Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı.以 諾 與 神 同 行 、 神 將 他 取 去 、 他 就 不 在 世 了
Tanrı yolunda yürüdü, sonra ortadan kayboldu; çünkü Tanrı onu yanına almıştı.以 諾與 神 同行 、 神將 他 取去 、 他 就 不 在世 了
Tatildeyiz. - Hayır. Kaybolduk.- Nem nyaralunk, hanem itt ragadtunk.
Tatildeyiz. - Hayır. Kaybolduk.- No Io estamos, estamos perdidos.
Tüm kamyon, otobüs, otomobil, tren, tekne ve uçakların emisyon anlamında ortadan kaybolduğunu düşünün.A nível nacional, a França, Grécia, Suécia e Reino Unido já alcançaram as suas metas em 2006.
Tüm kamyon, otobüs, otomobil, tren, tekne ve uçakların emisyon anlamında ortadan kaybolduğunu düşünün.Föreställ dig att alla lastbilar, bussar, tåg, båtar och flygplan försvinner – om man tittar på utsläppen.
Tüm kamyon, otobüs, otomobil, tren, tekne ve uçakların emisyon anlamında ortadan kaybolduğunu düşünün.Lkw, Busse, Pkw, Bahnen, Schiffe und Flugzeuge verschwinden bis dahin — zumindest, was ihre Emissionen angeht.
Tüm kamyon, otobüs, otomobil, tren, tekne ve uçakların emisyon anlamında ortadan kaybolduğunu düşünün.Φανταστείτε την εξαφάνιση, από πλευράς εκπομπών, κάθε φορτηγού, λεωφορείου, αυτοκινήτου και αεροπλάνου.
Üç şişe organik meyve suyu kayboldu!3 butelki soku owocowego zniknęły!
Üç şişe organik meyve suyu kayboldu!3 sticle de suc organic au disparut!
Üç şişe organik meyve suyu kayboldu!Trois bouteilles de jus bio ont disparu !
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Afastem-se!" E ele desapareceu e fechou a porta.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Allontanarsi!" Ma lui sparì e chiuse la porta.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Berdiri jelas!" Dan dia menghilang dan menutup pintu.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."! 명확 서"와 그는 사라져 문을 닫았.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Manténgase alejado", y él desapareció y cerró la puerta.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Odsunąć się!" I zniknął i zamknął drzwi.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Seiso selvä!" Ja hän katosi ja sulki oven.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stå klar!" Och han försvann och stängde dörren.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand clair!" Et il a disparu et a fermé la porte.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand clar!" Şi el a dispărut şi a închis uşa.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand duidelijk!" En hij verdween en sloot de deur.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand jasné!" A on zmizel a zavřel dveře.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand jasné!" A on zmizol a zavrel dvere.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand jasno!" In je izginil in zaprl vrata.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand klar!" Und er verschwand und die Tür schloss.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand rõ ràng!" Và ông đã biến mất và đóng cửa lại.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand tiszta!", És ő eltűnt, és becsukta az ajtót.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Stand ясно!" И той изчезна и затвори вратата.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Απομακρυνθείτε!" Και αυτός εξαφανίστηκε και έκλεισε την πόρτα.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Стенд ясно!", И он исчез, и закрыл дверь.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."Стенд ясно!", І він зник, і закрив двері.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."موقف واضح!" وانه اختفى وأغلق الباب.
"Uzakta durun" dedi ve kayboldu ve kapıyı kapattı."船員が、私は判断してください、"ミスターホオジロは言った。
Üzgünüz. Sadece bir arkadaşımız kayboldu.Det är bara vår vän, han är försvunnen.
Üzgünüz. Sadece bir arkadaşımız kayboldu.Es nuestro amigo, está desaparecido.
Uzun ömürlü iplik fabrikadan kayboldu, aynen sinemadaki gibi...Hrůza z věčnosti výrobku zmizela z průmyslu, stejně jako ve filmu.
Uzun ömürlü iplik fabrikadan kayboldu, aynen sinemadaki gibi...Το άφθαρτο νήμα εξαφανίσθηκε απ' τη βιομηχανία, όπως ακριβώς και στην ταινία.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Amikor a halak eltűntek, a víz alatt mindenki hektárnyi és hektárnyi tengeri sünöket látott.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.En toen alle vissen weg waren, zag je onder water enkel velden en velden vol met zee-egels.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.In ko rib ni bilo, si pod vodo videl le na tisoče morskih ježkov.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Kiedy nie było ryb, jedyne, co można było zobaczyć pod wodą to hektary jeżowców.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.그래서 이 어류들이 모두 사라졌을 때, 물 속에서 보았던 것이라고는 성게들로만 꽉 차있었습니다.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Și când nu erau pești, nu se vedeau sub apă decât arici de mare.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Und als sie verschwunden waren, konnte man unter Wasser weit und breit nur noch Seeigel sehen.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Và khi loài này biến mất, tất cả ai đã từng nhìn thấy dưới nước chỉ là nghĩa địa và nghĩa địa của nhím biển.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.Когда рыба пропала, все, что можно было видеть под водой - это акры и акры морских ежей.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.וכאשר כל הדגים נעלמו, הדבר היחיד שראו מתחת למים היה רק דונמים ודונמים של קיפודי ים.
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.فعندما انقرض ذلك القنفذ .. انقرضت تلك الاسماك الجميع يرى انه في الاعماق كان ملاى بقنافذ البحر
Ve balıklar ortadan kaybolduğunda sualtında herkesin tek gördüğü hektarlarca deniz kestanesiydi.海底はウニで 埋め尽くされていました。 魚が戻ってきてから
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.A keď sa v informáciách strácate, informačná mapa je celkom užitočná.
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.Als je verdwaald bent in informatie dan is een informatiekaart nogal nuttig.
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.A pokud se ztrácíte v informacích, informační mapa se celkem hodí.
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.E quando siete persi tra le informazioni, la mappa delle informazioni è particolarmente utile.
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.És amikor eltévedünk a sok adat között, akkor jól jön egy ilyen térkép.
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.Et quand vous êtes perdu dans les informations, une carte des informations est plutôt utile.
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.Jeżeli jesteśmy zagubieni w informacjach mapa informacji jest użyteczna.
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.Khi bạn bị lạc trong biển thông tin, thì một bản đồ như vậy khá hữu ích.
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.그리고 정보 속에서 길을 잃게 될 때 이런 정보 지도는 유용할 겁니다.
Ve bilginin içinde kaybolduğunuzda, bir bilgi haritası işinize yarayacaktır.Och när man har tappat bort sig i informationen så är en informationskarta rätt så användbar.