Kızgın sular tarafından çalkalanan küçük tekne, dalgalar içinde görünüp kayboluyordu.The little boat, tossed about by the angry waters, appeared and disappeared in the waves.
Aniden büyük bir dalga geldi ve tekne kayboldu.Suddenly a huge wave came and the boat disappeared.
Boş noktalar haritalardan kayboldu. Onlar tarih kitaplarına göç ettiler.The blank spots have vanished from the maps. They have migrated to the history books.
Tom malikanede kayboldu.Tom got lost inside the manor.
Tom kalabalıkta kayboldu.Tom disappeared in the crowd.
Tom evin arkasında kayboldu.Tom disappeared behind the house.
Tom gecenin içinde kayboldu.Tom disappeared into the night.
Tom, Mary'nin karanlıkta kayboluşunu izledi.Tom watched Mary disappear into the darkness.
Tom gölgelerin içinde kayboldu.Tom disappeared into the shadows.
Tom ağaçların içinde kayboldu.Tom disappeared into the trees.
Tom ofisinde kayboldu.Tom disappeared into his office.
Tom kapıyı arkasından çarparak yatak odasında kayboldu.Tom disappeared into his bedroom, slamming the door behind him.
Tom sis içinde gözden kayboldu.Tom disappeared into the mist.
Tom sisin içinde kayboldu.Tom disappeared into the fog.
Tom Mary'nin kalabalıkta kaybolduğunu izledi.Tom watched Mary disappear into the crowd.
Tom uçağın uzakta kayboluşunu izledi.Tom watched the plane disappear into the distance.
Tom üç ay önce kayboldu.Tom disappeared three months ago.
Birçok canlı selde kayboldu.Many lives were lost in the flood.
Tom ormanda kayboldu ve birinin arka bahçesinde sona erdi.Tom got lost in the woods and ended up in someone's backyard.
Araba sürerken kaybolduk.We got lost while driving.
Tom Mary gözden kayboluncaya kadar bekledi.Tom waited until Mary was out of sight.
Sadece çok kaybolmuş hissediyorum.I just feel so lost.
Kaybolan zamanı telafi etmek için acele ediyorduk.We were hurrying in order to make up for the wasted time.
Kayboldun mu?Did you get lost?
Bir gün Pablo Guatemala'nın cangılında kayboldu.One day, Pablo got lost in the jungle of Guatemala.
Tom aniden kayboldu.Tom suddenly disappeared.
Tom karanlıkta ortadan kayboldu.Tom vanished into the darkness.
Kaybolmadım. Sadece nerede olduğumdan emin değilim.I'm not lost. I'm just not sure where I am.
Ertesi sabah herhangi bir açıklama yapmadan ortadan kayboldu.The next morning, he vanished without any explanation.
Tom'un ortadan kaybolması polisi tamamen şaşırttı.Tom's disappearance completely baffled the police.
Tom'un üç ay önce kaybolduğu rapor edildi.Tom was reported missing three months ago.
Bir haritan var mı? Çünkü senin gözlerinde kayboluyorum.Do you have a map? Because I'm getting lost in your eyes.
O, kaybolacağımdan korkuyor.He's afraid I'll get lost.
Birgün, Atlantis adası denizde kayboldu.One day, the island of Atlantis vanished into the sea.
Uçak ortadan kaybolmuş görünüyor.The plane appears to have vanished into thin air.
Tüm elmalar kayboldu.All the apples disappeared.
Tom banka hesaplarını boşaltıp ortadan kayboldu.Tom cleaned out his bank accounts and disappeared.
Biz yanlış bir dönüş yaptık ve kaybolduk.We made a wrong turn and got lost.
Tom Mary'nin evine giderken kayboldu.Tom got lost on his way to Mary's house.
Tom düşüncelerde kaybolmuş gibi görünüyordu.Tom seemed lost in thought.
Sanırım kaybolduk.I think we're lost.
Tom, Mary'nin kaybolmasında ilgi çeken bir kişidir.Tom is a person of interest in Mary's disappearance.
Tom bana kaybolmamı söyledi.Tom told me to get lost.
Onun korkuları kayboldu.His fears vanished.
Ertesi sabah, Caroll Stadt ortadan kaybolmuştu.The following morning, Caroll Stadt had disappeared.
Yaz kayboluyor ve kış yaklaşıyor.Summer is disappearing and winter approaches.
Bagajım kayboldu ya da onlar onu başka bir uçağa koydular.My luggage has been lost or else they have put it on another airplane.
Güneş, bulutların ardında kayboldu.The sun disappeared behind the clouds.
"Peki, Tom'a ne oldu?" "O ortadan kayboldu." "Gerçekten mi?""So, what happened to Tom?" "He disappeared." "Reeeally?"
Zaten üç gündür kaybolduk.We've already lost three days.
Biz kaybolduk, değil mi?We're lost, aren't we?
Nasıl kaybolabilirim?How can I lose?
Yüzüğüm kayboldu.My ring is gone.
Yaşlı askerler asla ölmez, onlar sadece kaybolur.Old soldiers never die, they simply fade away.
O yine ayağa kalktığında kız ve keçi gözden kaybolmuştu.When he got back up on his feet, the girl and the goat had disappeared.
Tom üç gün önce ortadan kayboldu.Tom disappeared three days ago.
Tom her zaman kaybolur.Tom always gets lost.
Tom kaybolacağımızı söyledi.Tom said we'd get lost.
Tom kaybolacağımıza dair endişeli.Tom is worried we'll get lost.
Tom iz bırakmadan kayboldu.Tom has disappeared without a trace.