Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybol ile cümle

kaybol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Hiçbir şey kaybolmaz, hiçbir şey yaratılmaz, her şey dönüşür.Nothing is lost, nothing is created, everything is transformed.
Arkadaşım sisteki bir gri katır gibi kayboldu.My friend disappeared like a grey mule in the fog.
Yaşlı askerler asla ölmezler, onlar sadece yavaş yavaş ortadan kaybolurlar.Old soldiers never die, they just fade away.
Tom kalabalığın içinde kayboldu.Tom disappeared into the crowd.
Eğer sokakta kaybolursan, bir polise sor.If you get lost in the street, ask a policeman.
Uçurtma gökyüzünde gözden kayboldu.The kite disappeared into the sky.
Kaybolan kişi ben değildim.I wasn't the one who got lost.
Bu sorun sanki sihirle ortadan kayboldu.The problem disappeared as if by magic.
Herkes kaybolacağımızı düşündü.Everyone thought we were going to lose.
Oh hayır! Pasaportum kayboldu.Oh, no! My passport has disappeared.
Kaybolmamaya çalış.Make sure you don't get lost.
Kaybolmayacağından emin ol.Make sure you don't get lost.
Tom hızla kalabalıkta kayboldu.Tom quickly disappeared in the crowd.
Ortadan kaybolacağım.I'll make myself scarce.
Tom okuldan sonra gözden kayboldu.Tom disappeared after school.
Gözümün önünden kaybol, Tom.Get out of my face, Tom.
Tom olmadan kaybolduğum zamanlar vardı.There were times I would've been lost without Tom.
Tom diğer odalardan birinde kayboldu.Tom disappeared into one of the other rooms.
Kaybolduğum zaman bilirim.I know when I've lost.
Tom tamamen kaybolmuş gibi görünüyor.Tom seems to be completely lost.
Tom'un gülümsemesi anında kayboldu.Tom's smile vanished instantly.
Karın kaybolduğunda neredeydin, Tom?Where were you when your wife disappeared, Tom?
Anahtarlarım kayboldu.My keys are gone.
Labirentte kayboldum.I got lost in the maze.
Tom cüzdanının kaybolduğunu fark etti.Tom noticed that his wallet was missing.
Ben ormanda kayboldum.I got lost in the woods.
Tom'suz kaybolduğumu hissettim.I felt lost without Tom.
Umarım kaybolmazsın.I hope you don't get lost.
Ortadan kaybolmak zorundasın.You have to disappear.
O kaybolmuş olamaz.It can't have just vanished!
Eski gelenekler kaybolmaya devam ediyor.Old customs keep disappearing.
Tom'un uçağı kayboldu.Tom's plane went missing.
Ben sensiz kaybolmuş hissettim.I felt lost without you.
Ben onsuz kaybolmuş hissettim.I felt lost without him.
Kaybolduğunu onlara söyleme.Don't tell them you're lost.
Kaybolduğunu ona söyleme.Don't tell him you're lost.
Ne kadar para kayboldu?How much money is lost?
İlköğretim okulları yavaş yavaş kayboluyor.Elementary schools are gradually disappearing.
Öksürük gerekli herhangi bir ilaç olmadan kayboldu.The cough went away without any medicine needed.
Dan, Linda'nın bebeğini aldı ve gecenin içinde kayboldu.Dan took Linda's baby and disappeared into the night.
Biz ormanda kaybolduk.We got lost in the woods.
Sana kaybolduğumu düşündüren nedir?What makes you think I'm lost?
Kaybolacağımı sana ne düşündürüyor?What makes you think I'd lose?
Çocuk, o çıkıyor, zaten gözden kayboldu.The boy, it turns out, has already vanished.
Ormanda kayboldu.She got lost in the forest.
Tom iz bırakmadan ortadan kayboldu.Tom vanished without a trace.
Tom çıkışı kaçırdı ve kayboldu.Tom missed the exit and got lost.
Aniden zemin ayaklarımın altından kayboluyor gibi görünüyordu.Suddenly the ground seemed to disappear from beneath my feet.
Madem Mary bütün parayla birlikte kayboldu, ben mahvoldum.Now that Mary's disappeared with all the money, I'm screwed.
Ben gerçekten kayboldum.I was really lost.
Mahkumlar gözden kayboldu.The prisoners have vanished.
Tom 2003'te kayboldu.Tom disappeared in 2003.
Birisinin köpeği kayboldu.Someone's dog disappeared.
Beni Facebook'ta engelledin ve şimdi aniden kayboluyorsun.You've blocked me on Facebook, and now you suddenly disappear.
Tom kaybolacağından korkuyor.Tom is afraid he'll get lost.
Tom kaybolacağından endişeli.Tom is worried that he'll get lost.
Pek çok hayat kayboldu.Countless lives have been lost.
Kaybolma lütfen.Don't get lost, please.
Bu garip gelebilir ama o aniden ortadan kayboldu.This might sound strange, but he has suddenly disappeared.
Gemi iz bırakmadan kayboldu.The ship disappeared without a trace.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod