Enfeksiyonlar genellikle tamamen ortadan kaybolur ve kalıcı bir karaciğer hastalığına yol açmaz.הטיפול בדרך כלל אינו מוביל להחלמה מלאה והיעלמות של ההפרעה.
Ta ki, Danny, yeni yaşamındaki sorumluluklardan sıkılıp ortadan kaybolana kadar.בתקופה זו, לאחר שחצה את גיל שלושים, האנק כבר מיואש מחייו ומפקפק בהישגיו עד כה.
Her nasılsa "Acil" ibaresi mesajın yolculuğu sırasında kaybolmuştu ve bu birkaç saat kaybettirmiştir.בכל תקופה היסטורית שררו מספר תחבולות ספרותיות, שכעבור זמן מה התיישנו, ואיבדו את אפקט ההזרה שלהם.
Kaybolan 12 kişinin cesedi ise bulunamamıştır.מקום קבורתם של עשרות אלפים מהם לא נודע.
Dış dekorasyonunun çoğu kayboldu, ancak iç mekanın muhteşem mozaikleri, çinileri ve duvar resimleri korundu.רוב הקישוטים החיצוניים בכיפה נעלמו, אך פנים הכיפה מגלה מוזאיקות, חרסינה וציורי קיר מרשימים.
Böylece Ra'zac ırkı sonsuza dek kaybolur.השושלת המלכותית של איוטהאיה נגדעה לתמיד.
(Gelecek zaman kipi) Gözlüğüm sanırım kayboldu.המטען נעלם, המראות נשכחו.
Tümeni bizzat yöneten Lord Longford harekat sırasında kayboldu ve cesedi bulunamadı.מנהיג הקרטל נופל מצוק ומת, וגופתו לא נמצאה.
İkinci Dünya Savaşı sırasında resimlerinin çoğu kayboldu.במהלך מלחמת העולם השנייה רוב התמונות הורדו ממקומותיהם והתמונות נשמרו.
Yönelim gücü kaybolur.לחץ ישיר שנכשל.
Ortadaki bulutlar kaybolur, alçak bulutlar genellikle kalır.ערפל הוא תופעה נפוצה, וגשם קל יורד לעיתים קרובות.
Negatifler kayboldu ve bugüne kadar bulunamadı.התוקף נמלט ומעולם לא נמצא.
Böylece kültür kayboldu.כריס נעלם.
Ailesi, Al-Arabiya ve diğer uluslararası medya'ya kaybolduğunu bildirdi.משפחתו דיווחה לרשת אל-ערביה כמו גם לרשתות בינלאומיות על דבר היעדרו.
Bella Nereye Kayboldu?לאן נעלם נימני?
Geriye kalan enerjisi uzayda kaybolur.ניצול חוזר של משאבים בחלל.
Günün birinde ortadan kaybolan adam arkasında büyük bir gizem bırakmıştır.יום אחד, אביו נעלם באופן מסתורי.
Sonra yayılır, otuz yıl kaybolur.לאט לאט יצאו ובמשך עשרות שנים.
Botlardan biri yolda kayboldu.אחד הטנקים התהפך בדרך.
Bu sözü söyleyerek kayboluyor.בנוסח אשכנז משמיטים מילה זו.
Kısa bir süre sonra kedi kaybolur.העז מתה לאחר זמן קצר.
Hücre bölünmesi sırasında çekirdekçik kaybolur.כיווץ התא בזמן חלוקת התא.
Van der Waals kuvvetleri, etkileşen moleküller arasında daha uzun mesafelerde hızla kaybolurlar.Силите на Ван дер Ваалс изчезват бързо при по-голямо разстояние между взаимодействащите молекули.
Patlayıcılar döşenirken Blair, Garry'i öldürür ve Nauls ortalıktan kaybolur.Докато поставят взривните вещества, Блеър убива Гари, а Ноулс изчезва.
Turiddu kendini çok iyi hissetmektedir çünkü Lola ile birleşmiştir ve Santuzzza da ortalıktan kaybolmuştur.Туриду е щастлив, защото е с Лола, а Сантуца я няма.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.След това, непознатият изчезва загадъчно.
Hayelet gemi ufuktan kaybolur.Подводницата изчезва.
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.Останалите пет мача са загубени.
6 kişi ise kayboldu.Загиват 6 души.
Asıl metin kaybolmuş ve geriye sadece bazı parçaları kalmıştır.Текстът се е загубил, останали са само фрагменти.
9. ve 12. yüzyıllarda puzolan bile Avrupa'da kaybolmuştur.През 1-2 век те са изчезнали и в Източна Европа.
Bir nehrin içinde kayboldu.Разположен е на река.
18 kitaplık Chronographia (Χρονογραφία) yazmıştır, başı ve sonu kaybolmuştur.Неговата „Хронография“ или „Всемирна хроника" съдържа 18 книги, като началото и краят и са изгубени.
Mıknatıs, Curie noktasına ( demir için 768 °C) kadar ısıtıldığında manyetiklik kaybolur.Магнитизацията изчезва, когато магнитът се нагрее до температурата на Кюри (768 °C за желязото).
Bu heykel kaybolmuştur.Впоследствие тази статуя е изгубена.
Birkaç ay sonra ortadan kayboldular.Те изчезват след няколко дни.
Daha da önemlisi yönelimsel bilgiler kaybolur.В по-нататъшната информация източниците се разминават.
Dış dekorasyonunun çoğu kayboldu, ancak iç mekanın muhteşem mozaikleri, çinileri ve duvar resimleri korundu.Голяма част от външната му декорация е изгубена, но интериорът запазва великолепни мозайки, фаянс и стенописи.
Uygulamanın kaynağı, tarihin derinliklerinde kaybolmuştur.Корените му се губят дълбоко в историята.
Bu labirentlerde, kaybolmuş kişilerin iskeletleri halen mevcuttur.Там щели да се намират бюстове на все още живи личности.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Подобно на змиите и при безкраките земноводни е развита само дясната част на белия дроб.
Undertaker ise ortadan kaybolur.После бирникът изчезнал .
Antenler kaybolmuştur.Антените при тях липсват.
ABD'nin Irak'ı işgalinden sonra, Mesud Recavi ortadan kayboldu.След американската инвазия в Ирак, Масуд Раджави изчезва безследно.
Bir kısmı ise tamamen kaybolmuştur.Някои от тях почти изчезват.
Gün gelir bu koruyucu nesne ortadan kaybolur.Когато пораства, този прякор изчезва.
Bu tarihten sonra tapınak yapımı kültürü kayboldu.Хр., след което културата на храмостроителите изчезва.
Alison kaybolduktan sonra okulun en popüler kızı oluyor.Алисън Дилорентис (Саша Питърс) – най-популярното момиче в училище преди изчезването ѝ.
Bermuda Şeytan Üçgeni, Atlantik Okyanusunda, geçmişte çok sayıda uçak ve geminin kaybolduğu bölge.Бермудски триъгълник, в който са изчезвали както кораби, които плават в региона, така и самолети.
1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur.Неделя“ са загинали не десетки, а 150 човека.
Mezarın zamanla kaybolduğu düşünülür.С течение на времето гробът им е забравен.
Ancak bu küçümseme zamanla ortadan kaybolmuştur.Но както се забелязва това дразнене изчезва с времето.
Saat 23:00’e geldiğinde Rus filosu ortadan kaybolmuştur.Около 11.00 руският крайцер потъва.
Bu nedenle bu ormanda çok fazla kişi kaybolmuştur.За този период от време са унищожени много гори.
Klasik Latince bazı sözcükler vokabülerden kayboldular.Определени думи от класически латински изчезват от речниковия му фонд.
Sonunda nefret ve keder kaybolacak ve kalan lif ve lifthasirler mutlu bir şekilde yaşayacak.В крайна сметка любовта надделява и Поньо и Сосуке остават завинаги заедно.
Ama o zaman eski şevki kayboluverdi.Предполага се, че днес леопардът е изчезнал.
Bu sebeple köyün nüfusu tamamen kaybolmaya yüz tutmuş durumdadır.Селото е на път да се обезлюди напълно.
Provoke ağrı etkeni ortadan kalkınca ağrı da kaybolur.При него изчезва болката.
Fakat Carol, sonrasında ortadan kaybolur.Впоследствие Стефан изчезва.