Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybolma ile cümle

kaybolma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Büyük kentlerde kaybolmazsın, her yerde haritalar var!You can't get lost in big cities; there are maps everywhere!
Kaybolma ihtimalinize karşı yönleri yazmayı düşündük.We thought we would write out the directions, in case you got lost.
Eğlenin ama kaybolmayın.Have fun, but don't get lost.
Karanlıkta kaybolmaktan korkuyordum.I was afraid of getting lost in the dark.
Eğer yanında bir harita taşısaydı kaybolmazdı.If he had carried the map with him, he wouldn't have got lost.
Sis saat on civarında kaybolmaya başladı.The fog began to disappear around ten o'clock.
Paranın gözden kaybolmasını soruşturacağız.We are going to look into the disappearance of the money.
Aracın köşede yavaş yavaş kaybolmasını izledim.I watched the car disappearing slowly around the corner.
Ben iyi bir yön duyusuna sahibim, bu yüzden kaybolmam.I have a good sense of direction, so I don't get lost.
Taşrada eski âdetler, kolay kolay kaybolmadı.Old practices died hard in the country.
Okuma bir kez kazanıldığında asla kaybolmayan alışkanlık türüdür.Reading is the kind of habit that once acquired is never lost.
O, anılarımda kaybolmaya başlamıştı.She had begun to recede in my memory.
Seyahat ederken, kaybolmak kolaydır.When traveling, it is easy to get lost.
Yarın nerede buluşuyoruz? Tekrar kaybolmak istemiyorum.Where are we meeting tomorrow? I don't want to get lost again.
Kaybolmak istemiyorsun, bu yüzden annenin elini tut.You don't want to get lost, so take your mother's hand.
Küreselleşme, yerel fahişelerin kaybolması anlamına mı geliyor?Does globalisation mean the disappearance of local sluts?
E-postalar birdenbire gelen kutumdan kaybolmaya başladı.Emails have started suddenly disappearing from my inbox.
Tüm galaksilerin aniden ortadan kaybolması alışılmadık değil.It's not unusual that entire galaxies disappear all of the sudden.
Ben her şeyi ve herkesi unutmak, kaybolmak ve terk etmek istiyorum.I want to leave, disappear, forget everything and everyone.
Kaybolmaktansa geri dönmek daha iyidir.It's better to walk back than to get lost.
Ayrıntılarda kaybolmayalım.Let's not get lost in details.
Tom'un gözden kaybolmasına izin veremeyiz.We can't let Tom out of our sight.
Kaybolmak istemiyorum.I don't want to lose.
Tom gözden kaybolmak istiyor.Tom wants to disappear.
Kaybolmamız ihtimaline karşın yanımızda bir harita taşıdık.We carried a map with us in case we got lost.
Sadece gözden kaybolma.Just don't disappear.
Hiç kaybolmadın.You've never lost.
Annelerinin kaybolması onları çok üzdü.The loss of their mother grieved them very much.
Umarım kaybolmam.I hope I don't lose.
Ben sadece ortadan kaybolmak istiyorum.I just want to disappear.
Ortadan kaybolmak istedim.I wanted to disappear.
Kaybolmadın, değil mi?You're not lost, are you?
Zorla ortadan kaybolmak insanlığa karşı bir suçtur.Forced disappearance is a crime against humanity.
Kaybolmadım. Sadece nerede olduğumdan emin değilim.I'm not lost. I'm just not sure where I am.
Tom'un ortadan kaybolması polisi tamamen şaşırttı.Tom's disappearance completely baffled the police.
Tom, Mary'nin kaybolmasında ilgi çeken bir kişidir.Tom is a person of interest in Mary's disappearance.
Tom bana kaybolmamı söyledi.Tom told me to get lost.
Hiçbir şey kaybolmaz, hiçbir şey yaratılmaz, her şey dönüşür.Nothing is lost, nothing is created, everything is transformed.
Kaybolmamaya çalış.Make sure you don't get lost.
Kaybolmayacağından emin ol.Make sure you don't get lost.
Umarım kaybolmazsın.I hope you don't get lost.
Ortadan kaybolmak zorundasın.You have to disappear.
Eski gelenekler kaybolmaya devam ediyor.Old customs keep disappearing.
Kaybolma lütfen.Don't get lost, please.
Biz kaybolmadık!We're not lost!
Biz kaybolmadık. Nerede olduğumuzu biliyorum.We're not lost. I know where we are.
Bu isilik birkaç hafta içinde kendiliğinden kaybolmalıdır.This rash should go away by itself in a couple of weeks.
Biz sık sık kaybolmayız.We don't lose often.
Tom büyük ihtimalle kaybolmayacak.Tom isn't very likely to get lost.
Tom hepsinin kaybolmadığını söyledi.Tom said all wasn't lost.
Hiç bir adam kaybolmadı.No men were lost.
Kaybolmak istemiyoruz.We don't want to get lost.
Fadıl'ın Leyla'nın ortadan kaybolmasıyla ilişkili olduğuyla ilgili hiç kanıt yoktu.There was no proof that Fadil was connected to Layla's disappearance.
Fadıl, Leyla'nın kaybolmasından bir gün sonra ülkeyi terk etti.Fadil left the country the day after Layla went missing.
Fadıl uzun süreli dönemlerle ortadan kaybolmaya başladı.Fadil began to disappear for long periods of time.
Uzmanlar, Arctic'teki deniz buzunun kaybolmasından endişe ediyorlar.Experts are worried about the loss of sea ice in the Arctic.
Tom'un Mary'nin ortadan kaybolmasıyla ilgisi yoktu.Tom didn't have anything to do with Mary's disappearance.
Ormanda kaybolmak hiç eğlenceli değildi.Getting lost in the woods was not fun at all.
Umarım kaybolmayız.I hope we don't get lost.
Tom asla kaybolmaz.Tom never gets lost.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod