1848'de gizemli bir şekilde kayboldu ve sonunda ölü olduğu tahmin edildi.W 1848 w tajemniczych okolicznościach zaginął i został uznany za zmarłego.
1967 - Avustralya Başbakanı Harold Holt, Portsea (Victoria) yakınlarında yüzerken kayboldu.1967 – Premier Australii Harold Holt utopił się podczas kąpieli w morzu w stanie Wiktoria.
Alison kaybolduktan sonra okulun en popüler kızı oluyor.Po jej zaginięciu staje się nową najpopularniejszą dziewczyną w szkole.
Böylece kültür kayboldu.Obudź się kulturo!
FBI ajanları bu bölgede araştırma yapmışsa da, insanların nasıl kaybolduğu ile ilgili bu gizem çözülememiştir.Agenci FBI próbują rozwikłać zagadkę ich zniknięcia.
25 kişi kurtarıldı, 3 gemici kayboldu.Zginęło 75 członków załogi, uratowano 3.
6 kişi ise kayboldu.Sześciu z nich zginęło.
(Gelecek zaman kipi) Gözlüğüm sanırım kayboldu.Widłogonki nie mają wzroku.
Aynı etkiden dolayı, Güneş, ufuktan kaybolduktan bir süre sonra batar.Zakryte dotychczas w tym samym momencie słońce wychodzi.
1 Şubat 1995'te grubun gitaristi Richey Edwards kayboldu.1 lutego 1995 roku zaginął Richey James Edwards.
Beatrice isimli bir kadının sekiz yaşındaki Hugh isimli oğlu Lincoln'de 31 Temuuz 1255'te kayboldu.9-letnie dziecko imieniem Hugh, syn Beatrice, zaginęło 31 lipca 1255.
Bolognalı Peter ise kayboldu ve bir daha hiç görülmedi.Leonardo zbiegł i nigdy więcej go nie widziała.
Bu tarihten sonra tapınak yapımı kültürü kayboldu.Niestety podczas holokaustu opis budowy zaginął.
Botlardan biri yolda kayboldu.Część uciekinierów zginęła po drodze.
İstatistiklere göre 690 kişi öldü, 1531 kişi kayboldu ve 8884 kişi yaralandı.Według oficjalnych raportów 69 181 osób zmarło, 374 181 osób zostało rannych a 18 498 było zaginionych.
Tek Yüzük, Anduin'de kayboldu.Założył Jedyny Pierścień i niewidzialny skoczył do Anduiny.
1934'te Fard gizemli bir şekilde ortadan kayboldu.W 1934 roku W. Fard Muhammad zniknął w niewyjaśnionych okolicznościach.
Oradan kaçıp, San Francisco Körfezi’nde kayboldular.Wtedy też wypłynął w kierunku San Francisco, zawijając po drodze do Pearl Harbor.
Bu sırada Yüzük, parmağından çıktı ve suda kayboldu.Następnie Dechen rozkołysał łódź, wywrócił ją i zniknął w wodzie.
Çığlık Geçidi'nde kayboldu.Rozpoznał krzyk Prokris.
Annesi 1942'de Paris'te ortadan kayboldu.Jego rodziców wysiedlono w 1942 roku.
Polonya kuvvetlerinde ise 4.500 kişi öldü, 10,000 kişi kayboldu ve 22.000 kişi yaralandı.4,5 tys. zabitych, 22 tys. rannych i 10 tys. zaginionych.
Tümeni bizzat yöneten Lord Longford harekat sırasında kayboldu ve cesedi bulunamadı.W drodze na bagnach Piotr zmarł, a jego ciała nigdy nie znaleziono.
Yaklaşık 200 askeri bu çatışmalarda kayboldu.Omkring 200 soldater föll i striderna.
Karakoldaki üç polis memuru kayboldu.Tre poliser från Berkutpolisen har gripits.
Bundan sonra kent tamamen kaynaklardan kayboldu.Den lokala förvaltningen sköts sedan dess helt och hållet av städerna.
1 Şubat 1995'te grubun gitaristi Richey Edwards kayboldu.Den 1 februari 1995 försvann Richey James Edwards spårlöst.
Çığlık Geçidi'nde kayboldu.Hittade vid plöjning i åker.
Negatifler kayboldu ve bugüne kadar bulunamadı.Angriparen lyckades undkomma och återfanns aldrig.
Tek Yüzük, Anduin'de kayboldu.Ringen föll ner i den stora floden Anduin och gick förlorad.
Film büyük ihtimalle kayboldu.Filmen är numera försvunnen.
Ama lenfadenopatiler diğer semptomlar kaybolduktan sonra bile aylarca kalabilir.Hostan kan hålla i sig under flera veckor efter övriga symptom har försvunnit.
Filmin kaybolduğu değerlendirilmektedir.Filmen anses vara förlorad.
Böylelikle de dans git gide gözden kayboldu.Då försvann dansen helt ur kyrkan.
Bunun yanında çok sayıda kişi kayboldu.Det innebar att många män var borta.
Halk kahramanı Nuno Álvares Pereira’nın mezarı kayboldu.Могила національного героя — Нуну Алвареша Перейри була втрачена.
Bu tarihten sonra tapınak yapımı kültürü kayboldu.Після цього культура будівництва храмів зникла.
Fransız ordusunda görevli babası olan babası, 1812 Rus seferinde kayboldu.Його батько був офіцером французької армії, загинув у Росії під час кампанії 1812 року.
1939'da, aniden ortadan kaybolduğunu açıklamak için Kızıl Ordu'ya askere çağrıldı.В 1939 році його фіктивно призвали до лав Червоної армії, аби пояснити його раптове зникнення з міста.
Bunun yanında çok sayıda kişi kayboldu.Крім того, багато людей зникли безвісти.
Geleneksel dini kurumlar dağıtılınca hiyeroglif yazı bilgisi, büyük ölçüde kayboldu.Коли традиційні релігійні установи були розформовані, знання ієрогліфічної писемності практично втратилось.
Ve o şovdan sonra ekranlardan kayboldu.Пізніше він зник з екранів.
İki hafta sonra Guevara kamu hayatından çekildi ve ardından tamamen ortadan kayboldu.Два тижні по тому він випав з публічного життя, а потім зник зовсім.
Daha sonra kayboldu ve tekrar parladı.Потім знову падає і плаче.
6 kişi ise kayboldu.Загинуло 6 чоловік.
Ancak o zamandan sonra ortalıktan kaybolduğu anlaşıldı.Я просто знаю, що потім воно відгукнеться.
10:31'de alçalmaya başlayan uçak, 10:40'ta radardan kayboldu.О 10:31 літак почав зниження прискореними темпами.
1951 yılında tekrar kaçtı ve bir iz bırakmadan kayboldu.В 1948 році він виїхав з села і сліди його загубилися.
Bu tarihten sonra görüş açısından kaybolduğu düşünülmektedir.До недавнього часу цей звіт вважався втраченим.
Üç yıl sonra, 25 Temmuz 1841'de bir kez daha ortadan kayboldu.Через кілька тижнів, 5 червня 1833 року, вони вперше побачились.
Bella Nereye Kayboldu?Та куди ж все-таки подівся Доуель?
May'in kaybolduğu yasak ormanda pokemonların lideri bir Venusaur'dı.Ймовірно, прихильницею забороненого діонісійського культу була володарка вілли.
Bunu diğerleri takip etti ama hepsi savaş sırasında kayboldu.Перші три були зрубані, а інші знищені під час Другої світової війни.
Ama lenfadenopatiler diğer semptomlar kaybolduktan sonra bile aylarca kalabilir.Артралгії можуть турбувати хворих ще багато місяців після щезнення інших симптомів.
Bolognalı Peter ise kayboldu ve bir daha hiç görülmedi.Ще один брат, Хільдеберт, втік, і його більше ніхто ніколи не бачив.
25 kişi kurtarıldı, 3 gemici kayboldu.51 член екіпажу загинув, 2 врятовані.
39 kişi öldü, 4 kişi kayboldu.З них 14 загинули, 3 пропали безвісти.
Mayıs ayı boyunca radyo kırpışmaları giderek güçsüzleşti ve en sonunda tamamen ortadan kayboldu.Програми радіопередач ставали все менш популярними, і, врешті-решт, припинили своє існування.
Ancak ortaya çıkan vebalar dolayısıyla tamamen kayboldu.Однак внаслідок нез'ясованих досі причин вона практично зникла.
Bugüne kadar bu emrin sonucunda kaç kişinin kaybolduğu bilinmiyor.Можна лише уявити, скільки людей тоді вже було арештовано.