Ana içeriğe geç
Sözlük

kayboldu ile cümle

kayboldu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Beatrice isimli bir kadının sekiz yaşındaki Hugh isimli oğlu Lincoln'de 31 Temuuz 1255'te kayboldu.The eight-year-old Hugh disappeared at Lincoln on 31 July 1255.
Filmin kopyasının kaybolduğu düşünülmektedir.All copies of the movie are believed to have been lost.
Böylece kültür kayboldu.LOST CULTURE.
Taurus XL adlı taşıyıcı roketi arızalanınca 4 Nisan 2011 tarihinde kayboldu.It was lost during a failure of the Taurus XL rocket during launch on March 4, 2011.
Bir nehrin içinde kayboldu."Wylądował na rzece.
Karakter ekranın alt kısmında kaybolduğu vakit oyun sona erer.When a fire tile reaches the bottom of the screen, the game is over.
Rick, ayrıca, karısı ve oğlunun ortadan kaybolduğunu görür.Rayford discovers that his wife and son are missing.
Ancak o zamandan sonra ortalıktan kaybolduğu anlaşıldı.They seem to have disappeared thereafter.
Makas nereye kayboldu?Where did the scissors go?
Film büyük ihtimalle kayboldu.The film is probably lost.
Echols ve Forssi de eroin bağımlılığı yaşadılar ve müzik piyasasından kayboldular.Echols and Forssi also experienced the ravages of drug addiction and disappeared from the scene.
Turne, menejerleri tarafından iptal edildi ve Rose tekrar gözlerden kayboldu.After the tour was cancelled by the promoter, Rose again withdrew from the public view.
Uzun süre kaybolduğu düşünülen filmin 2005 yılında Fransa'da bulunduğu açıklanmıştır.The film was long believed lost until its rediscovery in 2005.
Buna rağmen topraklar ve kalıntılar, henüz kontrol edilemeden ortadan kayboldu.The soil and remains were lost without having been properly examined.
Krasnoyarsk Reservoir'ın sularının altında kayboldu.As a result of the damming, the Krasnoyarsk Reservoir was created.
Vincent Babe'e kardeşi Holden'ın savaşta kaybolduğundan bahseder.Vincent announces that his brother, Holden, has been declared missing in action.
Genç asker erkek kardeşinin kaybolduğuna bir türlü inanamamaktadır.The soldier seems not to believe that he is gone.
Bu kontrol demeti kapatıldığında ve ışık demeti kaybolduğunda madde kopyası geriye kalır.When this control beam is turned off and the light pulse disappears, the 'matter copy' remains.
Kızılok, bütün bunlar üzerine ortadan kayboldu.What if red ran out.
Bunu diğerleri takip etti ama hepsi savaş sırasında kayboldu.Further attacks occurred during the day, but all were defeated in heavy fighting.
"Cazibe'si kayboldu"."Luigi Still Missing".
Ama adam ortalıktan kayboldu, üstelik para falan vermeden.But that man disappeared and didn't give me the money.
Seung Jo birden ortadan kayboldu.Seung Jo suddenly disappeared.
Ama.. şapkam kayboldu.But...my hat disappeared.
Kayboldular; bu duyguları kaybettik.They've gone missing; these feelings have gone missing.
Kayboldum, fiziksel olarak.I was lost, physically.
Anlık yöneticisi zihnini tamamen kayboldu.The manager momentarily had disappeared completely from his mind.
- Kayboldu!- Gone!
Sanırım lensim kayboldu.I think my lens disappeared.
Kayboldum. Kenya'dan Güney Afrika'ya giden bir uçaktaydım ve nerede olduğumu bilmiyordum.I remember being on a plane going from Kenya to South Africa, and I had no idea where I was.
Sadece bir arkadaşımız kayboldu.It's just our friend, he's gone missing.
Hayır, kayboldum.No, I was lost.
Hayır, yine kaybolduk.No, we got lost again.
Sonra avluya kayboldu.Then he vanished into the yard.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand clear!" and he vanished and closed the door.
"Hırsız Dur" ve o bahçesinde kapıları doğru uzunlamasına oblik boyunca koştu, kayboldu."Stop thief!" and he ran obliquely across the oblong towards the yard gates, and vanished.
O kesinlikle ortadan kayboldu.He vanished absolutely.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.When I heard about the vanishing bees, Colony Collapse Disorder, it motivated me to take action.
Ben yakaladı anı içimdeki bütün üzüntü kayboldu.The moment I caught all the sadness within me disappeared.
Çünkü babam onun mektubu yüzünden şehre geldi! şimdi ise ortadan kayboldu! onu bulmam gerekMy father came to city because of her letter! Now he has disappeared! I need to look for her
Ve örtü kayboldu.And the shroud was lost.
Uzun ömürlü iplik fabrikadan kayboldu, aynen sinemadaki gibi... Bu buluş kontrol altında olmalı.Moramo taj izum imati pod kontrolom.
Benim şüphe Tüm aniden şekilde kaybolduktanAll of my doubt suddenly goes away somehow
Elini salladı onun topuğuna açık ve kalabalık arasında bir anda kayboldu.He waved his hand, turned on his heel, and disappeared in an instant among the crowd.
Yazmaya devam ediyordu ki, sonra biraz ortadan kayboldu.And she was writing one day, and then she disappeared for a little bit.
Reklamı verenle dövüştükten sonra ortadan kayboldular.They exchanged fists with the advertiser and disappeared!
Peki hangi cehenneme kayboldular?Then where on earth did they go?
En azından, onlar kaybolduğunu düşündü.Well, they thought the shroud was lost.
Dedi ki: " O tüm duygulu insanlarla birlikte, sevginin içinde kayboldu.He said 'He was lost in love with every sentient being.
- Armadillo kayboldu.- Armadillo's off the scope. - I think we've had a blowout.
Sen nereye kayboldun?Where you lost?
Son dört yılda, yarım milyon imalat işi kayboldu.A half a million manufacturing jobs have been lost in the last four years.
Babanın yıkılmasından sonra... Oyun geliştiricisi bıraktı ve ortadan kayboldu.After your father collapsed the game developer left and vanished.
Su serseri Ji Hoo nereye kayboldu?Where'd that punk Ji Hoo go? They're not gonna announce their engagement, are they?
Sonra da polislerin ortadan kaybolduğunu görüyoruz.And the next thing you know, the police have disappeared.
Bu şimdi neredeyse tamamen kayboldu ve şimdi oldukça ciddi ekonomik bir sorunları var.That has now disappeared, and they are now in great economic problem.
Bu onun bedeni kaybolduğundan çok sonra devam edecek bir hikaye.It's a story that goes on long after his body no longer does.
Ve herkes sokaktan kayboldu.And everybody disappeared from the street.
Arabalar da kayboldu.The cars disappeared as well.
Yukarının aşağıya sahip olduğu, milyonların ses tellerinin kaybolduğu bir kültür.A culture which is top-down, owned, where the vocal chords of the millions have been lost.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kayboldu ile cümle - Sayfa 7 - kayboldu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App