundă în spatele rezervorului şi dispar după stânci.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Altri se la svignano verso il fondo sparendo tra le rocce.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Anderen slopen naar de achterkant van de tank en verdwenen in de rotsen.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Andere schlichen sich an die Rückseite der Aquariums und verschwanden in den Steinen.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.D'autres se glissent furtivement dans le fond de l'aquarium et disparaissent dans les rochers.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Inne przemykały na tył akwarium i znikały pomiędzy skałami.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.다른 녀석들은 수조 뒷편이나 바위에 몸을 숨길겁니다
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Một số khác lẩn ra sau, biến mất giữa những tảng đá.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Néhányan háttérbe vonulnának és eltűnnének a kövek közt.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Otros se escabullirán por atrás del tanque para desaparecer entre las rocas.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Toiset livahtivat kivien sekaan.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.Други се прокрадват в дъното на аквариума и изчезват в скалите.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.אחרים יברחו לחלק האחורי של המיכל ויתחבאו בין הסלעים.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.وآخرون ينسلون خلسة الى الجزء الخلفي من الحوض وتختفي في الصخور.
Kimisi tankın arkasına sıvışır ve kayaların arasında kaybolur.その中にすごいのが一匹いて
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.A rossz élmények hamar eltűnnek.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Experiențele neplăcute dispar cu repeziciune.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.나쁜 경험들은 재빨리 없어지지요.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Las malas experiencias desaparecen rápidamente.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Le brutte esperienze spariscono rapidamente.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Les mauvaises expériences disparaissent rapidement.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Más experiências rapidamente desaparecem.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Những trải nghiệm không vui biến mất rất nhanh.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Pengalaman buruk cepat menghilang.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Schlechte Erfahrungen verschwinden schnell.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Slabe izkušnje hitro izginejo.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Slechte ervaringen verdwijnen snel.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Špatné zážitky rychle zmizí.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Złe doświadczenia szybko znikają.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Zlé skúsenosti sa rýchlo vyparia.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Οι άσχημες εμπειρίες εξαφανίζονται γρήγορα.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Лошите случки бързо изчезват.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Плохой опыт быстро исчезает.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.Поганий досвід швидко зникає.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.התנסויות רעות נעלמות במהרה.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.التجارب السيئة تختفي بسرعة.
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.唔好嘅經歷 好快係記憶中消失
Kötü deneyimler çabucak kaybolur.速やかに消え去ります それこそ この広大で孤独な宇宙にあって
"Kral kağıtlar?" Boğuk bir sesle sordu. "Tüm kaybolur.""그리고 서류는?"hoarsely 왕이 물었다. "모두 손실됩니다."
"Kral kağıtlar?" Boğuk bir sesle sordu. "Tüm kaybolur.""וגם את העיתונים?" שאל המלך בקול צרוד. "הכל אבוד".
"Kral kağıtlar?" Boğuk bir sesle sordu. "Tüm kaybolur.""ورقات؟" طلب من الملك hoarsely. "فقدت الكل."
"Kral kağıtlar?" Boğuk bir sesle sordu. "Tüm kaybolur.""我々は見るであろう。"
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Amikor az egyik módon nézik, a sík mögött, a határvonalak eltűnnek.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Când vedeți cubul într-un anume fel, în spatele ecranului, aceste granițe dispar.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Cuando se ve el cubo de una forma, como detrás de una pantalla, los bordes desaparecen.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Het is geen truc. -
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Když vidíte tu kostku za obrazovkou, hranice zmizí.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Ketika anda melihat kubusnya dengan satu cara, di balik layar, maka batasannya menghilang.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Khi các bạn nhìn khối lập phương theo một chiều, đằng sau màn hình, những ranh giới đó biến đi.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Kiedy widzicie sześcian w jeden sposób, za ekranem, krawędzie znikają.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.스크린 뒤에 있는 입방체를 보게 되면, 아까 그 경계선들이 사라집니다.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Ko kocko vidite izza zaslona, meje izginejo.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Kun näkee kuution yhdellä tapaa, ruudun takana, reunat katoavat.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Quando vedi il cubo in un modo, dietro il schermo, le cornici scompaiono.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Quando veem o cubo de uma maneira, atrás do ecrã, estas bordas desaparecem.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Quand vous voyez le cube d'une façon, derrière l'écran, les arêtes s'effacent.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Wenn Sie den Würfel auf eine Art sehen, hinter dem Schirm, verschwinden jene Abgrenzungen.
Küpü bir yönden görürseniz, ekranın arkasında, kenarlar kaybolur.Όταν βλέπετε τον κύβο με ένα τρόπο, πίσω από την οθόνη, τα όρια εξαφανίζονται.