Ana içeriğe geç
Sözlük

kayboldu ile cümle

kayboldu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Karakoldaki üç polis memuru kayboldu.Trois des meneurs se retrouvent au poste de police.
Bunun yanında çok sayıda kişi kayboldu.De nombreuses personnes ont disparu.
Daha sonra kayboldu ve tekrar parladı.Elle est tombée, puis elle a rebondi et est encore retombée.
Botlardan biri yolda kayboldu.L'un d'eux décéda pendant le trajet.
Şems-i Tebrîzî kayboldu.Le tumulus a disparu.
(2.600 kişilik mürettebattan 346'sı öldü, 43'ü kayboldu ve 264'ü yaralandı.)Parmi l'équipage du Bunker Hill, 373 hommes sont tués, 264 blessés et 43 disparus.
Uzun süre kaybolduğu düşünülen filmin 2005 yılında Fransa'da bulunduğu açıklanmıştır.À noter que le film est passé totalement inaperçu à sa sortie en France.
İlk kez bir atom silahı kayboldu.C'est la première fois qu'une arme thermonucléaire est larguée depuis un avion.
Ancak o zamandan sonra ortalıktan kaybolduğu anlaşıldı.Il sait qu’il est perdu dès ce moment.
Rick, ayrıca, karısı ve oğlunun ortadan kaybolduğunu görür.On y apprend que sa femme et son fils sont morts.
Ormanda kayboldu.Se perdió en el bosque.
Ormanda kayboldum.Me he perdido en el bosque.
O, parkta kayboldu.Él se perdió en el parque.
Kayboldun, değil mi?Te has perdido, ¿verdad?
Ormanda kaybolduk.Nos hemos perdido en el bosque.
Tren gözden kayboldu.El tren se perdió de vista.
Ormanda niçin kayboldun?¿Por qué te perdiste en el bosque?
O, kalabalığın içinde kayboldu.Se perdió entre la multitud.
Karda kayboldum.Me perdí en la nieve.
Affedersiniz, ben kayboldum.Disculpe, me he perdido.
Tom ormanda kayboldu.Tom se perdió en el bosque.
Kütüphaneyi bulmaya çalışırken kayboldum.Me perdí cuando trataba de encontrar la biblioteca.
Kaybolduğunu Tom'a söyleme.No le digas a Tom que te has perdido.
Mağarada kaybolduk.Nos perdimos en la cueva.
Vedalaşmadan kalabalığın içinde gözden kayboldu.Sin decir adiós, él desapareció entre la multitud.
Hikayelerin iç değeri de aynı şekilde kayboldu.El valor interno de los cuentos se ha perdido de la misma forma.
Bu süre zarfında birkaç muhalif öldürüldü ve 'ortadan kayboldu'.Durante ese tiempo varios disidentes fueron asesinados y 'desaparecieron'.
Klasik Latince bazı sözcükler vokabülerden kayboldular.Ciertas palabras del latín clásico desaparecieron del vocabulario.
Halk kahramanı Nuno Álvares Pereira’nın mezarı kayboldu.La tumba del héroe nacional Nuno Álvares Pereira se perdió también.
1967 - Avustralya Başbakanı Harold Holt, Portsea (Victoria) yakınlarında yüzerken kayboldu.1967: cerca de Portsea (Australia), el primer ministro Harold Holt desaparece mientras nadaba.
Yöreye yerleşen bu kuşlar daha sonra 1902 yılında ortadan kayboldular.Estas aves lograron establecerse, pero desaparecieron alrededor del año 1902.
Beatrice isimli bir kadının sekiz yaşındaki Hugh isimli oğlu Lincoln'de 31 Temuuz 1255'te kayboldu.Un niño de ocho años, de nombre Hugh, hijo de Beatrice, desapareció en Lincoln el 31 de julio de 1255.
Ameliyat sonrasında kısa bir süre halsizlik yaşasa da, peritonit bulguları kayboldu.Después de un breve período de debilidad posoperatoria, los signos de peritonitis desaparecieron.
Bundan dolayı filmin daha o vakit kaybolduğu sonucuna varılabilir.No podía esperar más para que llegase el final de esta película.
Ancak ortaya çıkan vebalar dolayısıyla tamamen kayboldu.Para el observador casual, habrán desaparecido completamente.
Karakter ekranın alt kısmında kaybolduğu vakit oyun sona erer.Si el personaje se va fuera de la pantalla, la partida termina.
Baffin Körfezi'ndeki ada gibi Disko'ya kadar Alert gemisinde kalan kâşif üç aylığına gözden kayboldu.Viajó por tres meses, permaneciendo con el Alert en la Isla Disko en la Bahía de Baffin.
Böylece Claudius'un politikalarıyla ilgili kendi ağzından çıkmış olan sözleri kayboldu.Por ello, los motivos privados de Claudio sobre sus políticas y motivos se perdieron en la historia.
Ülker'le ilgili bazı tarihi kayıtlarda, zaman zaman Pleione'nin kaybolduğundan söz edilir.Para la serie en India, ver Break Time Masti Time.
Bella Nereye Kayboldu?Kale: Lydia ¿pasa algo?
7 top görev sırasında kayboldu.Se perdieron 7 Invader en acción.
1999'daki isyanla 70'ten fazla öğrenci kayboldu.Después de los incidentes, más de setenta estudiantes desaparecieron.
Ancak, öldüğü 18 Ağustos 1993 gününe kadar kamuoyu tarafından “Savaşta Kaybolduğu” sanıldı.Afirma que falleció "ayer a la noche" (o sea, el 8 de marzo).
10:31'de alçalmaya başlayan uçak, 10:40'ta radardan kayboldu.El signo del avión desapareció de los radares a las 22:07.
6 kişi ise kayboldu.Seis personas murieron.
Ancak bir anda ışıklar kesildi ve TitanTron kayboldu.En el transcurso del combate, se apagaron las luces y Trytan desapareció del ring.
1939'da, aniden ortadan kaybolduğunu açıklamak için Kızıl Ordu'ya askere çağrıldı.Fue enlistado en el ejército en 1939 para explicar su desaparición repentina de la ciudad.
Nisan 2005'te, 9 ila 12 yaşlarında beş çocuk ortadan kayboldu.A principios de 2010 ya hay 5 niños que pronto serán 6.
Osmanlı idaresinde Makedonya adı kullanımdan kayboldu.Durante el gobierno otomano el nombre se dejó de utilizar.
Yüzyıllar boyunca kimse bu şehirde neler yaşandığını, nasıl ortadan kaybolduğunu bilmedi.Durante siglos estuvieron desaparecidos y no se tenía noticia alguna de su existencia.
Plymouth Şirketi sözleşmesini karşılayamadı ve ortadan kayboldu.El gerente de la River Plate no estuvo de acuerdo y se retiró.
Film büyük ihtimalle kayboldu.La película se encuentra perdida.
İlk kez bir atom silahı kayboldu.Esa fue la primera vez que un arma nuclear tipo cañón fue totalmente ensamblada.
Bir nehrin içinde kayboldu.Ribera de un río.
1 Şubat 1995'te grubun gitaristi Richey Edwards kayboldu.Meses después, el 1 de febrero de 1995, Richey James Edwards desapareció.
Birikme bölgesinden taşınan buza eş miktarda buzun eriyerek kaybolduğu yerde oluşur.Éste se produce cuando el glaciar entero se desplaza sobre el terreno en el que se encuentra.
Tom uyandığında Mary'nin gözden kaybolduğunu keşfetti.Quando si svegliò, Tom scoprì che Mary era scomparsa.
Kuş uçup gözden kayboldu.L'uccello volò via e scomparve alla vista.
İki hafta sonra Guevara kamu hayatından çekildi ve ardından tamamen ortadan kayboldu.Due settimane dopo, Guevara si ritirò dalla vita pubblica e scomparve.
Mesh-ki-ang-gasher denize yürüdü ve gözden kayboldu.Mesh-ki-ang-gasher andò in mare e sparì.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod